Habertürk yazarı: Ben de çocukken tacize uğradım, yazarken bile ellerim titriyor

Küçükçekmece'de beş yaşında bir çocuğun cinsel istismara uğramasının ardından ülke diken üstünde.

Ülkenin dört bir yanından çocuklara, kadınlara tecavüz, taciz haberleri gelirken, bu tür olaylara yönelik toplumsal tepki de her geçen gün büyüyor.

Son olarak Beyoğlu'nda 14 yaşında bir kız çocuğuna yönelen cinsel saldırı, Balıkesir'de iki erkek öğrencisine cinsel istismarda bulunan öğretmen ve metrobüste kadına cinsel taciz haberleri sabırları taşırmış görünüyor. 

Habertürk Gazetesi yazarı Esin Övet, kendisinin de çocukken tacize uğradığını ve yaşananlar karşısında büyük bir üzüntü duyduğunu yazıyor.

"Beş yaşında taciz ile tanışmış biri olarak..." başlıklı yazısında, Övet, "Önceki gün bir kelam edemedim. Şu an bile edemiyorum aslında ama delirmemek, aklıma mukayyet olabilmek için bilgisayar başına geçiyorum.  Sen, ben, o, siz, bizler delirirsek bunlar daha da zıvanadan çıkacak çünkü" satırlarıyla hislerini ifade ediyor. 

"Ardından, sesi bile çıkmayan henüz bebek diyebileceğimiz beş yaşında bir kız çocuğuna tecavüzü öğreniyorsunuz. Ölüyorsun, bitiyorsun. O anı düşünemiyorsun bile. Nefesin daralıyor.

Hatta nefes alamıyorsun. Üstelik daha öğretmenleri tarafından 17 çocuğa taciz eden pisliğe küfür ediyorken. Ve hatta Özgecan’ı hiç unutmuyorken. 20. kattan 'düşen!' Şule Çet’i hiç söylemiyorum bile. Daha o kadar taze ki acısı!" satırlarıyla tepkisini dile getiren Övet, çocukken başından geçen taciz olayını ise şu satırlarla anlatıyor:

"Beş-altı yaşlarında tacize uğramış biri olarak çok ama çok üzgünüm. Gerçekten o duyguyu çok küçük yaşlarda çok iyi biliyorum. 

Mahallenin delisi cinsel organını çıkartmış peşimden koşarken, yaşadığım korkuyu sizi asla anlatamam. Gerçekten cümlelere dökemem.

İnanın çok zor. Şu an bile ellerim titriyor. İçim daralıyor.
Zaman zaman bunu çok yazmak istedim ama başarılı olamadım. Sadece bir kış günü akşam üzeri olduğunu hatırlıyorum.

Ve olabildiğince koştuğumu. Yanımda da bir başka arkadaşım vardı.

Şu an kim olduğunu hatırlamıyorum ama bir başka kız arkadaşım vardı.

Apartmana nasıl girdiğimi, o beş kat merdiveni nasıl çıkıp eve girdiğimi hiç ama hatırlamıyorum bile. O kadar korkmuşum ki!

Şu an bile içim, yüreğim sıkıştı. Ellerim titriyor inanın. Sadece ağladığımı hatırlıyorum. Ev ahalisi “Ne oldu, neden ağlıyorsun” dediği zaman sadece “Mahallenin delisi beni kovaladı” dediğimi hatırlıyorum. 

O kadar. Gerisi yok. Yani “Cinsel organını çıkarttı sallayarak bize koşuyordu, dursak bize saldıracaktı” gibi sözler söylemedim. Neden bilmiyorum ama diyemedim.!"

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz