İndirime girdiğinde uzak durulması gereken gıdalar

Enflasyon oranlarının çok üstünde yapılan zamlar, mutfaklara ateş düşürdü.

Kırmızı et ve ürünlerini almak hem orta hem de dar gelirli için bir hayale dönüşürken, ucuzluk marketleri de artan döviz kurunu ve enflasyonu gerekçe göstererek ürünlerini zamlı fiyatlarla raflara yerleştirdi.

Bu durum vatandaşları ucuz ürün bulma arayışına iterken, kimi ürünlerin ucuzunu almak sağlıktan edebiliyor.

Onedio’dan Başak Nur Süner’in hazırladığı içeriğe göre, kimi gıda ürünlerinin ucuzunu aramak hiç de akıllıca değil. Çünkü bu ürünlerin ya kalitesi düşük ve sağlık için ciddi bir risk içeriyor ya da son kullanma tarihi neredeyse dolmak üzeredir.

Kimi marketlerde ise, ‘mor etiketli ürünler’ raflara konulmaya başlandı. Son kullanma tarihi biten ya da ambalajı hasar gören ürünler bu reyonlarda satılırken, kimi ürünlerde ucuzluk aramanın bedeli sanıldığından daha ağır olabilir.

İçeriğe göre, önceden dilimlenmiş meyve sebzelerin raf ömrü çok kısa ve bu nedenle son kullanma tarihleri çok önemli. Bu nedenle, bu ürünlerde aşırı indirimli fiyatlara aldanıp satın almak gıda zehirlenmelerinin de önünü açabilir. Bu nedenle etiketleri iyi kontrol etmek ya da taze meyve-sebzeye yönelmek daha iyi olabilir.

Avokado da benzer bir problem mevcut. İçi yumuşak olan bu meyve indirimde ise alındığı gün tüketilmesi öneriliyor çünkü bekletildiği müteakip günlerde içi kararıyor ve acımsı bir tada kavuşuyor.

Ucuz olmasına aldanıp alınmaması gereken bir diğer gıda maddesi de kırmızı et ürünleri. Özellikle şarbon tehdidinin ayyuka çıktığı şu günlerde ucuz etiketli etlere dikkat.

Çiftlik balıkları da aynı kategoride. "Deniz balığı" olarak adlandırılan çiftliklerde yetiştirilmeden tezgaha gelen balıklar daha besleyici. Balığın besleyiciliğinden yararlanmak için deniz olanları seçmeniz öneriliyor.

Tahıl ve mısır gevrekleri de her ne kadar sabah tüketimi için kolay ve ucuzsa da, aslında rafine edilmiş olanları aşırı şekerli ve sağlık için zararlı.

Diğer ürünlerle ilgili uyarılar ise şöyle:

Önceden dilimlenip paketlenen ürünler üzerinde yapılan bir araştırmada mikroorganizma sayısının özellikle muhafaza süresinin 14. gününden itibaren artış gösterdiği gözlenmiş.
Kurupasta gibi ürünler özellikle kaçınılması gereken şekerli ürünlerden ve tatmadan almamak gerek. Çünkü çoğu ürün bayatladığında kendini fiziksel olarak belli etmiyor.

Zaten pahalı olan fındık bir de böyle sürülebilir bir hale dönüştüğünde iyice cep yakıyor. Fakat fındık ezmelerinin bazılarında farklı yağ ve koruyucu ürün kullanılabiliyor. İçeriğini kontrol etmeniz öneriliyor.

Uygun ortamda ve doğru şekilde üretilmeyen yumurtalar alerjik reaksiyonlara, sindirim sistemi bozukluklarına, hatta mikrobiyolojik sorunlara neden olabiliyor.

İçeriğin tamamını buradan okuyabilirsiniz

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.