ABD Savunma Bakan Yardımcısından Ahval'e özel açıklama: SDG ve Türkiye doğrudan görüşmüyor

CHP İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz, ABD'nin açıklamasını kaynak göstererek "YPG ile Türkiye arasında doğrudan görüşmeler hangi tarihte başlamıştır?” şeklinde bir soru önergesi verdi. Çeviköz, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesinin kaynağı ABD Savunma Bakan Yardımcısı Charles Summers'ın açıklamaları.

Çeviköz, ABD Savunma Bakan Yardımcısı ve baş sözcüsü Charles Summers'ın, “Türkiye ile SDG arasında görüşmeler yapıldığını açıklaması”nı hatırlatarak, önergesinde şu soruları sordu:

"1.  ABD Savunma Bakan Yardımcısı Charles Summers'ın, Türkiye ile SDG arasında görüşmeler yapıldığını açıklaması size danışılarak mı yapılmıştır? 

2. SDG ile Türkiye arasında doğrudan görüşmeler hangi tarihte başlamıştır? Günümüze kadar toplam kaç görüşme yapılmıştır?

3.    SDG ile üzerinde görüşülen konular hangileridir?

4.  Görüşmelerin detaylarını Türkiye kamuoyu ile ne zaman paylaşacaksınız? Görüşmeleri kamuoyundan bugüne kadar gizleme gerekçeleriniz nelerdir?

5.    Suriye'deki durum hakkında SDG dışında başka hangi gruplarla görüşüyorsunuz?"

18 Nisan günü Pentagon'un baş sözcüsü ve Savunma Bakan Yardımcılığı'nı da vekil olarak yürüten Charles Summers, basının sorularını cevaplarken iki farklı kez “Türkiye ile Suriye Demokratik Güçleri arasında güvenli bölge hakkında doğrudan görüşmeler yapılıyor” demişti.

Ahval, Pentagon'a bu açıklamalardan bir gün sonra yani 19 Nisan günü ulaştı ve sorularını iletti. Cevap 23 Nisan Salı akşamı geldi. 

Önce sözcü Sean Robertson, Summers'in bahsettiği doğrudan görüşmelerin Türkiye ile SDG güçleri arasında değil, Türkiye ile ABD arasında yapıldığını söyledi. Buna göre Summers,18 Nisan günkü basın konferansında yanlış konuşmuştu. Summers, geçen haftaki basın o toplantısında şöyle demişti:

“Bizim Türk müttefiklerimiz ile SDG ortaklarımızın meşru sorunları olduğunu biliyoruz ve onlar bunları görüşüyor. O görüşmeler sürüyor.”

Türkiye, SDG'ye doğrudan 'terörist organizasyon' demese de, SDG'nin omurgasını oluşturan YPG güçlerinin PKK'nin bir uzantısı olduğunu söyleyerek, terörist olarak kabul ediyor. Türkiye dışında YPG'yi terörist bir organizasyon olarak gören bir başka ülke yok. Türkiye'nin bu yaklaşımından dolayı SDG ile de doğrudan görüşmeler yapması beklenmiyor ve bu konuda şimdiye kadar da bir bilgi bulunmuyordu. Nitekim Robertson, böyle bir durumun olmadığını da belirtmiş oldu.

ABD Savunma Bakan yardımcısı Charles Summers ayrıca uzun bir açıklamayı Ahval'e özel olarak göndererek, sınırdaki son durum hakkında bilgi verdi. Summers'in özel açıklaması şöyle:

“Türkiye'nin, Türkiye-Suriye sınırındaki meşru güvenlik endişelerini çözmek üzere görüşmelerimiz yoğun şekilde sürüyor. Bu konudaki görüşmelerimiz şimdiye kadar yararlı. Koalisyon ile birlikte Suriye'de IŞİD'in tam bir yenilgiye uğratılacağı ve Başkanın (Trump), bölgeyi istikrarsızlaştıracak güvenlik boşluğu doğmaması, Türkiye'nin meşru güvenlik endişelerini karşılama ve IŞİD'e karşı ortaklarımızı korumak gibi diğer Suriye hedeflerinin de ABD güçlerinin bölgede azaltılması sonrası gerçekleştireceği konusunda özgüvenimiz var.”

ABD yetkilileri, ABD'nin Suriye temsilcisi ve eski Türkiye Büyükelçisi James Jeffrey de dahil olmak üzere, uzun süredir hem Türkiye'nin sınırdaki güvenli bölge taleplerinin karşılanacağı ve sınırdaki güvenlik endişelerinin giderileceği hem de Suriyeli Kürtlerin güvenliğinin sağlanacağı yönünde sözler vermekteler. Summers'in Ahval'e gönderdiği bu açıklamada da aynı şekilde hem Türkiye'nin talepleri hem de ABD'nin ortakları, yani SDG güçlerinin, korunacağı ifade ediliyor.

En son, 23 Nisan akşamındaki resepsiyonda da Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türkiye ve ABD'nin güvenli bölge konusunda anlaşmaya daha yakın olduklarını açıklamıştı. 

İki ülkenin ne şekilde bir çözüme yakın olduğu konusunda ayrıntılar henüz ortada yok.