Ahmet Takan: AKP'nin içi cadı kazanı gibi kaynıyor

Türkiye hem iç siyasette hem de dış politikada hayli sıkışmış durumda. İçeride, büyükşehirleri kaybetmenin şokunu atlatmaya çalışan ve kendi bünyesinden kopan siyasilerin alternatif siyasi oluşuma gitme çabalarını engellemek için manevralar yapan AKP, dışarıda da ABD ile kafa kafaya gelmiş vaziyette.

Özellikle Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sistemi ve İran'a yönelik ambargoda muafiyet hakkını yitirme ihtimali, önümüzdeki zaman diliminde Ankara'yı ve tercihlerini derinden etkileyecek görünüyor.

Bu sorunlara dikkat çektiği 26 Nisan tarihli yazısında, Yeniçağ Gazetesi yazarı Ahmet Takan, AKP'nin içinin cadı kazanı gibi kaynadığını belirtti. 

Türkiye'nin karşı karşıya olduğu sorunları tek tek sıralayan Takan, "İdlib'de gözlem noktaları kurduk... Türk askeri operasyon yapabiliyor mu?...Suriye ile el altından heyetler arası yapılan görüşmelerden bir sonuç elde edebiliyor muyuz?.. Esad'ın Türkiye'ye karşı inatçı tavrı kırılabildi mi?..

ABD, "Esad gitsin işinde ayağını gazdan çekti... S-400'ler..." sorularını yöneltiyor.

Ardından konuyu İran ambargosu meselesine getiren Takan, "Trump, İran'a uygulanan yaptırımlarla ilgili mayıs ayında bitecek muafiyeti uzatmayacağını açıkladı. S-400'ler yüzünden ekonomik tehditlerle sıkıştırılan Türkiye ne yapacak?... Nereden petrol alacağız" diye sorduktan sonra, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Ekonomik kriz...

Menemen soğanla mı, soğansız mı yapılır tartışmalarıyla mı çözmeye çalışacağız. Yoksa, IMF'nin dayattığı yeni bir Kemal Derviş'e mi teslim olacağız?...

AKP'nin içi cadı kazanı gibi kaynıyor. Bir yanda Türkiye'yi stratejik çukurluğa gömen Ahmet Davutoğlu diğer yanda Abdullah Gül'ün İngiltere'de özel yetiştirip ülke siyasetine monte ettiği, Kemal Derviş'e uzunca bir süre akıl danışan Ali Babacan harıl harıl çalışıyor.

R. Erdoğan'ın şu andaki muhaliflerinin partileşme gayretleri aslında 16 Nisan 2017 referandumu öncesi başlamıştı. Beklediler de beklediler... Siyasi kulislerde konuşulanlara göre. Ramazan Bayramı'ndan sonra, haziran ayı içinde daha da hareketlenecekler. Ali Babacan İngiltere'de bazı görüşmeler yapıp döndü. İstanbul'da bir grup sanayici ile de kapalı bir toplantı yaptığını işittim. İddia o ki; 'ilk etapta, ekonomik kriz bahane edilerek AKP içinden 30'a yakın milletvekili istifa ettirilecek. Ardından hükümetin meşruiyeti sorgulanacak. Sonra, AKP içinden kopartılacak milletvekili sayısı 50/55'e yükseltilecek'. Bu iddialara inanır veya inanmazsınız... Ancak, matematiksel bir gerçek var; yeni kurulacak bir siyasi partinin dengeleri değiştirmesi için TBMM aritmetiğine etki etmesi gerekiyor. Yani, AKP'nin Meclis çoğunluğunu kaybetmesi lazım...."

 

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz