Eki 11 2019

Trump için 2. Dünya Savaşı'ndan bir ders: Türkiye, Nazilerle aynı yataktaydı

"2. Dünya Savaşı sırasındaki Normandiya Çıkarması sırasında bize yardım etmediler" diyerek Türkiye'ye karşı Kürtleri satan ABD Başkanı Donald Trump'a Daily Beast gazetesin ilginç bir yazıyla cevap verdi. 

Michael Daly imzasıyla yayınlanan yazının girişinde, "Kürtler bize Normandiya'da yardım etmedi diyen Trump, Türkiye'nin müttefiklere verdiği zararı ya bilmiyor, ya da önemsemiyor" ifadeleri kullanılıyor. 

Daly'nin yazısı şu şekilde:

Toplama kamplarındaki altın dolguları eriten Naziler için en iyi müşteri tarafsızlığını ilan eden Türkiye idi. Buna karşılık Türkiye de silah yapımı ve savaşı devam ettirmesi için krom cevheri satıyordu. 

Fakat 2. Dünya Savaşı'na konuyu götürerek Kürtleri ezmek için Türkiye'ye yaktığı yeşil ışığı haklı çıkarma çabası içindeki Trump böyle kahrolası bir gerçeği gözardı ediyor. 

O, "Kürtler bize Normandiya'da yardım etmedi" deyip duruyor. Fakat unutma ki, günümüzdeki Kürtler binlerce kayıp vererek IŞİD'e karşı mücadelemize en etkili desteği verdiler. 

Ve yine unutma ki 1944 yılındaki Kürtler yaklaşık yarım düzine ülke arasında dağıtılmıştı ve bize yardım edecek pozisyonda da değillerdi. 

Türkiye ise 2. Dünya Savaşı başladığında Müttefiklere yardım etme taahhüdünde bulundu, ancak hemen sonra Nazilerin kazanacağını düşünerek saf değiştirdi. 

Bankacılık ve Mali Hizmetler Komitesi'nin 1998 tarihli Soykırım tazmin raporunda şu ifadeler kullanılıyor: 

Türkiye Ekim 1939'da Britanya ve Fransa ile askeri ittifak anlaşması imzaladı, Haziran 1940'ta ise Fransa'nın düşmesi ile birlikte 'savaşta olmama' durumunu ilan etti. Nazilerin 1941 ilkbaharında Balkanları işgal etmesi üzerine ise aktif tarafsızlığını duyururken, aynı yılın haziran ayında ise Alman Türk Dostluk Anlaşması'nı imzaladı. 

Alman Cephaneler bakanı Albert Speer'in 1943 tarihli raporunda ise şu ifadeler geçiyor: Türkiye'nin Almanya'ya krom ihracatı durursa en fzla 10 aylık silah üretim kapasitemiz bulunuyor.

Bu arada Almanlar ise lanetli külçeleri Türkiye'ye satıyordu. 

Raporun devamında şu ifadeler geçiyor: İstanbul'da şubeleri bulunan iki Alman bankası Deutsche Bank ve Dresdner Bank, Reichsbank tarafından tedarik edilen altınları serbest piyasada yüksek fiyatlara satma avantajı elderken, karşılığını da İsviçre Frangı başta olmak üzere yabancı para birimi olarak alıyordu. Reichsbank'ın elde ettiği bazı altınlar ünlü SS subayı Bruno Melmer'in hesabından geliyordu. SS tarafından kullanılan Melmer'in hesabına toplama kampları ve ölüm merkezlerindeki kurbanlardan çalınan altın, para, demir ve diş dolguları yatırılıyordu. 

Reichsbank Almanya'nın merkezi mali kurumuydu. 

Kürtleri kendi bağımsız devletleri olmamasına rağmen Normandiya'da kendilerine yardım etmedikleri için suçlayan Trump, Deutsch Bank'ın Nazi geçmişi ya da Türkiye'nin Nisan 1944'a kadar Nazilere krom sattığı ile ilgili hiçbir şey söylemiyor. Türkiye, Ağustos 1944'teki Normandiya Çıkarması ve akabinde Nazilerin yenileceğini görünce nihayetinde yine bizim tarafımıza geçti. 

Amerikan güçleri Normandiya'dan Almanya'nın içlerine doğru giderken, Deutsche Bank'ın kurbanlardan çalınan 998 kilogram sattığına dair  defterleri de elde ettiler. 

Rapora göre 2. Dünya Savaşı esnasında ve sonrasında Türkiye'nin aldığı diğer Alman altın külçeleri ve paralar da dönemin Alman Dışişleri Bakanı Joachim Ribbentrop'un Reichsbank'taki hesabında bulunuyordu. Bu hesaptaki altınlar ise Avrupa'nın farklı ülkelerinden yağmalanmıştı. 

Savaşın sonunda ise Türkiye Nazilere krom satmamak dışında Müttefiklere başkaca da hiçbir yardımda bulunmadı. Türkiye yine de Almanya ile savaşta bulunduğundan dolayı o dönemde Nazilerden elde edilen varlıkları geri iade etmek bir durumunun olmayacağını belirtiyor. 

Raporda şu ilginç ifadeler bulunuyor: '11 saatlik müttefikimiz Türkiye, çalıntı altınları da, karşılığı olan paraları da geri vermedi.'

Türkiye aynı zamanda Nazilere sattığı kromdan elde ettiği paraları da tutuyor. Rapora göre Türkiye ancak ABD Başkanı Roosevelt'in İstanbul'u 'ekonomik savaş' tehdidi sonrası krom satışını durdurdu. 

Şimdi başkanımız Trump da bu hafta benzer bir tehditte bulundu. Trump'ın twitinde şu ifadeler bulunuyor: Daha önce de söylediğim gibi, sadece tekrarlıyorum, eğer Türkiye benim büyük ve benzersiz bilgeliğimle sınırı aşmak olarak değerlendirdiğim bir şeyi yaparsa, Türkiye'nin ekonomisini tamamen yok edeceğim.

İki tehdit arasındaki büyük fark ise Trump'ın tehdidinin herhangi bir etkisinin olmaması.