'Ülkeyi kurtaracak ortak akıl CHP, İYİP, SP, Babacan ve HDP'de var mı?'

Bir yanda iktidarı bırakmamak için büyük uğraş veren bir AKP, diğer yanda muhalifler. 

Bu muhalifler, HDP'den, İYİ Parti'ye ve Ali Babacan'a kadar geniş bir yelpazeyi içeriyor. Peki başarılı olma ve AKP-MHP ittifakını seçimlerde yerinden etme ihtimalleri ne?

Gazeteduvar yazarı Aydın Selcen, bir yanda S-400 sevkiyatı sürerken öte yanda Fırat'ın doğusuna askeri müdahale yığınağının sürdüğünü hatırlattı. 

"Ne yapmak, nereye varmak istemek' diye soracak olsam alacağım yanıt 'alamazsın dediniz aldık, giremezsin dediniz girdik' düzeyinde kalacak, biliyorum" eleştirisi getiren Selcen, "Fırat’ın Doğusu kısmına gelince, anlaşıldığı kadarıyla yapılan yığınak Akçakale üzerinden Tel Abyad’a girmeye yönelik. Amaçlanan, “Zagroslardan Amanoslara uzanan” muhayyel Kürt/terör (Kürtle terör aynı şey değil mi?) koridoruna son bir gedik daha açıp, rahata ermek. Tabiatıyla, benim yaptığım, oturduğum koltuktan teknik direktörlük. Benimki öyle de, gerçekten askeri yığınağın yoğunluğunda belirgin bir artış varsa, günümüz dünyasında bunun müttefik ve hasımlarca bilinmemesi olanağı yok. Hoş, müttefik kim, hasım hangisi orası da artık epeyce karışık" yorumunu yaptı.

Doğu Akdeniz'de de işlerin yolunda gitmediğini ise, Selcen şu satırlarla anlattı:

"Doğu Akdeniz’e evelallah bayrağı diktik. KKTC’de hükümet değiştirtildi, daha ileri gidip topyekün ilhaktan söz edenler çıktı, BMGK’nın 550 (1984) sayılı (ABD’nin çekimser oy verdiği) kararıyla iskâna kapatılan Maraş’ın (Varoşa) açılması gündemde. Avrupa Birliği de havanda su dövme kabilinden bazı yaptırımları görüşüyor. Kahire, Tel Aviv ve Şam’la ilişki yok. Libya’ya silah sevkiyatına hız verildi. Hafter Trablus, Esat Idlip önlerinde sayemizde durduruldu."

Selcen, böylesi bir dış politika tablosunda, muhalefet güçlerinin ne yapabileceğini sorguladı:

"Daimi OHAL, daimi seferberlik, sürekli darbe (“coup permanent”): Bu sarmaldan ülkeyi kurtaracak ortak akıl CHP, İYİP, SP, “BabacanP.” ve HDP’de var mı? Muhalefet “barış daima”, “yaşamak esastır” diyebilecek mi? Maksat, üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi, ısrarla ve çekinmeden sorulması gereken soru bence bu."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz