Canan Kaftancıoğlu: 31 Mart ne kadar uzun geçtiyse 23 Haziran da çok kısa sürdü

23 Haziran'da İstanbul seçimlerinin CHP'nin adayı Ekrem İmamoğlu tarafından kazanılmasında önemli bir paya sahip isimlerden Canan Kaftancıoğlu, şimdilerde 'bu başarısı nedeniyle cezalandırılmak isteniyor' algısı yaratan bir dava ile karşı karşıya.

Yedi yıl önce attığı tweetler nedeniyle yargılanan Kaftancıoğlu, "Yedi yıl önce yazdıklarım İstanbul kaybedilince mi suç oldu" sorusunu yöneltiyor.

17 yıl hapis cezası ile yargılanan Kaftancıoğlu, 18 Temmuz'da ikinci kez hakim karşısına çıkacak. 

Davayı, "Düşünce ve fikir özgürlüğü gaspı" olarak nitelendiren Kaftancıoğlu, "2012-2013’te yazdıklarıma bakınca çözüm sürecinin olduğu, siyasetçilerin farklı söylem ve eleştirilerde bulunduğu bir ortam. Eğer yedi yıl sonra benim o dönemde kurduğum bir cümleyi alıp beni 17 yıl gibi bir ceza ile yargılanıyorsanız o dönemin siyasetçilerinin 40-50 yılla yargılanması gerek. Davaya dair söylenecek tek şey var: 'İstanbul’da seçim kazanmış bir örgütün başkanını cezalandırma davası.' Yedi yıl önce yazdıklarımın suç olduğu İstanbul kaybedilince mi akıllarına geldi" tepkisini gösteriyor.

Sözcü Gazetesi'nden Özlem Güvemli'nin haberine göre, Kaftancıoğlu aynı zamanda 31 Mart yerel seçimlerini ve 23 Haziran İstanbul seçimlerini de yorumluyor.

İmamoğlu'yu başarıya götüren süreçle ilgili, Kaftancıoğlu şu yorumu yapıyor:

"31 Mart gecesi bizler sandık açılacak oylar sayılacak biz seçim koordinasyon merkezinden sonuçla birlikte kazanarak çıkacağız diye düşünürken bambaşka bir süreç yaşadık. Çok uzun günler ve günler yaşadık. 23 Haziran'a giderken her şeyimiz çok hazırdı. Yine kazanacağımızı düşünüyorduk. İçecek çay bulamadığımız 31 Mart gecesinden sonra yiyecek- içecek tedarik ettik uzun bir geceye hazırlandık. 31 Mart'ta stresten aklımıza gelmedi ama yemeden içmeden günler geçirdiğimizi sonradan fark ettik.

Her şeyimiz, her detay hazırdı. Sandıklar açıldı. İlk gelen sonuçlarda 7 puan farkla öndeydik. Gelen haberler çok iyiydi çok rahattık. Sandıklar açılmaya devam ederken Binali Yıldırım çıktı ve Ekrem beyi kutladı. Biz bu kadar kısa sürmesini beklemiyorduk. O sonuçtan sonra çıktık Beylikdüzü'ne gittik. Yine hiçbir şey yiyemeden çıktık. 31 Mart ne kadar uzun geçtiyse 23 Haziran da çok kısa sürdü. Keyifli geçti, hiçbir sorun çıkmadı."

Hakkında açılan davayı da değerlendiren Kaftancıoğlu, "Bu dava düşünce ve fikir özgürlüğü gaspı. 2012-2013'te yazdıklarıma bakınca çözüm sürecinin olduğu, siyasetçilerin farklı söylem ve eleştirilerde bulunduğu bir ortam. Eğer yedi yıl sonra benim o dönemde kurduğum bir cümleyi alıp beni 17 yıl gibi bir ceza ile yargılanıyorsanız o dönemin siyasetçilerinin 40-50 yılla yargılanması gerek. Çok akla mantığa sığmayan bir durum" yorumunu yapıyor. 

Hedef haline getirildiğini ifade eden Kaftancıoğlu, "Benim de İstanbul il başkanı olarak bu başarıda karınca kararınca katkımın olması nedeniyle hedef haline getirildim. Hem de il başkanı olduğum bir gün sonra çok yoğun bir saldırıya maruz kaldım. Yalan yanlış söylemediğim şeyler, olmadığım görsellerle saldırıya maruz kaldım. Aslında o güden bugünlerin taşlarının döşendiğini düşünüyorum" ifadelerini kullanıyor.

Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz