Ağu 19 2019

Yargıtay ile Cumhurbaşkanlığı'nın ortak paydası müteahhit

Türkiye'nin gündeminde 2 Eylül'de Cumhurbaşkanlığı Saray'ında gerçekleştirilecek Adli Yıl Açılış törenine katılmayı reddeden 40'tan fazla baro var. 

Barolar, Yargıtay tarafından yapılan daveti, yürütmenin yani Cumhurbaşkanlığı'nın gözetimi altında yapılacak bir adli yıl açılışının yargı bağımsızlığına zarar vereceği gerekçesiyle geri çevirirken, Yargıtay da barolara, "Katılmalarını biz de arzu ederdik ama ifade ettikleri şeyler son derece çirkin söylemler. Yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ve yargının siyasallaşması noktasında ifadelerinin geçerliliği yoktur. Türkiye'de yargı bağımsızdır" tepkisini göstermişti.

Sözcü Gazetesi yazarı Çiğdem Toker ise, Cumhurbaşkanlığı binası ile Yargıtay'ın yapımı süren yeni binasını inşa eden müteahhit firmanın aynı olduğunu yazdı.

Toker, Yargıtay'ın toplantı salonunun böylesi bir adli yıl açılış töreni için küçük olduğunu teyit etmekle birlikte, bunun çözümünün töreni Saray'da yapmak olmadığına dikkat çekti.

Müteahhit firma bağı ile ilgili de, Toker şu bilgileri verdi:

"Baroları, tören sanki kendi salonunda yapılacak gibi davet eden Yargıtay ile Cumhurbaşkanlığı'nı aynı ortak paydada buluşturan ilginç ayrıntıyı hatırlatarak bitirelim: Yargıtay'ın yapımı süren yeni binası ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı (21/b ile) yapan müteahhit firma aynı: REC Uluslararası İnşaat ve Yatırım."

Yazının Hazine borçlanması ile ilgili bölümünde ise, Toker, Hazine'nin ikinci bir ek borçlanmaya gitme ihtimalinin bulunduğunu bunun için de Meclis'i toplantıya çağırıp ek borçlanma yetkisi alması gerektiğini hatırlattı. 

Toker, bu konudaki 'garip' durumu ise şu satırlarla özetledi:

"Hazine, yılın ilk yedi ayında 98 milyar TL net borç aldı. Oysa yasal borçlanma limiti 78.7 milyar TL'ydi. (Bütçe açık tahmini kadar.) Kanun, Hazine'ye şu imkanı tanıyor: Eğer bütçe açığı tahminlerin üzerine çıkar da borçlanma yetmezse, iki kez yüzde 5'lik ek hak veriyor. İlki otomatik. Ama ikinci için Cumhurbaşkanı kararı gerekiyor. İlk yüzde 5'lik hakka göre Hazine 82.6 milyar TL'ye kadar borçlanabiliyor. Borçlanma 98 milyar TL'ye ulaştığına göre, limit 11 milyar TL aşılmış. İkinci ek borç için karar var mı? Yok. Bu hesapları bizim için yapan eski Hazine Müsteşar Yardımcısı Hakan Özyıldız'ın önerisi şu: 

"Geç kalınmakla beraber, yapılması gereken, acilen TBMM'yi toplantıya çağırıp ek borçlanma yetkisi almak. Aksi halde bir yandan Yüce Meclis'in ‘bütçe hakkı' yok edilirken, diğer yandan yasaya karşı işlem yapanların yasal sorumlulukları olacaktır."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz