Karaçarşaflı hayattan Tiktok kraliçeliğine: Zeynep Yatkın

Adı Zeynep Yatkın, nam-ı diğer Tik Tok kraliçesi. 38 yaşında ve iki çocuk annesi.  Haftanın beş günü çocuk bakıcılığı yapıyor. Ama onun esas özelliği bir sosyal medya fenomeni olması.
Bize sosyal medya ile tanışmasını şöyle anlatıyor:

“Sosyal medyayı çıktığından beri kullanıyorum. Facebook, Instagram gibi birçok uygulamayı kullandım. Tiktok’a ise üç ay önce girdim. Ben Fero şarkısına çektiğim komik videoyla gündeme oturdum. Muhafazakâr bir çevrede olduğum için, el alem ne dercilik çok ön planda… Önceleri çekinirdim, tepkileri dikkate alırdım. Özgür bir ruha sahibim eğlenceli videolar çekip sosyal medyada yayınlardım. Çevrem kocaman kadınsın diye tepki gösterirlerdi, ben de silerdim o videoları. Sonra bunları düşünmeye başladım. Neden el alem için yaşayayım ki? Bir süre sonra kimseyi dinlememeye başladım. İstediğim gibi videolar çekip paylaşmaya başladım.”

Zeynep Yatkın, 18 yaşında görücü usulüyle evlenmiş. İlkokuldan sonra Kuran Kursu’na gitmiş. Orada çocukluğunu yaşayamadığını düşünüyor:

“Şimdiki aklımla düşündüğüm zaman o zaman savunduğum görüşü, yaşadığım durumu beğenmiyorum. O kurslarda çocukluğunuzu yaşayamıyorsunuz; namaz, dersler falan… Yani sürekli bir ibadet halindesiniz. Dışarı hayatınız hiç yok. Kur’an okumaya, sohbet vermeye gidiyorsunuz, aynı çemberin içerisinde dolanıp duruyorsunuz. O dönem enteresan bir şekilde bunu anlamıyorduk. Kısacası ben kendimi koyun olmaktan kurtardım. Koyun olmaktan hoşlanmıyorum.”

Bulunduğu cemaatten eşinin etkisiyle ayrıldığını anlatıyor:

“Eşimin çok etkisi var benim oradan ayrılmamda... Eşim uzun zaman ateist olarak yaşamış, daha sonra Kur’anı okuyarak Müslüman olmuştu. Eşimle birlikte çok okuyup araştırdık. Sonra bir kişinin peşine takılıp gitmenin çok saçma olduğunu öğrendik. Kur’ana bakıyorsun Allah senden öyle bir şey istemiyor. Âlimlere saygım sonsuz ama onların peşine takılmak gibi bir düşünceye artık inanmıyorum. O gruplara katıldığınızda çıktığınızda dinden çıkmış gibi görüyorlar. Size öyle bir dayatmada bulunuyorlar, o çemberin dışına çıkmanıza izin vermiyorlar.”

Zeynep Yatkın,

Çemberin dışına dair anlatımları ise şöyle:

“Sen bittin diyorlar. Bir arkadaşım ‘sen bu fikirde olduğun için seninle arkadaşlığımı kesiyorum’ dedi. Acayip üzdü beni… Ben onu ister Yahudi ister Hıristiyan ister ateist; ne olursa olsun insan olduğu için sevmiştim. Önceliğimiz insan olmalıydı. Aslında Kur’anı okuduğunuzda her şeyin yararınıza olduğunuzu göreceksiniz. Allah bir şey zararlıysa haram kılmış. Dinimizde sağlığa zararlı olan şeyler yasaktır. Din insanı önceleyen bir şeydir. Hz. Ali bir sözünde ‘önce insan kardeşimsiniz sonra Müslüman kardeşim’ demiş. Tarikat ya da cemaatlerde ise önce ‘Müslüman Kardeşimsin hatta o da yetmiyor cemaat kardeşimsin’ falan filan gibi gruplaşmalar mevcut. Onlarla birlikte hareket etmiyorsan sanki cehenneme gidecekmişsin gibi davranıyorlar…

Ona göre Müslümanlar arasındaki fikir ayrılıkları ise şundan kaynaklanıyor:

“Biri benim fikrim doğru diyor, diğeri benimki diyor… Müslümanlar arasında bir birlik yok. Ne kadar savaş, kan varsa hepsi Müslüman ülkelerde oluyor. Onların fikirlerini kabul etmeyenler dışlanıyor, öldürülüyor falan… Allah’ı öyle bir anlatıyorlar ki savaşı seven, şiddeti seven bir yaratıcı gibi anlatıyorlar.”

 Kendi Allah tasviri ise şöyle:

“Ben Allah’ın insanlığı sevdiğini, şiddete karşı olduğunu, insanlık dışı şeyleri sevmediğini düşünüyorum. Allah bizim merhametli olmamızı, hayvanları sevmemizi istiyor. Benim Allah inancım bu yönde… Bu yargısız infazlar  şöyle böyle önyargılardan kurtulmamız lazım, ırkçılık-milliyetçilik yapmamamız gerekiyor.”

Çarşaftan çıktığında ise epey tepki almış:

“Çok kötü ve sert tepkiler aldım. Benim dinden çıktığıma varana kadar yorumlarda bulundular. Hem sözlü hem de sosyal medyadan yazılı olarak tepki gösterdiler. Ben çarşafı kendi isteğimle evlendikten iki sene sonra çıkardım. Biz aşırı tutucuyduk. Eşimle ilk görücü usulü tanıştığımızda bile fikir ayrılıkları yaşamıştık. Ona evimizde televizyon istemediğimi falan söylemiştim. Günah olduğunu düşünüyordum. Öyle evlendik. Evlendikten sonra eşimle birlikte çok okuyup araştırmalar yaptık. Onun sonucunda tesettürün çarşaftan ibaret olmadığını gördüm ve çarşafı çıkardım. Giyenlere saygım var ama ben giymek istemiyorum. Allah ayetlerinde aklınızı kullanın diyor. Ben de kullandım ve sonunda daha özgür bir kafaya sahip oldum.”

10 yıldır çalıştığını söyleyen Zeynep Hanım, çarşaflı dönemde ise hiçbir sosyal hayatının olmadığını dile getiriyor:

“Nereye çalışacaksın, çalışma hayatı diye bir şey yok. Kadın konuşamaz. 20yıl önce sizinle bu röportajı yapamazdık. Mümkün değildi… Kadınları bastırıyoruz… Sen onu yapma günah, aman sen oraya gitme günah! Niye hep kadına günah?  Bu Allah Kuran’da hep kadına göre mi konuşuyor yani, bu nasıl bir toplum? Allah hep erkek modelini destekliyor algısı oluşturulmuş. Her şeyi kadına yasaklıyorlar, erkekler özgür bir şekilde istediğini yapıyor.  İslamiyet yasaklar diniymiş gibi lanse ediliyor. Düşünün namus bekçilerinin çoğu namussuzdur aslında. Geçmişinde her haltı yemiş şimdi ise yanındaki kadına baskı uyguluyor. Kadını hep cinsel obje olarak görüyorlar.”

Zeynep Yatkın, tercihlerinden sonra ailesiyle bağının da koptuğunu anlatıyor:

“Eskiden üzülüyordum ama artık üzülmüyorum. Benim fikrime saygı duyulmadığı sürece ailemde olsa artık kendilerine bırakıyorum.  Yani annemle konuşuyoruz arada ama bir mesafe oluştu. Otomatikman  kabullenmek istemiyorlar onlar özellikle Tiktok’a karşılar… Koskoca kadınsın orada ne işin var diyorlar. Ben beyni özgür bir kadınım, istediğimi yaparım.”

Hep esprili bir insan olduğunu söyleyen Yatkın; sosyal medya sonrası reklam teklifleri de almaya başlamış, en büyük hayalinin ise oyunculuk olduğunu söylüyor:

“Ben maddi boyutuna çok bakmadım. İşin içine girdikten sonra anladım. Reklam işbirlikleri yapmaya başladık. Ufaktan kazanmaya başladık. İş olarak çok istediğim bir meslek oyunculuk, belki bize bu fırsat verilseydi çok iyi yerlere gelebilirdik diye düşünüyorum. Ben  normal hayatımda da komik bir insanım, arkadaş çevremle aşırı kahkahalarla güleriz... Tabi argo konuştuğum da oluyor ama toplum içinde değil de kendi aramızda espri olsun diye. Mesela Recep İvedik, Eyvah Eyvah tarzındaki filmlerde oynamayı çok isterim.”

Zeynep Yatkın önceki hayatıyla kıyaslandığında kişisel devrimini yaptığını düşünüyor ve kendisi gibi kadınlara birtakım tavsiyelerde bulunuyor:

“Cesaretli olmaları  ve mücadele etmeleri gerekiyor...  Bana bir sürü tehdit geliyor... Ben şimdi o tehditten yılıp  özür dilediğim anda biterim! Benim İslam anlayışım böyle dar bakmıyor daha geniş bakıyor dünyaya. Her görüşe ait kitaplar okumalıyız. İsmini vermek istemediğim iftiracı bir gazete bana ağza alınmayacak iftiralarda bulundu. İngiliz ajanı iftirasını kullandılar ama korkmuyorum.”

Zeynep Yatkın

Fotoğraflar: Ahmet Arslan

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar