"Erdoğan 'İstanbul'a gel' dedi, Davutoğlu 'Konya'dayım' yanıtını verdi" iddiası

23 Haziran İstanbul yenilgisiyle birlikte, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP'nin iktidarı çok daha kırılgan ve sorgulanabilir bir hal alırken, Abdullah Gül ve Ali Babacan'ın yanı sıra Ahmet Davutoğlu'nun kuracağı belirtilen siyasi partilerle ilgili kulislerin ardı arkası kesilmiyor.

Son olarak, Ali Babacan AKP'den istifa etmiş, AKP de Babacan'ı kurucu üyeler listesinden çıkararak karşılık vermişti. 

Somut gelişmelerin yanı sıra, bir de kulislere yansıyan, Erdoğan, Gül, Babacan ve Davutoğlu dörtlüsü arasında yaşanan gelişmelere dair iddialar ilgiyle izleniyor. 

Hürriyet Gazetesi'nin AKP'li yazarı Abdülkadir Selvi de bu konu üzerine en fazla kulis yazan isimlerden.

9 Temmuz Salı günkü, "Babacan’ın istifası, Erdoğan ile Davutoğlu’nun görüşmesi" başlıklı yazısında, Selvi, Erdoğan'ın İstanbul seçimleri sırasında Davutoğlu'nu telefonla arayarak İstanbul'a gelmesi ve AKP için seçimlerde çalışmasını istediğini, Davutoğlu'nun da yanıt olarak, "Konya'dayım" dediğini aktardı. 

Gül-Babacan liderliğindeki yeni partinin eylül-ekim gibi sahaya çıkacağını ifade eden Selvi, Babacan'ın istifasına da değindi ve, "Geçen hafta Babacan’ın istifa mektubunu gönderdiği söylenmişti. Ama Babacan bu haftayı bekledi. Aslında 30 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmeye cebinde istifa mektubuyla gittiği söylenmişti. Ancak 23 Haziran seçimlerinde yaşanacak başarısızlığın faturası üstlenmemek için istifayı ertelediği ifade edilmişti" diye yazdı.

Babacan'ın yol haritasına dair ipuçları da veren Selvi, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Ali Babacan’ın “Her konuda beyaz sayfalarla işe başlamak gerekmektedir” çıkışı bize aynı zamanda önümüzdeki sürecin yol haritasını veriyor. Babacan, kuracağı partiye davet etmek için görüştüğü bir gruba “AK Parti’nin içini hedeflemiyoruz. AK Parti tabanına da hitap edeceğiz ama Türkiye’yi hedef alıyoruz” demişti. Babacan’la görüşenlerin zihninde AK Parti gibi “İslamcı” çizgisi ağır basan değil, ANAP gibi bir merkez parti imajı oluşmuştu. Liberal ve sosyal demokrat isimlere teklif götürüldüğü söylendi. Hatta değerli sanatçımız Zülfü Livaneli’ye de teklif götürüldü ama o kabul etmedi diye konuşuldu. Yeni Parti’de eski AK Partililerin baskın bir görüntü vermesinin önüne geçileceği söyleniyor. Bilinen ağırlıklı isimlerin dışında AK Parti’den ziyade merkeze hitap eden isimler parti vitrininde yer alacak. Genç beyinler ve yeni isimler düşünülüyormuş.

Kurulacak olan partinin avantajları ve dezavantajları var. Partinin kuruluş sürecinde bunları çokça tartışacağız. Yeni kurulan her parti gibi belli ki topluma yeni bir gelecek vaat edecekler. Ama en başta AK Parti lideri olarak Erdoğan’ın “ihanet” suçlamasına göğüs germek zorunda kalacaklar."

Selvi, Erdoğan-Davutoğlu telefon görüşmesiyle ilgili de, Erdoğan'ın Davutoğlu'yu arayarak İstanbul seçimlerinde çalışmasını istediğini söylediğini ancak Davutoğlu'nun da "Konyada'yım" karşılığını verdiğini kaydetti. 

"Erdoğan tekrar İstanbul’a gelerek seçim kampanyasına destek vermesini isteyince Davutoğlu, “Bu tür kararları benimle istişare etmiyorsunuz” diyor. Cumhurbaşkanı bunun üzerine “Biz ilgili kurullarda konuştuk, istişare ettik” karşılığını veriyor. Davutoğlu, “İstişare edilenler zaten İstanbul’da çalışıyor” demekle yetiniyor" diye yazan Selvi, Erdoğan'ın siyasi yaşamında yeni bir meydan okuma ile karşı karşıya olduğunun altını çizdi.

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz