Gergerlioğlu: Geç tahliye edilen kanser hastası Medeni Arifoğlu hayatını kaybetti

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, bir süredir kanser hastası olan, buna rağmen tahliyesi geciktirilen iş insanı Medeni Arifoğlu'nun tahliye edildikten kısa bir süre sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Sosyal medya hesabından, Arifoğlu'nun yaşamını yitirdiğini duyuran Gergerlioğlu, "Bingöllü bir iş adamıydı. OHAL sonrası tutuklandı. Malı, mülküne el kondu. Karaciğer nakilli olmasına rağmen ısrarla cezaevinde tutuldu" ifadelerini kullandı.

 

Arifoğlu, böbrek kanseri hastasıydı. Gergerlioğlu, Arifoğlu'nun yaşadıklarını, "Ona özel bir zulüm vardı" sözleriyle yorumladı.

Kronos'un haberine göre, Arifoğlu’nun durumuyla 2,5 yıldır yakından ilgilenen Gergerlioğlu şu paylaşımı yaptı:

"Bingöllü bir iş adamıydı. OHAL sonrası tutuklandı. Malı, mülküne el kondu. Karaciğer nakilli olmasına rağmen ısrarla cezaevinde tutuldu. Her sağlık ihmaline, ihlaline uğradı. Apandisiti patladı, yoğun bakımda ölümden döndü, bitmedi. Kanser oldu, perişan haldeydi. İnfaz erteleme vermediler, acılar içinde kıvranıyordu. Defalarca soru önergesi verdim. TBMM’de andım. Sonunda tahliye edildi ama çok geçti, erimiş, bitmişti!

Malatya Cezaevi müdürünü çok aradığını ifade eden Gergerlioğlu, “Belki en çok gündem ettiğim ve en çok kahrolduğum hasta tutukludur. Medeni Arifoğlu o hasta haliyle Adana’ya gitti, boş yere orada tedavi olamadı. Mahkum koğuşlarında refakatçi olmadan kaldı. Ortalıkta heder oldu. Malatya’ya tekrar döndü. Burada bakanlık ve cezaevi müdürlerini çok sıkıştırdım. Ona özel bir zulüm vardı.

Gergerlioğlu, 17 Aralık 2018’de Kronos’un da gündeme taşıdığı gibi hasta mahkumlarla ilgili yaşanan skandalları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kürsüsüne taşıdı. Bingöl Girişimci İşadamları Derneği (BİNGİAD) eski başkanı Medeni Arifoğlu’nun mahkum koğuşu olmadığı için Turgut Özal Tıp Merkezi’nde tedavisinin yapılmadığını, sevkedildiği Adana’daki hastanede de mahkum koğuşunun olmadığını söyledi.

Karaciğer nakli yapılan, günde 19 tane ilaç kullanan mahkum Medeni Arifoğlu’nun hastaneye götürülmek için bir çok kez dilekçe yazdığını ve hepsinin yanıtsız kaldığını belirten Gergerlioğlu, şunları söylemişti:

“Günde 19 tane ilaç kullanan bir hasta geç sevk edildi. Apandisiti patladığı ancak yoğun bakımlık olduğu sırasında anlaşıldı. Bir-bir buçuk ayda zor bela kurtuldu. Böbrek kanseri bu insan ve Malatya Cezaevi’nde mahkum koğuşu yok diye Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edilemedi. Çünkü mahkum koğuşu yok deniliyor. Çok ağır bir hasta bir an önce ameliyat olması gerekiyor. Ancak bu sefer de kalkıldı, Malatya’dan Adana’ya gönderildi. O kadar skandal ki, o kadar büyük bir sorumsuzluk ki gönderdiği hastanede de mahkum koğuşu olduğunu bilmiyor. (Adana) Balcalı Hastanesi’nde de yok. Gerçekten hastanelerde mahkum koğuşu çok az var, bir çok tıp fakültesinde yok değerli arkadaşlar."

Arifoğlu'nun vefatı, Ergenekon yargılamaları sırasında benzer bir şekilde hayatını kaybeden Kuddusi Okkır'ı akıllara getirdi.

Okkır ile ilgili medyaya şu bilgiler yansımıştı:

"Kuddusi Okkır, 2007'de cezaevine girdi. Ergenekon iddianamesinin kabul edilmesiyle hapse giren ilk sanıklardandı. Ergenekon'un kasası olarak suçladılar. Cezaevinde kansere yakalandı. Eşi tedavisi için onu hastaneye yatırmak istedi. Fakat bilincinin kapalı olmasına rağmen, "delilleri karartabileceği şüphesini" gerekçe gösteren hakimler onu serbest bırakmadı. Ergenekon davasının simge isimlerden Okkır 2008'de öldü."