Mithras inancının merkezi Zerzevan Kalesi, Diyarbakır'a umut oldu

Diyarbakır-Mardin karayolu üzerinde Çınar ilçesine 13 kilometre uzaklıkta bulunan ve antik adı “Samachi” olan Roma dönemi askeri yerleşimi olan Zerzevan Kalesi, 124 metre yükseklikteki tepede ve 60 dönüm alanda kurulu. Yerleşim konumu itibariyle bütün vadiye hakim, antik ticaret yolu ve askeri güzergah üzerinde, geniş bir alanı kontrol altında tutan, stratejik bir Roma sınır garnizonu.

639 yılında İslam ordularınca fethedildikten sonra Zerzevan Kalesi’nde 1400 yıl boyunca zaman durmuş. 2014 yılında başlayan ve şu ana kadar sadece yüzde 1’i kazılan Zerzevan’da, 21 metre yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi, kilise, yönetim binası, konutlar, tahıl ve silah depoları, yer altı ibadethanesi, sığınaklar, kaya mezarları, su kanalları ile 54 su sarnıcı bulunan kalenin üstü kadar altı ile de tarihe ışık tutuyor. Bölgedeki Roma tarihinin bilinmesi açısından kilit önemde olan Zerzevan için birçok tarihçi “Doğu’nun Efes’i” olarak tanımlıyor.

Zerzevan’da, Pagan Roma döneminin gizemli dini olan Mithras’ın 1800 yıllık olduğu tahmin edilen tapınağının 2017 yılında tesadüfen ortaya çıkarılması dünyanın bütün dikkatini bir anda Zerzevan Kalesi’ne yöneltmiş. İlluminati gibi gizemli tarikatlar, Tapınak Şövalyeleri ve masonik yapıların çıkış noktası olarak kabul edilen Mithras dini, dünyadaki bütün derin yapılanmaların çıkış noktası olarak görülüyor. Mithras’ın gizemli bir din olması, Zerzevan’daki tapınağın dünya üzerinde şu ana kadar tespit edilen 22 Mithras tapınağı içerisinde en son bulunan ve en iyi korunanı olması buraya olan ilgiyi daha da arttırmış.

Dünyanın her yerinden birçok bürokrat, çok sayıda tanınmış insan, arkeologlar Mithras’ın gizemi bilmek için Zerzevan’a geliyor. Diyarbakır’daki oteller nisan ve mayıs ayları rezervasyonlarını şimdiden doldurdu. Tur şirketleri, bölgeye helikopter pisti yapılmasını talep ediyor. Geçen yıl 352 bin kişinin ziyaret ettiği kaleyi bu yıl 1 milyon kişinin ziyaret etmesi bekleniliyor.

Belli yıldız ve gezenin hareketine göre yapılmış olduğu düşünülen tapınakta, henüz nedeni bilinmeyen manyetik güç olduğu iddia ediliyor. Mistik güçleri olduğu savunulan tapınağa yogacılar da yoğun ilgi gösteriyor. Bir inanışa göre Mithras tapınaklarının başka evrenlere açılan kapıların geçiş yerleri olarak görülüyor. İngiltere’den gelen ve dünyadaki bütün Mithras tapınaklarında enerji ölçümü yapan bir grup, arkeoloji ekibinden habersiz olarak Zerzevan’daki tapınakta ölçüm yaptığı ileri sürülüyor. Ölçümde tapınağın dünyadaki diğer Mithras tapınakları içerisinde enerji yoğunluğunun en yüksek olduğu tapınak olduğu belirtiliyor. Kazı ekibinin tapınakta enerji ölçümü yapacağı söyleniyor. 

Kalede arkeolojik kazı ekibinin başkanlığını Dicle Üniversitesi (DÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aytaç Coşkun Yapıyor. Coşkun, tarihi M.Ö. 882 yılına kadar dayanan kalenin Asur döneminde ticaret yolu, Perslerde Kral Yolu ve Roma’nın doğuya düzenlediği seferlerde kullandığı yolu üzerinde kurulduğunu söylüyor. Kale’nin İslam orduları tarafından fethedildiği 639 yılından 2014 yılına kadar geçici yerleşimler dışında hiç kullanılmadığını belirten Coşkun, “Zerzevan Kalesi dünyanın en iyi korunmuş garnizonu. Biz burada duran zamanı ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Kalenin içi 57 bin metrekare, sur dışıyla birlikte 400 bin metrekarelik bir alanda çalışmalarını yürütüyoruz. Şu anda sadece yüzde 1’ini kazabildik. Bu çalışmaların 50 yıl sürmesi planlanıyor. Bu yıldan itibaren kazılar 12 ay boyunca devam edecek” diyor.

Kazılarda çok önemli bulgulara ulaştıklarını ve birçok yapı ortaya çıkardıklarını ifade eden Coşkun, şunları söylüyor:

“Burası bir garnizon, askeri bir şehir. Bulduğumuz en erken bulgular M.S. 3. Yüzyıl Pagan Roma dönemine ait. Roma döneminde günlük yaşama ait her şey olduğu gibi gün yüzüne çıkartılıyor. Bir savaş olduğu zaman nüfusu 10 binleri geçiyor. Yeraltı şehri var yerüstü şehri var. Sekiz kilometreden su getirmişler. Yer altında 54 sarnıç var en büyüğü dört ton su alıyor. Gizli geçitler, yeraltı sığınakları, asker ve sivillerin kaldığı konutlar, villalar, su kanalları, yeraltı kilisesi, kaya mezarları, su kanalları var. 1500 yıllık çatış kiremitleri üzerindeki damgalarıyla hala sapa sağlam duruyor. Ok uçları, askeri kemer tokaları, elbiselerindeki aplikler, ameliyat aletlerine kadar ince işçilikle kolyeler ve saç iğnelerine kadar. Muazzam bir koleksiyon var." 

Zerzevan Kalesi’nin Diyarbakır ve bölgenin çok az bilinen Roma tarihinin aydınlatılması açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Coşkun, “ Kaledeki bulgular bölgenin Roma tarihini değiştirecek ve aydınlatacak" diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Dünya üzerinde şu ana kadar tespit edilen 22 önemli tapınak var. Zerzevan’daki şu an dünyada bulunmuş son Mithras tapınağı. Dünyada en iyi korunmuş Mithras tapınağı. Roma’nın doğu sınırındaki tek tapınak olması nedeniyle önemli bir tapınak olarak görülüyor. Roma sınırlarındaki  İspanya, İngiltere ve Londra’ya kadar bu tapınakların olduğunu biliyoruz. Yeraltına ana kaya oyularak inşa edilen tek girişli yapı, yedi metre uzunluğunda, beş metre genişliğinde, iki buçuk metre yüksekliğindedir. Biz burada hem Pagan Roma’nın hem de Hıristiyan Roma’nın izlerini görüyoruz. Mithras ile ilgili tüm bilgileri arkeolojik buluntulara göre yorumlayabiliriz. Biz Mihtras’ın bütün ritüellerini Zerzevan Kalesi’nde ortaya çıkarılan tapınakta görebiliyoruz. Tapınakta Mithras’a ait semboller bulunmakta. Tapınağın bulunması birlikte birçok bilinmeze cevap bulabildik. Kazıları devam ediyor tapınağın koridorunu açtık bu yıl içinde biz tapınağın iç kısmını bitirdik tapınağa açılan yerleri bu yıl tamamen bitirmeyi planlıyoruz.”

Hıristiyanlığın Roma’da yayılmasıyla Mithras dinin önemini kaybettiğini bilgisini veren Coşkun şu bilgileri veriyor:

“Romalıların Perslerle yaptığı savaş sırasında bu din askerler aracılığıyla Roma’da yayılmaya başlıyor. Pers kökenli olan tanrı olan Mithras ‘anlaşma ve dostluk’ kavramlarının tanrısıdır, ‘aracılık eden’ anlamına gelir. Mithras güneş tanrısıdır ve kültü güneş tapımına dayanır. Ayrıca ışığın, savaşın, adaletin ve inancın da simgesidir. Öğretisi dünyanın yaratılışı üzerinedir ve evreni kontrol eden tanrı olarak da bilinir. Mithras dinine katılacak kişi on iki eziyeti çekmek zorundadır. Sadece erkeklerin kabul edildiği bu dine katılanlar yedi aşamadan geçmektedirler. Dinsel törenleri gizli ve dışarıya kapalı olan Mithras’a ait yazılı bir kaynak bulunmamaktadır. 

Romalıların Perslerle yaptığı savaş sırasında bu din askerler aracılığıyla Roma’da yayılmaya başlıyor. Öncelikle dine girmeniz için 12 eziyet çekmeniz gerekiyor. Bu eziyetler yedi hafta sürüyor. Vücuttan et koparılması, vücudun şişlenmesi, ateş ve uzun süre açlık ve susuzluk. Bu 12 eziyeti başarıyla geçtikten sonra en önemli tören Mithras’a giriş töreni. Sadece erkekler bu dine kabul ediliyor. Boğa kurbanı Mithras dininde çok önemli. Bu dine girmek için birincil şart üst düzey birisi olmanız gerekiyor. Dine giriş seremonileri çok farklı. Dine girmek için buradaki bütün Mithrasçıların sizi kabul etmesi gerekiyor. Bu kişiler Romalı generaller, aristokratlar, zengin tüccarlar hatta bazı Roma imparatorları bu dine üye olduğu söyleniliyor.”

Yoğun ilginin gösterildiği bölgenin turizmi açısının önemli ve turizm potansiyelinin yüksek olduğunu kaydeden Coşkun, bölgeye yapılan bütün tur programlarında Zerzevan Kalesi’nin bulunduğunu söylüyor. Kaleye hem yurtiçi hem de yurtdışından yoğun ilgi olduğunu kaydeden Coşkun, “Dünyanın her yerinden Fransa, Almanya, İngiltere, Amerika, Hindistan, Tayvan, Kanada ve Japonya’dan insanlar bu tapınağı görmeye geliyor” diyor.

Film ve belgesel yapımcılarının Zerzevan’da çekim yapmak için çok yoğun talepte bulunduklarını sözlerine ekleyen Coşkun, “Daha önce Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyince (ICOMOS) ekibi, dünyadaki dört yerden biri ve ilham verici olarak Zerzevan'ı seçtiler. Çalışmalarını tamamladılar. National Geographic 'Tanrı'nın Hikayesi' belgeselinde kaledeki Mithras Tapınağı ile ilgili çalışma yapacak. 2020 yılında National Geographic tarafından burada bir çekim yapılması planlanıyor” diyor.

Polonya’daki gelen Wroclaw Üniversitesi öğretim üyesi Bartlomıey Jaworskı Dicle Üniveristesi’nin Erasmus kapsamında yaptığı davet üzerine Zerzevan Kalesi’ni görmek için Diyarbakır’a gelmiş. Jaworskı ziyaretine ilişkin şöyle konuşuyor:

“Mezopotam’ya medeniyetin başlangıç noktası ve herkes tarafından görülmesi ve bilinmesi gereken yer olduğunu düşündüğüm için Polanya’dan buraya geldim. Burada çok güzel tarihi yerler var. Bunları görmek beni mutlu etti. Medeniyetin ve başlangıç ve çıkış noktasını merak eden herkesin buraya gelmesini tavsiye ediyorum.” 

Yunanistan’daki Patros Üniversitesi öğretim üyesi Heleni Simoni ise kaledeki tarihi yapıları görmekten mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Burası çok özel ve etkileyici bir yer. Buradaki tarihi yapıları ve tarihin başlangıç yerlerini görmekten mutluyum” diyor.

Kaleyi görmek için Mardin’den geldiğini söyleyen Bedih Demir, bu topraklarda asırlar önce yaşayan insanların nasıl eserler yaptıklarını görmek amacıyla kaleyi ziyaret ettiğini anlatıyor.

(Bedih Demir)

Arkeolojik kazılarla birlikte ve turizme de açılan kale, tarım ve hayvancılık ile uğraşan yöredeki insanlar için de iş umudu olmuş. Kaledeki arkeolojik kazılarda şu anda 75 kişi çalışıyor. Kalede ç yıldır bekçilik yapan Mehmet Kızılton daha önce çiftçilik yaptığını söylüyor. Kızılton “Eskiden burası başıboştu. İnsanlar hayvanlarını buraya otlatmaya getiriyordu. Kazıların başlamasıyla şimdi binlerce insan burayı ziyaret ediyor. Kalenin turizme açılmasının bölgeye ekonomik olarak çok önemli bir katkısının olacağını düşünüyorum” diyor. 

(Mehmet Kızılton)

Şu anda 80 hanesi olan köyde yaşayan Selim Ata, Zerzevan kalesinde doğmuş, 15 yaşına kadar burada yaşamış. Zerzevan Kalesi’nin isminin altının Kürtçesi olan Zêr ve gümüşün Kürtçesi olan Zîv’in birleşik yazılmasından ortaya çıktığını söyleyen Ata, kalede çok altın ve gümüş bulunduğu için eskiden beri kaleye Zerzevan denildiği bilgisini veriyor. 

Kalede tarihi yerlerde yaptıkları derme çatma evlerde hayvancılık yaptıklarını anımsatan Ata, “Kalede kaldığım dönemde çocuktum ve oyun oynuyorduk. Kaledeki taşlarla kendimize ev yapıyorduk. Kalede bakır eşyalar çok bulunuyordu. Bazı bakır paraların üstünde kadın resimleri vardı. Kalede toprak olmadığı için evimizi damına toprak getirmek için annem ile birlikte kalenin dışında toprak kazdık. Üzerinde kadın resmi olan 40 tane bakır para çıkardık. Annem oynamamız için bu paraları bize verdi. O zaman bu paralar için bir sakız bile vermiyorlardı. Bizde paraları yuvarlayarak oyun oynuyorduk” diye ifade ediyor.

Dünyadaki tüm derin yapıların çıkış yeri olduğu düşünülen Zerzevan’daki Roma’nın gizemli dininin tapınağı Mithras, insanlığın gizemli tarihi konusundaki bilinmezlere ışık tutarken, bir taraftan da kriz, çatışma ve güç nedeniyle yoksullaşan Diyarbakır’a umut oluyor.