Tem 16 2018

Cengiz Semercioğlu: Görüntüleri bulup çıkaran Ceceli!

Şarkıcı İntizar ile Sinem Gedik'in özel hayatını, 'Yılın skandalı sonunda patladı' başlığıyla köşe yazısına taşıyan, homofobik suçlamaları yöneltilen, iki bekar kadının özel hayatının gizliliğini bu yolla ihlal ettiği eleştirilerinin hedefinde olan Hürriyet Gazetesi magazin yazarı Cengiz Semercioğlu, son yazısında tüm suçun Mustafa Ceceli'de olduğunu yazdı.

Semercioğlu'nun yazısının ardından, İntizar'ın çalıştığı plak şirketi de İntizarla anlaşmasını feshettiğini duyurmuş, sosyal medyada on binlerce kişi hem Semercioğlu'na, hem plak şirketinin sahibi Polat Yağcı'ya hem de, eski eşi Sinem Gedik'in özel hayatı görüntülerinin yayılmasından sorumlu olduğu iddia edilen Mustafa Ceceli'ye ağır eleştiriler yöneltmişti.

16 Temmuz Pazartesi günkü yazısında Semercioğlu, kendisinin 'hiçbir suçu' olmadığını savundu ve tüm suçun Ceceli'de olduğunu yazdı.

İntizar ve Gedik'in, köşe yazısı ve yazıdaki üslubu ile ilgili linç edilmesinin önünü açıp açmadığı sorusunu kendisine soran Semercioğlu, "Sanki kamerayı oraya ben koydum, görüntüleri ben çektim, ortalığa ben yaydım, davayı ben açtım... Gidin bu soruyu Mustafa Ceceli’ye sorun. Çocuğunun annesinin görüntülerini bulup çıkaran, dava dosyasına koyarak yayılmasına neden olan kişi; Mustafa Ceceli. Bu olay bir haberdir ve ben de gazeteci olarak haberi yaptım" satırlarıyla Ceceli'yi işaret etti.

Yaptığı haberin doğru olduğunu savunan Semercioğlu, bu olayda Ceceli'yi savunmadığını şu sözlerle aktardı:

"Ben bu olayda önce ve sonuna kadar küçük Arın’ı savunuyorum. Sonra İntizar’ı... Ardından da Sinem’i... Ceceli’yi hiç savunmuyorum. Eski eşine ve çocuğunun annesine yaptığını çok ayıp ve yakışıksız buluyorum. Bu uğurda oğlunu bile ateşe atmasını bir baba olarak asla affetmiyorum. Tabii kadınların yakınlaştığı sırada çocuk odada değilse! Durum öyleyse işin rengi değişir."

Ceceli'nin, bu görüntüleri dava dosyasına koydurarak oğlu Arın'ın velayetini annesi Gedik'ten almaya çalıştığı iddialar arasında.

Görüntülerin medyada yayılmasıyla ilgili de, 'Sence Ceceli bu görüntülerle neden dava açtı? sorusunu kendisine yönelten Semercioğlu, yine Ceceli'yi eleştiren bir yanıt verdi:

"Kendini temize çekmek için... Boşandıktan hemen sonra Selin İmer’le evlenmiş ve “ihanet eden koca” olarak çok eleştirilmişti. Şimdi bu görüntülerle “Bakın evliliğimin bitme gerekçesi bu” demeye getiriyor. Ama yaptığı çok korkunç."

En çok eleştirilenlerden Polat Yağcı'nın, İntizar ile sözleşmesini feshetmesiyle ilgili de Semercioğlu, "Tek kelimeyle; korkunç. Kabul edilir bir şey değil. Bizi sadece İntizar’ın sesi ve müziği ilgilendirir, cinsel yönelimleri değil. Üstelik Polat Yağcı’nın ikinci açıklaması da durumu kurtarmıyor. Sonuna kadar İntizar’ın arkasındayız" diye yazdı.

Ceceli ise bir açıklama yaparak kendini savundu:

"Kişilerin yönelimleri asla benim meselem olmadı, olamaz da. Beni ilgilendiren tek mesele küçücük evladımın psikolojik gelişimi ve travmalarıdır. Bu nedenle 3 Temmuz'da, içinde bulunduğum şok edici duruma rağmen en sağlıklı çözüm yolu olarak yargıya başvurdum ve velayet davası açtım.

Söz konusu ilişki bir boşanma travmasının ürünü değildir. Boşanmadan önce başlamıştır ve bugüne kadar süregelmektedir. Çocuğumun yaşadığı travmaların ortaya çıkmasıyla dava konusu olan şey çocuğun bulunduğu ortamlarda onun ruhsal durumunu bozan davranışlardır. Çocuğumun da bu davranışlara maruz bırakıldığı ilgili görüntüler dava dosyasında yer almaktadır.

Empatiden yoksun hakaret, eleştiri ve iftiraların hiçbiri çocuğumun bizzat bana anlattıklarından ve yaşadıklarından önemli değildir.

Hiçkimsenin evine girmedim, hiçkimsenin evine kamera yerleştirmedim. Dava dosyasındaki görüntüler benim elime, kimliği belli olmayan kişilerin mail atması ile geçmiştir. Dolayısı ile tarafımca asla bir gizli çekim söz konusu değildir.

Kanıtlar arasında kimliği belli kişilerce "Çocuğunuzu kurtarın" başlığı altında ihbar mailleri de bulunmaktadır. Tek düşüncesi evladı olan bir baba olarak ise görüntüleri basına sızdıracak son kişiyim. Çocuğumun annesinin de bulunduğu görüntüleri kamuya sızdıranlarla da hukuk önünde hesaplaşacağımın bilinmesini istiyorum..

Dava dosyasının şahitlerini telefonla arayarak tehdit edenler ya da rüşvet teklif edenler, küçücük bir çocuğun gerçek mağduriyetini hiçe sayarak mağduru oynayanlardır. Bu konuda herkes hukuk önünde hesap verecektir. Çocuğumun bulunduğu ev ya da ortamda yaşananlar, cinsel yönetim duyarlılığıyla görmezden gelinecek şeyler değildir.

Bir çocuğun gözünün önünde onun dengesini ve psikolojik gelişimini zedeleyecek davranışta bulunan kişilerle ilgili tek bir açıdan bakılarak yaratılan mağdur algısını ve konuyu "cinsel yönetim" düzleminde basitleştiren "algı yönetimini" bir kenara bırakarak, çocuğun yaşadıkları ve babanın ruh halini de düşünerek konunun değerlendirilmesini kamuoyunun vicdanına bırakıyorum.

Kimseye zarar vermek gibi bir düşüncem yok, tek derdi evladı olan bir babayım. Söz konusu evladı olunca sadece "onu" düşünecek her baba gibi!"