RTÜK Başkanı Şahin: 'Halk Bankası’ndan da maaş alıyorum, bu da yasal ve etik'

AKP’lilerin birden fazla yerden maaş almasıyla ilgili tartışmalar devam ederken, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, aldığı farklı maaşları savundu. Şahin, "RTÜK Başkanlığı dışında Halk Bankası Yönetim Kurulu üyeliğimden dolayı maaş alıyorum. Bu da yasal ve etiktir” dedi. 

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, RTÜK dışında sadece Halkbank'tan maaş aldığını ve bunun etik olduğunu söyledi. Şahin, "Bu belediyelerde de diğer devlet kurumlarında da böyle. Çok uçuk rakamlar aldığımı söyleyenler oldu, kesinlikle doğru değil. Bu bana karşı yıpratma operasyonunun parçası. RTÜK üyeleriyle aynı miktarda maaş aldığımı söylemek istiyorum" dedi.

Sabah gazetesine Şahin, şöyle dedi: 

"Görevimi tarafsız ve özgürlükçü bir anlayışla yürütüyorum. Benim de bir siyasi görüşüm, kırmızı çizgilerim var ama tarafsız davrandığımı düşünüyorum. Net bir tavrımız var. Kurallara uymayıp ceza alan bir kesim medya beni hedef gösteriyor. Mesela, bir haber kanalına verdiğim cezadan dolayı günlerce dezenformasyona maruz kaldım. Kurul tarafından aldığımız karardan dolayı da günlerce hedef gösterildim. Denetlediğimiz kanalda hakkımda yapılan haksız ithamlara cevap vermek zorunda kaldım. Orada yapılan yayınlardan dolayı da sosyal medyada linç edildim. Büyük haksızlık yapıldı bana."

Türkiye’nin Avrupa'ya göre çok daha özgürlükçü düzenlemelere sahip olduğunu iddia eden Şahin, şu iddialarda bulundu: 

"Avrupa bizden çok daha fazla yasaklayıcı politikalar izliyor. Ülkemizin değerini bilelim. Bazı dizilerdeki karakterler konusunda uyardığımız için dezenformasyon yapılıyor. Eşcinsellik bizim ahlaki yapımıza aykırı. Eşcinselliği çocuklarımıza özendirmeye çalışan dizileri tasvip etmemiz mümkün değil. Sadece eşcinsellik de değil, şiddet içeren, milli ve manevi değerlerimizi hedef alan yapımlara göz yumamayız. Ülkemize, devlet başkanımıza, bayrağımıza, dinimize hakaret eden yapımların yayınlanmasına izin veremeyiz. 

RTÜK'te yaptığım yenilikler, uygulamalar ve yönetim tarzımdan dolayı hedef gösteriliyorum. Çok önemli uygulamalara imza attık. Görevimi yerine getirdiğim için hakarete uğruyorum ve tehdit ediliyorum. Toplumu yanlış yönlendiren haberler yapılmasına, toplumun ahlaki değerlerini olumsuz etkileyecek dizilere karşı geldiğim için bir kesim tarafından hedefe kondum. Muhalefet televizyonda sınırsız biçimde muhalefet yapmak istiyor. Bunun bir sınırı var, aşamazsın. Mesela, haber sunucusu ama siyasi aktör gibi davranıyor. Yorum yaparak, taraflı biçimde sunuyor haberi ya da hakaret ediyorlar siyaset programlarında. Olmaz. Ceza verince de hakaret ediyorlar. Örneğin, CHP Grup Başkanvekili bana hakaretler etti, dava açtım. Bir diğer CHP milletvekili Tuncay Özkan da iftira atan paylaşımlarda bulundu hakkımda. Beni yıpratmak istiyorlar ama ben buradayım ve yılmayacağım, vicdanım rahat. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmamız lazım. Daha çok çocuklarımızı korumamız lazım. Kadına yönelik ve toplumsal şiddeti önleyebilmek için yapacak daha çok şeyim var."