Milli Eğitim raporundan: Anadili Kürtçe olanlar bütün derslerde en başarısız öğrenciler

Yerli PİSA olarak nitelenen ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) Raporu’nun sonuçları, Türkiye’deki eğitimin içinde bulunduğu koşulları ortaya koymuş ve öğrencilerin düzeyine ilişkin vahim sonuçların varlığı medyanın çeşitli organlarında altı çizilerek vurgulanmıştı.

Ancak hemen herkesin söz birliği etmişçesine görmezden geldiği bir gerçek vardı: O da Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda, Türkçe eğitime gösterilen dirençti. Kürtlerin on yıllardır dile getirdiği ve Türkiye’nin demokratikleşmesinin olmazsa olmazlarından olarak dillendirdiği ‘anadilde eğitim talebi’, ABİDE Raporu’ndaki verilerle bir kez daha kanıtlandı.

Dördüncü ve sekizinci sınıfların düzeyini ölçen ABİDE’nin sekizinci sınıfları kapsayan Türkçe öğrenme ile ilgili bölgesel analizine göre; Güneydoğu Anadolu’da öğrencilerin yüzde 3’ü ‘temel altı’, yüzde 36’sı ‘temel’, yüzde 39’u ise ‘orta’ düzeyde. Kuzeydoğu Anadolu’da da durum çok farklı değil: Öğrencilerin yüzde 3’ü ‘temel altı’, yüzde 29’u ‘temel’, yüzde 43’ü ‘orta’ düzeyde.

Okul türüne göre yapılan analizde ise, Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda yaygın olan ve taşımalı olarak eğitim veren Yatılı Bölge Okulları (YBO) ‘temel altı’ ve ‘temel’ düzeyde en çok öğrenci barındıran okullar: YBO’larda ‘temel altı’ öğrenci oranı yüzde 3, ‘temel’ düzeyde Türkçe bilen öğrenci oranı ise yüzde 37.YİBO

Sekizinci sınıf öğrencilerinin ‘annelerinin eğitim düzeyi’ de Türkçe bilgileri konusunda veriye dönüşmüş. Buna göre öğrencilerin yüzde 11.89’unun annesi hiç okula gitmemiş, yüzde 39,74’ünün annesi ise ilkokul mezunu.

Bir başka veri ise, evde bulunan kitap sayısı ile Türkçe öğrenme arasındaki ilişki. Buna göre, öğrencilerin yüzde 9,63’ünün evinde 0-5 kitap var, yüzde 28,57’sinin evinde 6-15, yüzde 31,09’unun evinde ise 16-50 kitap var.

ABİDE raporu, Türkiye’nin doğu ve güneydoğusundaki Matematik öğreniminin de, anadille ilişkisini kanıtlayan verilerle dolu. Rapordaki, bölgelerin matematik yeterlilik düzeyi dağılımına göre; ‘temel altı’ seviyesinde en yüksek oran Güneydoğu bölgesinde: Yüzde 25’lik oranla güneydoğudaki öğrenciler matematikte en geri kesimi oluşturuyor. Yüzde 43’ü ise ‘temel’ düzeyde matematik biliyor.

Güneydoğu’yu yüzde 21’temelaltı’ oranı ile Kuzeydoğu Anadolu, yüzde 20 ‘temelaltı’ oranı ile Ortadoğu Anadolu izliyor. Okul türüne göre de, tıpkı Türkçe öğreniminde olduğu gibi Matematik öğreniminde en geri yani ‘temelaltı’ oranı YBO’larda: Yüzde 26.

a

Matematik öğrenimindeki bu geriliğin, anadilin esas öğreticileri olan annelerin eğitim düzeyiyle karşılaştırılması da, neden-sonuç ilişkisi hakkında önemli bir gerçeği gün yüzüne çıkarıyor. Çünkü matematikte bu seviyelere sahip sekizinci sınıf öğrencilerinin yüzde 11.79’unun annesi hiç okula gitmemiş, yüzde 40.02’sinin annesi ise ilkokul mezunu.

Bu öğrencilerin yüzde 9,53’ünün evinde 0-5 kitap, yüzde 28,97’sinin evinde 6-15 kitap, yüzde 30,46’sının evinde 16-50 kitap var.

Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinde yaşayan sekizinci sınıf öğrencilerinin Fen Bilimleri derslerindeki seviyeleri de; Türkçe ile Matematik’ten farklı değil. ‘Temelaltı’ düzeyde Güneydoğu yüzde 15 ile başa güreşirken, onu yüzde 10’arlık oranlarla Kuzeydoğu ve Ortadoğu Anadolu izliyor. Ve okul türüne göre yine YBO’lar yüzde 15’lik ‘temelaltı’ oranıyla en gerideki okullar.

Fen

Fen Bilimleri’ndeki başarısızlığın anadille ve annenin eğitim düzeyiyle ilişkisi ise şöyle: Annelerin yüzde 11.92 okula hiç gitmemiş, yüzde 39,67’si ise ilkokul mezunu.

Sosyal Bilimler disiplini, sekizinci sınıflarda ‘temelaltı’ sınıflamanın en düşük olduğu disiplin. Buna rağmen yine de Güneydoğu Anadolu yüzde 8, Kuzeydoğu ve Ortadoğu Anadolu yüzde 5’erlik ‘temelaltı’ oranıyla Sosyal Bilimler’de gerekli temel eğitimin en alt düzeyde olduğu bölgeler. YBO’lar ise yüzde 7’lik oranla yine okul türü açısından ‘temelaltı’ düzeyde öğrenciye sahip olma açısından ilk sıradalar.

Her disiplinde olduğu gibi, burada da annelerin eğitim düzeyi ve anadile yatkınlığı –ya da uzaklığı- öğrencinin başarısını doğrudan belirlemiş. Sosyal Bilimler alanındaki öğrencilerin annelerin yüzde 11.89’u hiç okula gitmemiş, yüzde 40.02’si ise ilkokul mezunu.

Sekizinci sınıflarda, bölgesel ayrımcılık ve anadil sorunu verilere böyle yansırken; dördüncü sınıflarda rakamlar ne söylüyor?

v

İlk olarak Türkçe dersine ilişkin toplanan verilere bakalım.

Dördüncü sınıf öğrencilerinde ‘temelaltı’ sınıflamasında Güneydoğulu öğrenciler yüzde 16 ile en başarısız kategoriyi oluşturuyor. Onları yüzde 12.4 ile Ortadoğu Anadolu, yüzde 10.5 ile Kuzeydoğu Anadolu izliyor.

Bu öğrencilerin yüzde 26.2’sinin evinde ya hiç kitap yok ya da birkaç tane var, yüzde 32.9’unun evinde ise ‘bir rafı doldurmaya yetecek kadar’ kitap var. Kitap okumaya ayırdıkları süre ise yüzde 42,3’ünün bir saatten az. Yüzde 10.1’inin anne babaları hiç okula gitmemiş, yüzde 38.1’inin ise ilkokul mezunu.

ABİDE’nin dördüncü sınıf öğrencilerine ilişkin raporunda Matematik öğreniminde, yine ilk sırayı Kürtlerin yaşadığı bölgeler almış. Güneydoğu Anadolu’da eğitim alan öğrencilerin yüzde 27,7’si ‘temelaltı’ olarak nitelenmiş. Ortadoğu Anadolu’de ‘temelaltı’ sınıflamasına dahil edilen öğrencilerin yüzde 22.6 iken, Kuzeydoğu Anadolu’da bu oran 20,1.

Matematik raporuna konu olan dördüncü sınıf öğrencilerinin yüzde 26.2’sinin evinde hiç kitap yok, yüzde 32.9’unun evinde ise bir raf dolusu, 11-25 arası kitap var. Ve Matematik başarısızlığının en önemli nedeni ise, günde bir saatten az kitap okuyanların oranının yüzde 42,3’ü bulması. Bu öğrencilerin de ebeveynlerinin yüzde 10,1’i hiç okula gitmezken, yüzde 38,1’i ilkokulu bitirmiş.

v

Dördüncü sınıf öğrencilerinin Fen Bilimleri dersindeki başarısızlık oranları; yine anadil sorununa bilinçsizce de olsa vurgu yapmış. Çünkü bu disiplinde de Güneydoğulu öğrenciler yüzde 27,7 ile ‘temelaltı’nda, Ortadoğu Anadolulu öğrenciler yüzde 22,6 ve Kuzeydoğu Anadolulu öğrenciler yüzde 20,1 ile aynı kategoride yer alarak, Fen Bilimleri alanında en geri bölgelerin Kürt coğrafyası olduğunu belgelemiş.

Yüzde 26,2 ile evlerinde hiç kitap olmayanlar ve yüzde 32,9 ile 11-25 arası kitabın evlerinde bulunduğunu söyleyen Fen Bilimleri analizine konu olan öğrenciler, diğer bölümlerde olduğu gibi günde bir saatten az kitap okuduklarını söylemiş, oran yüzde 42,3. Ve bu öğrencilerin ailelerinin eğitim durumu da, yüzde10,1 ile hiç eğitim almamış, yüzde 38,1 ile ilkokulu bitirmiş, olarak kayda geçmiş.

aie

Dördüncü sınıf öğrencileriyle ilgili ABİDE raporunda son analiz edilen alan, Sosyal Bilgiler. En başarısızı tarif eden ‘temelaltı’ kategorisinide Güneydoğu yüzde 21.8, Ortadoğu Anadolu yüzde 16.4 ve Kuzeydoğu Anadolu yüzde 12.1 ile Türkiye’nin diğer bölgelerine kıyasla en öndeler. Yüzde 26.2’sinin evinde hiç kitap bulunmadığı, yüzde 32,9’unun ‘bir raf dolusu kitaba’ sahip olduğu Sosyal Bilgiler alanında raporlaştırılan öğrencilerin, yüzde 42.3’ü kitap okumaya bir saatten daha az zaman ayırdığını belirtmiş. Bu çocukların, ebeveynleri de diğer kategorilerde olduğu gibi eğitim olanaklarından en az nasiplenenler. Çünkü yüzde 10,1’i okula hiç gitmezken, yüzde 38,1’i sadece ilkokulu bitirmiş ebeveynlerin çocukları.

© Ahval Türkçe