'Gökçek'i tam anlayabilmek için Muradiye Vakfı'nı da tanımak gerekir'

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı iken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 'metal yorgunluk' gerekçesi ile 2017'de istifaya zorladığı Melih Gökçek'in, belediye başkanlığı sırasındaki tartışmalı icraatları ve yolsuzluk iddiaları gündeme gelmeye devam ediyor. 

Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel, Gökçek'in belediye başkanlığı döneminin tam olarak anlaşılabilmesi için, Gökçek-Muradiye Vakfı ilişkisinin de tam anlamıyla bilinmesi gerektiğini belirtti.

10 Temmuz tarihli yazısında, Ağırel, Muradiye Vakfı'nın 1978 yılında kurulduğunu, 1994 seçimlerinden sonra başta Ankara olmak üzere Refah Partili Belediyelerin işbaşına geldiği kentlerde peş peşe aldığı ihalelerle 20'ye yakın şirket kurarak büyüdüğünü iddia etti. 

Vakfın, Ankara Belediyesi'nin doğalgaz sayaçlarının yenilenmesi, bahçe bakımı, yol, köprü bakımı, personel yemek işi gibi birçok değişik sektörde ihale aldığını belirten Ağırel, ihalelerle ilgili o dönem soruşturma başlatıldığını ve DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'in Gökçek'in gözaltına alınması talimatı verdiğini hatırlattı. 

Gökçek ile birlikte gözaltına alınan kişilerin 70 trilyonluk usulsüzlük ile suçlandığını kaydeden Ağırel, "Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, 1994 - 1995 ve 1996 yıllarında Muradiye Kültür Vakfı'nın, paravan şirketler aracılığıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden 90 adet ihale aldığı, bu ihaleler karşılığı trilyonlarca lira kazanç sağladığı, 11 adet ihalenin teklif mektuplarının imzalarının aynı olduğunun, müfettiş raporları ve dosya münderecatı ile sabit bulunduğu kaydedildi" diye ekledi.

Gökçek ve belediye bürokratları hakkında fezleke hazırlanmasına yol açan raporda, belediye ihalelerinin, Muradiye Vakfı bünyesindeki şirketlere peşkeş çekildiği iddiasının bulunduğuna dikkat çeken Ağırel, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Gökçek hakkındaki gerekçede, Akay Kavşağı için Refahyol'un son günlerinde verilen 5 trilyon kredinin Vakıfbank'a yatırılarak faiz geliri elde edilmesi de vardı. Söz konusu kavşağın yapılmaması, Kanal A'ya para aktarılması, Kanal A'nın hisselerinin Alfagas Firması'na satışı ve Alfagas Firması'na elektronik doğalgaz sayaç ihalesinin verilmesi gibi diğer suçlamalar yer alıyordu.

Bu süreç sürerken Gökçek, Muharrem Sarıkaya'ya "Biri şirket kurmuş, üç gün sonra da gelip ihaleye girmiş. İhale şartlarını yerine getirip işi almış. Ondan sonra belediyeden aldığı işten kazandığı parayı götürüp bir (şeriatçı) vakfa bağışlamış. Ne var bunda" diye röportaj vermişti.

Peki Melih Gökçek'in Muradiye Vakfı ile bağları bu davadan sonra koptu mu?

Hayır tabii ki.

O dönemde var olan şirketlerden bazıları kapandı bazıları ise isim değiştirerek Ankara Büyükşehir Belediyesinden ihale almaya devam etti."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz