Tem 16 2018

Nevzat Çiçek: Diğer tarikat ve cemaatlere de operasyon gelecek

AKP iktidarına yakın gazeteci Nevzat Çiçek, Adnan Oktar grubu dışında başkaca tarikat ve cemaatlere de operasyon hazırlığı içinde olunduğunu iddia etti.

"Devletin istihbarat birimleri tarikatlar üzerine çalışıyor, bazıları tasfiye edilecek" diye konuşan Çiçek, Adnan Oktar'a yönelik operasyonun devletin değişen güvenlik paradigmasının bir ürünü olduğunu ifade etti. 

Habertürk Gazetesi'nden Kübra Par'ın sorularını yanıtlayan Çiçek, halihazırda bu tarikat ve cemaatlere düzenlenecek operasyonlarla ilgili hazırlık yapıldığını kaydetti.

200'e yakın müridinin ve Oktar'ın gözaltına alındığı operasyonun ardından, gruba 'taciz, istismar, kara para aklama, siyasi ve askeri casusluk, kişisel verilerin kaydedilmesi' gibi çok geniş bir yelpazede değişen suçlamalar yöneltiliyor.

Hem Oktar'a yönelik gerçekleştirilen hem de yapılması planlanan operasyonlarla ilgili, Çiçek şu sözleri sarfetti:

"15 Temmuz sonrası, devletin değişen bir paradigması vardı. Bu zaten her yerde çok net ifade ediliyordu; Ankara'ya gittiğinizde de, özel sohbetlerde de bunu çok net duyuyordunuz. Aslında söylenen şey, milli güvenliği tehdit edecek her türlü oluşumun pasifize edileceğiydi. Dolayısıyla, 15 Temmuz sonrasında bu yeni konseptin gerçekleşmeye başladığını çeşitli evrelerde görmeye başladık."

Oktar'ın temsil ettiği dini anlayışa dair de açıklamalarda bulunan Çiçek, grubun İsrail devlet politikasının bir uzantısı olan Nuhilik'i temsil ettiğini öne sürdü.

Değişen güvenlik paradigması, Oktar'ın yazdığı kitaplarla ilgili de, Çiçek şunları söyledi:

"FETÖ gibi bir mesele üzerinden olayın güvenlik boyutu çok net ön plana çıktı. Bu ülke 15 Temmuz'da 251 insanının şehit edilmesiyle bunu acı biçimde görmeye başladı. Benim tahminim, FETÖ meselesi sonrasında da bu işin devam edeceği yönündeydi ki zaten şu an Adnan Oktar grubuna yönelik bu meseleyi konuşuyoruz.

Adnan Oktar meselesiyle ilgili bir şeyi ilk defa anlatacağım. Adnan Oktar'ın normalde Harun Yahya ismiyle yazdığı kitaplarının çoğu aslında ‘kes/kopyala/yapıştır'ın bir ürünü. Koyu Katoliklerin ABD'de anti-Darwinist olarak hazırladıkları kitaplar vardı. Bu kitaplara İncil'den ayetler konulmuştu. İncil'i çıkarıp, yerine Kur'an-ı Kerim'deki ayetler konuldu. Çünkü mantıksal olarak anti-Darwinist'ti ve dolayısıyla da böyle gitti. Ancak esas mesele, Adnan Oktar'ın Nuhilik akımının Türkiye'deki temsilcisi olmasıdır. Nuhilik, özellikle 1951 yılından itibaren İsrail'in bir devlet politikası olarak benimsediği bir durum. Bu aynı zamanda ABD'nin 1990 yılında Kongre kararıyla desteklediği bir şey."

Bugüne kadar örgüte neden sessiz kalındığı bilinmezken, Çiçek, "Adnan Oktar grubuyla ilgili herhangi bir şey yazdığınızda Türkiye'nin 30-40 vilayetinde birden dava açılırdı ve sizin bu davalarla baş etme şansınız yoktu" diye konuştu.

Çiçek, örgütün işleyiş ve para kazanma yöntemlerine dairse şu yorumu yaptı:

"Parasal gücünüz varsa ve bir projeyseniz her şeyi bulursunuz. Para ile ilgili çok farklı yaklaşımlar söz konusu. Zengin çocuklarından aldığıyla ilgili iddialar var. Dış yardımlarla aldığı iddiaları da var. Harun Yahya ismiyle oluşan kitapların satışının birilerine zimmetlendiği ve oradan alındığıyla ilgili iddialar var.

Ama basına yansıyan iddialar doğruysa, karşımızda 100 milyonlarca dolardan bahsedilen bir yapı var. MASAK bunların hepsini çıkarır ama operasyonla birlikte, özellikle şirketlere kayyum atanması ekonomik boyutunun çok büyük olduğunu gösteriyor."

Tarikat ve cemaatlere yönelik olası operasyonların haberini de şu sözlerle verdi Çiçek:

"Bu noktada iki şey söyleniyor. Islah edilebilir olanları varsa ıslah edelim. Çünkü sonuç itibariyle bunların mensupları var. Bir şeyi kapatmakla, yeraltına itmekle onu bitiremiyorsunuz. Ama ajanlık faaliyeti içine girmiş olan, milli güvenliği tehdit eden, dini bozma noktasında toplumun kılcal damarlarına kadar gitmiş olup bunu ve ticareti kullananlar varsa, bunlardan bir karar verme süreci istenecek. Nedir? Büyük bir ihtimalle ya tasfiyeleri ya küçülmeleri ya da asli unsurlarına dönmeleri istenecek.

Ben bu operasyonların devam edeceğini düşünüyorum çünkü bunlar toplumu etkileyen, toplumda gerginlik çıkarabilen, din adına hareket edip, farklı şeyleri öne çıkarabilen yapılar. Bu ülke, Çorum'u, Sivas'ı, FETÖ'yü gördü. Sistem bunlara "Dur" iradesini daha hızlı gösterecektir.

Devlet paradigması şu an siyaset, asker, bürokrasi, istihbarat, emniyet, diyanet hepsini kapsadığı yeni bir paradigma. Bu yeni paradigma içinde ben bunun ortak bir akıl olduğunu düşünüyorum. Ve bu ortak akıl neticesinde devletin milli güvenliğini tehdit edecek olan bütün yapıların pasifize edilmesi için çok ciddi bir irade olduğunu düşünüyorum. Kısacası bu 15 Temmuz'dan sonra devletin yeni yürüme yolu…"