Soru-Cevap: Kadın örgütleri Cumartesi Anneleri'nin yanında olacak mı?

1990'lı yıllarda kolluk kuvvetlerinin gözaltısındayken kaybedilen çocukları için her haftanın Cumartesi günü Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemi düzenleyen Cumartesi Anneleri, 25 Ağustos'taki barışçıl eylemleri sırasında, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun emriyle polis şiddetine maruz kaldı.

Yerlerde sürüklenen anneler ve onlara destek verenlere yönelen plastik mermili, biber gazlı müdahalenin ardından yükselen tepkilere karşılık, Soylu, "Anneliğin teröre alet edilmesi ve istismar edilmesine, bir kandırmacaya son verdik" deyiverdi.

Böylesi barışçıl bir eyleme yönelen hem fiziki hem söylemsel şiddetin ardından da, Galasaray Lisesi'nin önünün annelere kapatıldığı açıklandı.

Kendisi de bir Kürt olan AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Soylu'yu savunduğu açıklamasında kararın, 'annelere karşı bur tutum olmadığını, terör gruplarının burayı bir eylem alanına dönüştürmesine karşı' olduğunu iddia etti.

Ahval, demokratik bir hak olan toplantı ve gösteri özgürlüğünün kısıtlandığı ve muhalefetin nasıl nasıl bir tavır alacaklarının merak konusu olduğu bu ortamda, belli başlı kadın sivil toplum kuruluşları (STK) ve örgütlerinin temsilcilerine şu soruyu sordu: 

AKP hükümeti, devletten kayıp çocuklarının bulunması, naaşlarının tespit ve teslim edilmesi talebinde bulunan Cumartesi Anneleri’nin oturma eylemini içişleri bakanı aracılığıyla yasakladı ve bazılarını gözaltına aldı. Pasif eylem bir demokratik hak ise, bir kadın (ve belki de anne ve anneanne ) olarak, ana muhalefet milletvekili sıfatıyla bu cumartesiden itibaren Cumartesi Anneleri’nin eylemine yerinde katılacak mısınız? Katılmayacaksanız gerekçelerini açıklar mısınız?

İşte cevaplar:

 

Kadın Meclisleri Temsilcisi Fidan Ataselim: kadın meclisleri

 

 

Cumartesi anneleri en karanlık dönemin en ilkel yok etmelerinde çocukları kaybedilen ve çocuklarının akıbetini, o en haklı soruyu soran annelerdir. 

Soylu'nun açıklamasına bir de bu gözle bakalım. Bu durumda anneliği kim istismar ediyor cevabı açıktır. 

Meclis raporlarındaki “gözaltında kayıp”  kayıtları arşivlerdedir, tüm toplumun hafızasındadır. 

Bu yüzden devletin bir dönem kabul ettiği şeyi şu anda başka şekilde lanse edilmesi kabul edilemez. 

Gerçek bir tanedir. Faili meçhullere, gözaltında kayıplara, beyaz toroslara geri dönülmemesi için, demokrasi mücadelesi için Cumartesi Annelerinin 700’ü aşkın haftadır failleri titreten haklı ve meşru eyleminin yanındayım.

 

kadın dernekleriTürkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü:

 

 

Cumartesi anneleri ile ilgili olarak geçtiğimiz günlerde yapılan yasaklama, gözaltına alma ve sonrasında bu yapılanları savunma adına İçişleri Bakanı Sn. Soylunun yaptığı konuşmada kullandığı paçoz kelimesi tarafımızca da doğru bulunamamıştır.

Bir kadın ve anne olarak 700 haftadır süregelen pasif ama hukuk arayışı çabasının kamuoyunca bilinen Berfo anası ayni iktidarın Cumhurbaşkanı tarafından kabul görmüş ve soruna mesai yapılmış iken ve bu sorunun çözümü adına sözler verilmişken alınan tavır ben istediğim zaman istediğim gibi yada isime geldiği gibi davranırım manasına gelmiştir.

Demokrasinin olmayışı ve askeri sivil vesayetten son derece sık rahatsızlıklarını dile getirenlerin bugün o günlerde bile yaşanmayan 80’lik ninenin yerlerde sürüklenmesinden bugün rahatsızlık duyulmuyor olması demokrasideki deliklerin kapanmamış olmasını gösteriyor.

Bu hafta yurtdışında olacağım. Ancak bir başka cumartesinde bende bu hukuksuzluğa karşı durmak adına onlara yapılmış eylemin karşısında olduğum için orada olacağım .Bu annelerin talebinin net anlaşılması ve anlaması gerekenlere anlatılması hepimizin boynunun borcudur.

 

kadın örgütleriEşitlik, Adalet, Kadın Zirvesi-Platform Koordinatörü ve Sözcüsü Gülseren Onanç:

 

 

Ben anne değilim, ama Cumartesi annelerinin sivil itaatsizlik eylemine, dirayetlerine büyük saygı duyuyorum. Onlar bana umut veriyor. 700 haftadır süren eylemlerine polis müdahalesini haksız ve hukuksuz buluyorum. 

1 Eylül’deki eylemlerine katılacağım.

 

kadın partisiKadın Partisi Genel Başkanı Benal Yazgan:

 

Şu anda İstanbul dışındayım o nedenle katılamayacağım. Ama başından beri anneleri desteklediğimizi belirtmek isteriz. Onlar birer anne anayasal hakları kapsamında çocuklarını, kardeşlerini ve yakınlarını aramakta özgürler.

Bu insanlar burada ilk defa oturmuyorlar. Kaldı ki bu annelere Cumhurbaşkanın verdiği sözler var. 80 yaşındaki kadınlara bu müdahaleyi bu hırpalamayı insan anlamıyor. Kadına yönelik şiddetin giderek arttığı şu günlerde kadına ve anneye kalkan bu eli şiddetle kınıyoruz. 

Polisin tavrı kadına yönelik şiddetin bir örneğidir. Kadınlar bunları unutmaz, herkes bilsin ki kadınlar mücadeleden asla vazgeçmeyecek. Orada oturmak en doğal haklarıdır. Hükümetin birinci görevi bu kayıpların akıbetini açıklamaktır. Şiddetle kınıyoruz.

 

kadın örgütüKadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Başkanı Gülsüm Kav:

 

 

Cumartesi anneleri eylemi kadınları ilgilendirir çünkü kurucu özneleri kadınlardır ve maalesef kayıplar içinde on dokuz kadın da vardır. Ancak sadece bu nedenlerle değil, yerden göğe kadar haklı ve meşru bir eylem olduğu için, Türkiye’de şiddetin en ağır biçimlerinden olan gözaltında kayıp ve faili meçhullere son vermek ve iyi bir gelecek isteyen herkesin; tüm kadın ve erkeklerin katılması gereken bir eylemdir. 

Ben kendi adıma orada olacağım. Platformumuz kurumsal olarak çağrı yapmamakla birlikte bireysel katılıma açıktır. 

Katılmak isteyen arkadaşlarımızla orada olacağız.

 

mor dayanışmaMor Dayanışma Sözcüsü-Gamze Özkök:

 

 

Cumartesi Anneleri'nin 700. hafta oturma eyleminin önce yasaklanması ve ardından yaşanan polis saldırısını kabul etmiyoruz.

Cumartesi Anneleri'nin 700 haftadır devam eden eylemleri, insan hakları ödüllerine layık görülen, uluslararası arenada kamuoyu oluşturulan, uluslararası dayanışma ve destek eylemleriyle dünyanın her tarafından desteklenen bir tavır.

Boyun eğmeyi kabul etmeyip, mutlak bir sessizliği yırtan ve de bunu örgütlülüğe dönüştüren Cumartesi Anneleri, kayıp yakınları ve onlarla dayanışan insanların kaybolan çocuklarına, sevdiklerine bir kez daha can verebilmek, yaşam verebilmek için birlik olunmuş bir harekettir.

İktidarın her gün yeniden dillendirdiği kadın düşmanı söylemleriyle, yaratmaya çalıştığı kadın algısını yırtan Cumartesi Anneleri'ne saldırması çok da tesadüfi değil. Cumartesi Anneleri, kadınları tasfiye edilmeye etmeye çalıştıkları kamusal alanları, 700 haftadır durmadan ve yılmadan aynı dirençle kullanıyor, alev saçan gözlerle en sert söylemleri haykırıp, yerlerde sürüklenmeye bana mısın demiyorlar. 

Kadınlar olarak öncelikle bu cesareti selamlıyoruz. 

Ve daha önce olduğumuz gibi 701. haftada da her türlü yasaklamalara ve saldırılara karşı, Cumartesi Anneleri'yle birlikte Galatasaray Meydanı'nda buluşuyoruz.

 

kadın örgütleriUçan Süpürge- Halime Güner:

 

 

Bu eylemi hep destekledik, zaman zaman İstanbul’da olduğumuzda katıldık. Bu durum hepimizi çok yaraladı .Eylem kesintisiz sürmeli .Uçan Süpürge Ankara’da. Bu nedenle bu hafta sonu ekibimizden giden olmayabilir.


Eşitlik İzleme Kadın Grubu: 

Cevap vermedi.

Türk Kadınlar Birliği: 

Cevap vermedi.

Türkiye Üniversiteli Kadınlar Derneği: 

Cevap vermedi.

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.