Wladimir van Wilgenburg
Eki 19 2019

Putin Suriye'de kazanmak için Türkiye'nin Kürt fobisini nasıl kullandı?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kürt fobisini Şam'ın topraklarını üzerinde hakimiyetini yeniden tesis etmesi için başarılı bir şekilde kullandı. Putin'in nihai amacı Türkiye'nin 1998'deki Adana Anlaşması'na yeniden dönmesi ve Şam ile ilişkilerini yeniden tesis etmesini sağlamaktı. 

Suriye iç savaşının başlamasından beri Rusya ve Türkiye farklı tarafları desteklediler; Türkiye Beşar Esad'ın devrilmesi, yerine İslamcı birinin gelmesini istiyordu. Buna karşın Rusya'nın amacı her şeye rağmen onu iktidarda tutmaktı.

Rusya'nın 2015'te Esad'ın yanında savaşa girmesiyle muhalifler için her şey kötüye gitmeye başladı. 

Bu durum Türkiye'nin Aralık 2015'te bir Rus uçağını düşürmesi, Rusya'nın ise buna karşılık Erdoğan ve ailesini IŞİD ile petrol ticareti yapmakla suçlamasını beraberinde getirdi. 

19 Aralık 2016'da silahlı bir kişi Rusya'nın Türkiye büyükelçisini öldürdü. Daha sonra Türkiye 2016'da Rusya'nın Kürt isyancılara silah desteği vermekle suçladı. 

Haziran 2016'da Erdoğan'ın uçak düşürme olayından dolayı özür dilemesiyle ilişkilerin seyri değişmeye başladı. 

Bu Türkiye'nin bölgedeki kötü eylemlerinden biri konusunda ilk kez özür dilemesiydi. Erdoğan, Almanya'yı Nazi olarak tanımlaması da dahil Batı'dan hiçbir şekilde özür dilemedi. Ayrıca Putin, Temmuz 2016'daki darbe teşebbüsünü de kınadı. 

O tarihten beri Putin başarılı bir şekilde Türkiye'yi kullanarak hem NATO'nun altını oyuyor, hem de Esad üzerindeki dikkatleri dağıtarak Suriye'deki isyanları zayıflatıyor. 

Rusya aynı zamanda Türkiye'nin Avrupa'ya gidecek gaz boru hattı için alternatif bir rota olmasını devre dışı bırakarak gaz piyasasını domine etme planlarını da başarıyla uyguladı. 

Daha da fazlası, Türkiye Rus S-400 füze sistemlerini satın alarak ABD Kongresi ve Pentagon'u kızdırdı. 

Kürtlerle 2015'te başlatılan barış sürecinin başarısızlıkla sonuçlanması ve Suriye Kürtlerinin aynı yıl IŞİD karşıtı mücadelenin ana ortaklardan olmasının bu gruba yasallık kazandırma endişesi Türkiye'de endişeleri artırdı, Rusya ise bu korkudan faydalandı. 

2016'dan beri Rusya, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeybatısındaki operasyonlarına destek veriyor. Buna Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Operasyonları da dahil. 

Rus Lider, Türkiye'nin kuzeydoğudaki Kürtlere saldırması durumunda, Kürtlerin Şam'dan yardım istemeye zorlanabileceğini biliyordu. 

Türkiye 2018'de Kürt yerleşim bölgesi Afrin'e saldırdığında Rusya Kürtlere iki seçim sundu: ya Afrin ve diğer bölgeleri tamamen Esad'ın kontrolüne verin ya da Türklerin gazabına maruz kalın. Kürtler ise direnişi seçti. 

Her ne kadar Kürtler Afrin için daha sonra Suriye hükümetinden sınırlarını koruma talebinde bulundularsa da artık çok geçti. Türkiye'nin Afrin'e yönelik tek taraflı operasyonundan önce aslında Rusya muhalif isyancılara karşı Halep yakınlarında Kürtlere yardım etmiş, bir YPG komutanı 2017'de Moskova'da ödül almıştı. Bir ay sonra Rusya Afrin'den çekildi, Kürtler ihanete uğradıklarını düşündü. 

Türkiye'nin Kürtlere yönelik operasyonu, onların Halep, Şam ve İdlib'de Suriye hükümetine karşı savaşında insan gücünü sabote etti. Ayrıca bu durum Türkiye'yi Esed ve Rusya'dan çok ABD'ye karşı harekete geçirdi. Türkiye, desteklediği isyancıları Esad'ın yerine Kürtlere karşı kullandı. Türkiye'nin İdlib'de kurduğu gözlem istasyonları Esad'ın ilerleyişini durdurmadı. 

Her şeyden önemlisi Türkiye İdlib'i değil, sadece Afrin'deki Kürtleri ortadan kaldırdı. Türkiye ayrıca Esad'a karşı yenilgiye uğrayan isyancıları tahliye etme işini de üzerine aldı. Türkiye, Esad'ın faydasına olan Rusya destekli Astana sürecinin içinde yer aldı.  

Bundan dolayı bazı Kürtler Türkiye'nin El Bab'a karşı Halep'i, Doğu Guta'ya karşı da Afrin'i sattığını belirtiyor. Guta halkı Afrin'e yerleştirildi. 

Rusya ayrıca Trump'ın izolasyoncu politikalarından da faydalandı. Trump'ın 2018'de askerlerini çekeceğini açıklamasından sonra Kürtler hemen Şam ve Moskova'ya ulaştı. Fakat Şam anlaşmak istemedi. Ne zaman ki ABD birliklerini tamamen çekti, Şam ve Moskova Türk-Kürt çatışmasının patlak vermesini bekledi. 

Yeni Rus-Türk ilişki şekli NATO ittifakı ve ABD-Türkiye ilişkilerinin de altını oydu. Şimdi Avrupa ülkeleri Türkiye'ye yönelik silah ambargosu uyguluyor ve Türkiye'nin NATO nezdindeki şöhreti büyük bir hasar gördü. ABD de Türkiye'ye karşı zayıf bir ambargo uyguluyor. 

ABD'nin çekilmesiyle Rusya Suriye'nin geleceğine karar verecek tek ana güç olarak kaldı. Tabi ki Türk-ABD ateşkes anlaşması başka sonuçlar doğurmazsa. Rus Lider, Suriye'deki tüm yabancı güçlerin çekilmesi için çalışacağını da söyledi. 

Sonuç olarak Rusya, Suriye'de kartlarını çok iyi oynadı. 

© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.