Bir tweet attı, milyon dolarlık diziyi bitirdi

Muhafazakarlığın, ırkçılığın, ötekileştirmenin ve düşmanlaştırmanın giderek arttığı bir ortam zehirli sarmaşık gibi yerküreyi kuşatıyor. 

Siyasiler kadar eğlence dünyası da bu atmosferi teşvik ediyor ya da bu atmosferin bir sonucu olarak ortaya çıkıyorlar. 

Bir süre önce aniden yayından kaldırılan Roseanne dizisi üzerinden, ABD'yi, sosyolojik atmosferini analiz eden Fehmi Koru, dizi oyuncusunun attığı ırkçı bir tweet yüzünden dizinin yayından kaldırıldığını belirtiyor. Hem de en çok izlenen ve milyonlarca dolar gelir getirmesine rağmen.

Dizide nesiller arası farkların anlatıldığını, bunun bir gülme malzemesine dönüştürüldüğünü ifade eden Koru, dizinin aynı zamanda Amerika'nın bugün içinde bulunduğu durum için bir pencere görevi gördüğünü kaydediyor.

Dizi karakterlerinden Valerie Jarrett'in, Obama döneminde üst düzey görevlerde bulunmuş bir kadın için attığı, "Müslüman Kardeşler + Maymunlar Cehennemi = VJ" ırkçı tweet, bir anda dizinin ipini çekti. ABC kanalı dizinin yayınlanmasına hemen son verdi. 

ikili

Valerie Jarrett ve 'maymun' benzetmesi yaptığı Roseanne

Her ne kadar dizi, Roseanne karakteri üzerinden Trump'a gönderilen sempati mesajlarına bugüne kadar izin vermiş olsa da, bu karaktere hayat veren Jarrett'in tweeti bardağı taşıran son damla olmuşa benziyor. 

Koru, bu durumla ilgili şu tespitlerde bulunuyor:

"Meğer Roseanne Barr bunu hep yapıyormuş. Bir Twitter müptelasıymış ve resmen ırkçı biriymiş kadın; hedef seçtiği kişileri yıpratmak için Twitter‘ı kullanıyormuş…

Kendisinden ‘trol’ diye söz ediliyor.

Trump gibi o da, çekimler arasında, boş kaldığı zamanlarda, oturup Twitter mesajlarıyla ona buna saldırıyormuş…

Sonrasında saldırdığı kadının ‘siyahi’ olduğunu bilmediği üzerine oturan bir özür diledi Roseanne, ama kanal yönetimi her hafta milyonlarca dolar reklam getiren diziyi gözünü kırpmadan kaldırıverdi.

Onlar kaldırmasa, zengin kadrosundan bazı yüzler, başrol oyuncusuna tepki olarak, diziden ayrılmaya hazırlanıyormuş zaten."

ABD'nin giderek değişen yapısının diziler aracılığıyla gözlemlenebileceğine işaret eden Koru, 80'li yıllardaki ABD dizilerinde ırkçı ve aşırıcı karakterlerin 'gülünç' halleri ekrana yansıtılırken, bugün benzer karakterlerin daha 'saygın' bir şekilde sunulduğu tespitinde bulunuyor.

Koru, Jefferson dizisi üzerinden iki farklı yaklaşım arasında şu kıyaslamayı yapıyor:

"All in the Family’ (AIF) dizisi ile ondaki bazı karakterlerin devam ettirdiği ‘Jeffersons’ dizisini iyi hatırlıyorum. AIF dizisinde bağnaz bir baba ile ilerici bir damat ve onlar arasında kalmış eşi ile kızı sürekli çekişirlerdi. Bir de babanın sürekli aşağıladığı ‘siyahi’ komşuları Jefferson Ailesi…

Her seferinde Trump‘a diziden destek mesajları gönderen Roseanne‘nın aksine, AIF’deki bağnaz babanın (Archie Bunker‘dı dizideki adı) gülünç hali diziyi izlenir kılardı.

Bir ayrıntı da şu: AIF’nin reytingleri salladığı o günlerde, dizide verilen mesajlar yüzünden, yapımcı Lear, Hıristiyan örgütleri tarafından dehşetli eleştirilirdi.

O günlerde şimdikinden çok daha genç olan Roseanne Barr da yine kendi adını taşıyan bir dizi çeviriyordu, ama o zamanlar bugünkü kadar sivri dilli değildi kadın…

Trump’ı o sosyoloji seçtirdi, ya Türkiye?"