Bilal Erdoğan konuştu, Milli Eğitim Bakanı ve THY Genel Müdürü dinledi

Bilal Erdoğan'ın son günlerde etkinlik ve programlarda daha sık görünmesi, 'Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'tan sonra ailenin bir ferdi daha mı AKP'de önemli bir göreve hazırlanıyor' sorusunu da beraberinde getirdi.

Son olarak Bilal Erdoğan, Başakşehir'deki İbn Haldun Üniversitesi kampüsünde düzenlenen birinci lisansüstü mezuniyet töreninde konuştu, Milli Eğitim Bakanı (MEB) Ziya Selçuk, Türk Hava Yolları Genel Müdürü Murat Şeker dinledi.

Bilal Erdoğan'ın 'eğitim alanındaki tecrübesi'nden bahsettiği konuşmasında, "Eğitimin ticaretine saygı duymadığını" söyledi.

İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili de olan Bilal Erdoğan, "Bütün eğitim alanındaki tecrübem bana şunu öğretti; eğitimin ticaretine saygı duymamak" dedi ve İbn Haldun Üniversitesi’ni mevcut düzen üniversitelerinden olması için kurmadıklarını savundu. 

"Ben eğitimin ticaretine saygı duymuyorum. Bu bir vakıa, bunu yapanlar var ve gerçekten bir kariyer umudu olan, ‘Hayatımı daha iyi standartlarda kazanmak için bir diplomaya ihtiyacım var’ diyen insanlar için elbette ki okullar, üniversiteler olacak. Bunu da hayatın gerçeği olarak kabul ediyoruz" diye konuşan Bilah Erdoğan, "Bu üniversite bugün dünyada eksikliğini hissettiğimiz, ülkemizde özellikle eksikliğini daha hissettiğimiz şeylerin yerine adeta bir misyon üniversitesi olarak kuruldu" diye ekledi.

Bilal Erdoğan konuşurken, MEB Bakanı Ziya Selçuk da dinleyiciler arasında yer aldı. 

Selçuk da bir konuşta yaptı ve çevre sorunlarına, obeziteye dikkat çekti:

"Refah yükseldikçe çevre kirliliği artıyor. Dünya tarihinde ilk kez obezite ve açlık aynı anda tavan yapıyor. Bilimin, teknolojinin gücü arttıkça ölümün gücü artıyor. Dolayısıyla bugünkü bilimin neye hizmet ettiği ve sermayenin güdümünde bizi nereye doğru ittiği konusunda bir sorgulamaya ihtiyacımız var. Bilginin yıkayıcısı olarak ahlakın devreye girmediği bir durumun etik sorunlara yol açacağını da garanti etmesi söz konusu olabilir. Bilgi eğer bir ahlak telakkisine oturmazsa ve hizasını bir etik nosyondan almazsa tümüyle insanlığın hayrına, çıkarına değil, tümüyle zararına olduğunu rahatlıkla gündeme getirebilir.

Eğitimin dışarıdan içeriye doğru olagelen bir süreç değil de içeriden dışarıya doğru hareket eden bir süreç olduğunu unutmamak lazım. Çünkü dışarıdan müfredatlar, kitaplar, dersler yoluyla sürekli olarak propagandist bir tarzda verilen eğitimsel içeriklerin, aslında insan ruhunu toksik bir etkiyle nasıl bozduğunu, çürüttüğünü çok net bir biçimde görüyoruz."

Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz