Merkez Bankası kasasının bağımsızlığına Erdoğan darbesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından resmi gazetede yayımlanan karar ile Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya “kurumsal hedeflere ulaşamadığı” gerekçesiyle görevden alınırken, yerine TCMB Başkan Yardımcısı Murat Uysal atandı.

12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında, beş darbeci generalin oluşturduğu Milli Güvenlik Konseyi tarafından görevden alınan İsmail Hakkı Aydınoğlu dışında, bugüne kadar görev süresi dolmadan ya da kendisi istifa etmeden görevden alınan TCMB Başkanı yok.

Erdoğan’ın yayınladığı görevden alma kararı, TCMB’nin yakın tarihi açısından 39 yıldan bu yana bir ilk olma özelliğinde.

Erdoğan’ın 2014 yılında Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından TCMB yasasında yapılan değişiklikle, daha önce Bakanlar Kurulu kararıyla ve beş yıl süreyle atanan TCMB Başkanlarının görev süresi dört yıla indirilirken, atama yetkisi de tek başına Cumhurbaşkanına verildi.

2016 Nisan’ında Ali Babacan’ın göreve getirdiği Erdem Başçı’nın beş yılı dolduktan sonra, dört yıl süreyle başkanlığa atanan Murat Çetinkaya’nın başkanlık dönemini tamamlamasına daha 10 ay bulunuyordu.

TCMB Yasası’na göre, başkanlar kendilerinin istifası dışında, ticaretle uğraşmaları, yolsuzluk yapmaları, casusluk yapmaları, adi bir suçtan mahkum olmaları, bir başka ticari işletme ya da bankada hissedar olmaları veya görevlerini yerine getirmeyecek derecede sağlık sorunlarının olması halinde görevden alınabiliyor.

Ancak Resmi Gazete'de yayınlanan kararnamede; "Bugün itibarıyla Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 35’inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2’nci maddesi gereğince görevden alındığı” belirtiliyor.

15 Temmuz 2016’daki darbe teşebbüsünden sonra OHAL kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) değiştirilen 375 sayılı KHK; "Cumhurbaşkanınca süreli atanan üst kademe kamu yöneticileri, ilgili kanunlarda öngörülen görevden alma gerekçeleri yanında kurumsal hedeflere ulaşılamaması nedeniyle de süreleri tamamlanmadan görevlerinden alınabilirler" diyor.

Dolayısıyla Çetinkaya’nın görevden alınması, TCMB yasasında yer alan kriterler çerçevesinde değil, 375 sayılı KHK’yae göre gerçekleştirilirken, TCMB Başkanı da “KHK’li” ve bir anlamda “Bu işi beceremedin, başaramadın” denilerek başkanlıktan uzaklaştırıldı.

Bu görevden alma işlemi, aynı zamanda 24 Haziran 2018 seçimleri sonrasında geçilen yeni yönetim modeli çerçevesinde TCMB’nin kurumsal bağımsızlığının da ortadan kalktığı, tek kişinin kararı ve imzasıyla, hiçbir kurum ya da kişi açısından yasa güvencesinin kalmadığını ortaya koyuyor.

Halen yeni parti kurma çalışmalarıyla gündemde olan ekonomiden sorumlu eski başbakan yardımcısı Ali Babacan döneminde TCMB yönetimine ataması gerçekleştirilen Murat Çetinkaya, ekonomi ve bankacılık geçmişi olmaması, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunu olması nedeniyle eleştirilmişti.

Bugüne kadar özellikle faiz ve para politikaları konusundaki uygulamaları yanında, “TCMB’yi iktidarın dümen suyuna sokmak, kurumsal saygınlık ve itibarını erozyona uğratmak, kurumsal bağımsızlığı savunmamak vb...” Çetinkaya’ya yöneltilen eleştirilerdi. Buna rağmen Çetinkaya’nın Erdoğan hükümetine yaranamadığı ve her denilen istisnasız yapacak bir başkan atama yoluna gidildiği anlaşılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 31 Mart ve 23 Haziran seçimleri sırasında yaptığı konuşmalarda da faizleri yeteri kadar düşürmediği için TCMB’yi hedefine almıştı. Erdoğan seçimler sonrasında faizlerin hızla ineceğini söylüyordu. Çetinkaya’nın 25 Temmuz’daki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde görevden alınması da bu açıdan dikkat çekici ve anlamlı bulunuyor.   

Türkiye ekonomisinin her alanda derinleşen bir kriz yaşadığı süreçte TCMB Başkanının süresi dolmadan görevden alınması, özellikle yurt dışı piyasalarda negatif şekilde algılanacak. Diğer yandan bugüne kadar iktidarın taleplerine fazla direnmeyen, TCMB kârının dört ay erkenden bütçeye aktarılmasına, bankanın 59 yıldır hiçbir iktidarın el atmadığı yedek ödeneklerinin bütçeye aktarılması hazırlıklarına karşı çıkmayıp, sessiz kalan Çetinkaya’nın yine de Erdoğan’ı memnun edemediği görülüyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) tartışılan enflasyon verileriyle, Haziran’da enflasyon yıllık yüzde 15.72’ye düştü ama TCMB politika faizini yüzde 24’te tutmaya devam etti. Pek çok iktisatçı ve muhalefet sözcülerinin TÜİK’in verileri manipüle ettiği iddialarına karşılık, enflasyon gerçekten bu düzeyde ise TCMB’nin 25 Temmuz’daki PPK toplantısında ciddi oranda bir faiz indirimine gitmesi gerekiyor.

Dolayısıyla TCMB Başkanlığı’na atanan Çetinkaya’nın yardımcısı Murat Uysal’ın ilk işinin, Erdoğan’ı mutlu edecek düzeyde bir faiz indirimi kararı almak, parasal sıkılaştırmadan, parasal genişlemeye geçmek olacağı anlaşılıyor.

Ankara kulislerinde, ekonomideki tablonun giderek derinleşen bir krizi sergilemesi nedeniyle, Cumhurbaşkanının ekonomi yönetiminin başına getirdiği damadı Berat Albayrak’ın başarısızlığını kabul etmek yerine, TCMB Başkanı Çetinkaya’nın kellesini alarak görüntüyü toparlamaya çalıştığı dile getiriliyor.

Bu görevden alma ve atama kararıyla gelinen aşamada, TCMB’nin bağımsızlığı sadece kâğıt üstünde kalarak, tarihe gömülürken, kurumsal olarak da bundan böyle kasası tamamıyla iktidarın kontrolünde olan Ziraat, Halkbank, Vakıfbank vb. kamu bankalarından farkının kalmayacağı anlaşılıyor. Kaynak sıkıntısı açısından darboğaza giren Erdoğan yönetiminin, TCMB’nin kasasını kendi kasası gibi kullanacağını, banknot matbaasının tam kapasiteyle ve dört vardiya çalıştırılacağını bugünden öngörebiliriz.

Eski Hazine Müsteşarı ve CHP Sözcüsü Faik Öztrak görevden alma kararının ardından Twitter’da paylaştığı mesajda şunları söyledi:

"Bunu da gördük. Bağımsız TCMB'nin Başkanı, Cumhurbaşkanı tarafından kurumsal hedeflere ulaşılamaması gerekçesiyle bir gece yarısı görevden alındı. Bunu yapanlar bizim ekonomi yönetimimize güvenin deme hakkını kaybetmiştir. TCMB Sarayın elinde tutsaktır NOKTA."

Eski TCMB Başkanı Durmuş Yılmaz da görevden alma kriterlerinin TCMB yasasında sıralandığını ifade ederek şu mesajları verdi;

“Belirtilen hususlar dışında, kendisi istifa etmediği sürece, Başkanın görevden alınması mümkün değildir. Bu güvence, MB bağımsızlığının ayrılmaz bir parçasıdır. Uygulamadan da görüleceği üzere bu hususun yasada yazması gerekli koşuldur. Yeterli koşul ise bu düzenlemenin siyasetçi tarafından içselleştirilmesidir. İçselleştirme de zamanla ortaya çıkacak kültürel birikimle olur. Ülkemiz de eksik olan budur. Kredibilite ve kurumsal kimlik inşası böyle olur” dedi.

Durmuş Yılmaz, FED, ECB gibi kurumsal kimliği güçlü MB’larında görev değişikliğinin nasıl yapıldığını herkesin bildiğini, sürecin şeffaf şekilde işlediğini, piyasa açısından belirsizlik ya da sürprizin söz konusu olmadığını vurgulayarak, “Bu da o topluma düşük enflasyon, yüksek büyüme ve güçlü istihdam ve refah olarak döner. Ülkemizdeki uygulamayı bu açıdan değerlendirebilirsiniz" ifadelerini kullandı.

Öte yandan Çetinkaya’nın yerine atanan Murat Uysal ilk açıklamasında tüm iletişim kanallarını açık tutmayı vaat etti.  Uysal açıklamasında, Merkez Bankası'nın kanunla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde temel amacı olan fiyat istikrarını sağlamaya odaklı para politikası araçlarını bağımsız bir şekilde uygulamaya devam edeceğini belirtti.

Uysal, yeni dönemde fiyat istikrarı ve finansal istikrar hedefleri doğrultusunda uygulanacak politikalar ile ilgili iletişim kanallarının en üst düzeyde kullanılacağını ve bu çerçevede önümüzdeki günlerde bir basın toplantısı düzenleyeceğini belirtti.

İki ayda enflasyonu aylık on binde üç seviyesine indiren (!) TÜİK’in başına yakın arkadaşını atayan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, yeni TCMB Başkanı Murat Uysal’ın atanmasında da yakınlığının etkili olduğu kaydediliyor. Murat Uysal da Bakan Albayrak gibi doktorasını Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü’nde yaptı.

1998 yılından bu yana bankacılık sektöründe çalışan Uysal, kamu bankası Halkbank’ta üst düzey görevlerde bulundu. Murat Çetinkaya’nın TCMB Başkanı olmasının ardından 9 Haziran 2016’da Başkan Yardımcılığına getirildi.

https://ahvalnews.com/tr/merkez-bankasi/saraydan-merkez-bankasina-sabah-operasyonu-bagimsizligi-resmen-bitti
Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.
Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.