Ahmet Takan, 'Gülen'den icazet'i aydınlatacak isimleri saydı

Türkiye siyasetindeki en etkili ötekileştirme malzemesi 'FETÖ'cülük olunca, siyasetin en tepesindekiler de birbirini bu silahla vurmanın türlü yollarını arıyor ve fırsatını bulunca da tetiği çekiyor.

AKP ile Gülen grubunun netameli ilişkileri, tarafların seçim kampanyalarının ana konusu olmaya devam ediyor. 

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı, AKP'yi kurmadan önce Fethullah Gülen'i ziyaret edip ondan 'icazet' almakla suçladı. Erdoğan yanıt olarak, 2000 yılında birkaç kez görüştüklerini kabul etse de, 'icazet' kısmını reddetti. 

Yeniçağ Gazetesi köşe yazarı Ahmet Takan, İnce'nin yönelttiği suçlamalara dair kanıtları bir an önce açıklaması gerektiğini ifade ettiği konuyla ilgili yazısında, İnce'ye bu iddiaları kanıtlamasında yardımcı olabilecek isimlerin de listesini verdi. 

İnce'nin iddialarını kanıtlamaması halinde, geçmişte yolsuzluk ve hırsızlık iddialarında olduğu, bugün de 'FETÖ'nün siyasi ayakları meselesinde yapıldığı gibi bu işin de sulandırılmış olacağını savundu ve ekledi:

"...(İnce)  AKP'nin kuruluş yıllarında okyanus ötesinde neler olup bittiğini de gerçekten aydınlatmak istiyorsa kendisine görüşlerine başvuracağı bazı isimleri de hatırlatmak isterim:

Abdullah Gül, Bülent Arınç, Fehmi Koru, Akif Beki, Mücahid Arslan, Abdüllatif Şener, Bülent Gedikli, Cüneyd Zapsu, Ömer Çelik, Murat Mercan, Hayati Yazıcı, Hilmi Güler, Melih Gökçek, Mevlüt Çavuşoğlu, Şaban Dişli, Hüseyin Çelik, Sadullah Ergin, Ahmet Davutoğlu, İbrahim Kalın..."

Takan, toplumun sözüne güvenilir siyasetçiye özlem duyduğunu hatırlattığı yazısında, bu özlemin patlama noktasına geldiğine dikkat çekti ve ekledi: 

"Ve artık bir kez daha hayallerimizin, beklentilerimizin yıkılmasını kaldıracak noktada değiliz. Talip olduğunuz koltuk, Cumhurbaşkanlığı makamı. Seçim meydanlarında; asgari ücret şu kadar olacak, emekliye, memura, işçiye şu kadar para vereceğim diye bol keseden sallayabilirsiniz. Koltuğu da kapabilirseniz, falanca makul ve mantıklı (!) gerekçelere de dayanarak bu vaatlerden geri vites de yapabilirsiniz.

Nasıl olsa kaşarlandık!.. Ancak, devlet millet bekasını ilgilendiren konularda ağızlardan çıkanın hesabı sorulur. Ve bu hesaptan bugün, yarın kaçsanız bile bir gün bir yerde mutlaka enselenirsiniz. Naçizane önerim; iddianızda samimiyseniz, 25 Haziran'ı beklemeden çıkın somut belgelerinizi ortaya koyun. Yoksa, bu yaptığınız iş, aynen birilerinin yaptığı gibi "Doların ateşini seçimlerden sonra düşüreceğiz" palavralarının bir benzeri olur!.. Nikâh tazelendiğinde ise atı alan yine Üsküdar'a geçmiş olur!."

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/sayin-ince-neden-bekliyorsunuz-47620yy.htm