'Duranlar' durdurulamıyor: Her kardeşe bir devlet kadrosu verildi

AKP’ye yakınlığı ile bilinen SETA Vakfı’nın Başkanı Burhanettin Duran’ın Basın İlan Kurumu Genel Müdürü olarak atanan kardeşi Rıdvan Duran’dan sonra üçüncü kardeşi Ömer Faruk Duran da Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İstanbul bölge Temsilcisi olarak atandı.

RTÜK Üst Kurul üyelerinin de geçtiğimiz günlerde haberdar olduğu görevlendirmeye karşın Duran’ın ismi halen RTÜK’ün internet sayfasında “Başkan müşaviri” olarak görünüyor.

BirGün'den Nurcan Gökdemir'in haberine göre, psikolog olduğu bilinen Ömer Faruk Duran’ın atamasının kesinleşmesiyle 15 yıldan bu yana RTÜK uzmanı olan Berna Taştekin görevinden alındı.

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, geçen haziran ayında yaptığı açıklamada “RTÜK’te AKP’li vekillerin yakınlarının istisnai kadrolardan işe alındığını” ifade etmişti.

Öztunç, “Ebubekir Şahin göreve geldiğinden beri çok sayıda AKP’li vekilin yeğeni, gelini ve çocuğunu istisnai kadrodan başlattı. Ve bunların görevlerini daire başkan yardımcısı olarak belirledi. Bu yüzden 28 adet daire başkan yardımcısı bulunuyor. Her birinin maaşı 10 bin 500 lira” iddiasında bulundu.

Öztunç’un ‘AKP’lilerin yakını’ olduğu için göreve başlatıldığını iddia ettiği isimler arasında Ömer Faruk Duran’ın da adı geçiyordu.

Öztunç, “Ömer Faruk Duran, SETA Başkanı Burhanettin Duran’ın kardeşi. Başkanlık müşaviri oldu. Psikolog ve RTÜK’ten 10 bin ile 12 bin lira arasında maaş alıyor” dedi.

Öztunç, Ömer Faruk Duran’ın başkan müşavirliğinden İstanbul bölge Temsilciliği’ne atanması konusunda da şunları söyledi:

“Bunlar öyle şanslı ve öyle torpilliler ki istedikleri yerlere hiçbir engelle karşılaşmadan geliyorlar. Bunlardan biri de Duran Kardeşler… Bir kardeş SETA’nın başında, bir kardeş RTÜK’te, diğeri Basın İlan Kurumu’nda… Başka bir kardeş daha varsa onu da Cumhurbaşkanı, Bakan yapsınlar. Türkiye Cumhuriyeti bir aile şirketi mi? Herkes kendi çocuğunu taşıyor oraya buraya. Başka kimse yok mu Türkiye’de? Bunlar artık çok yetenekli aileler. Türkiye’de, ‘yetenekli aileler’ ve ‘yeteneksiz aileler” diye bir ayrım oluştu. O kadar çok insan var ki iyi okumuş, kendini yetiştirmiş. Ama onlar iş bulamıyorlar. Bu ‘yetenekli’ ailelerin çocukları ise istedikleri yerlere yerleştiriliyorlar.”