May 22 2018

Yeniçag yazarı: Ankara'da sorun sanıldığından büyük

Ankara, 20 Mayıs'ta yağan yaz yağmuruna teslim oldu ve kent 15 dakika içinde sular altında kaldı. 

Rögar kapaklarından çevreye yayılan lağım suları, alt geçitlerde sıkışıp kalan araçlar başkenti tam anlamıyla doğal afete maruz kalmış bir kente çevirdi.

Yeniçağ Gazetesi köşe yazarı Ahmet Takan, ironik bir dille kaleme aldığı eleştiri yazısında, Ankara'da deniz olmamasına rağmen, yağmurun neden olduğu baskınlar nedeniyle kentin önemli arterlerinin sular altında kaldığını hatırlattı. 

"AKP'li Melih Gökçek'in Ankara'ya getirip miras bıraktığı denizden haberiniz yok mu?.. O zaman, önceki gün (Pazar) başkentte yapılan plaj voleybolu turnuvasının görüntülerine internetten bir zahmet bakıverin... O görüntülerden size koku gelmiyor değil mi ?.. Pis lağım kokusu.." diye yazan Takan, başkentin alt yapısının iflas ettiğini aktardı.

Ankara'nın mevcut altyapısı sistemiyle ilgili, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ile konuştuğunu belirten Takan, o görüşmeye dair şu satırları kaleme aldı:

"Her yer betonlaştı. Kentsel politikalarda Ankara'nın çok önemli bir alt yapı sorunu var. Ankara'da kanalizasyon sistemi alt yapısı ayrık sistem değil bir çok bölgede. Yani temiz su ile kanalizasyon ayrı ayrı toplanmıyor, yani yağmur suyu ile kar suyu da kanalizasyona katılıyor bir çok yerde. Dolayısıyla alt yapı buna uygun olarak şekillenmediği için de zaten betonlaşmış su gidecek yer bulamıyor ve dolayısıyla sistem de ayrık değil. Özellikle kent merkezlerinin olduğu noktalarda bir anda kanalizasyonla birleşerek aslında olay patlıyor merkezlerde.

Ankara'da 'sarı su' diyorlar Akay Kavşağı'nın olduğu yerde. O sarı suyun muhtemelen kanalizasyon suyu olduğu herkes tarafından biliniyor. Bu ilerleyen süreçlerde bir de yoğun kentleşme, yoğun nüfus artışı bunların hepsi plansız oluyor. Bu plansızlıkla birlikte aslında altyapı bunu kaldıramıyor. Biz bunu defalarca kez söyledik. Etlik Şehir Hastanesi, Bilkent Şehir Hastanesi ile birlikte tamamıyla bütün sistemi, hastane sistemini Bilkent'e topladılar. Orasının altyapısı kanalizasyon sistemi kaldırmayacak diyoruz. Çünkü biliyorsunuz kanalizasyon patladı orasının çok büyük sorunu var.

Şimdi siz, 1 buçuk milyon metrekarelik bir alan sürekli sirküle olan Ankara'nın bütün hasta yoğunluğunun büyük bir bölümünü oraya taşıyan bir sistem kurduğunuzda altyapı kaldırmayacak orayı da ve orası da betonlaştığı için kanalizasyon basacak Ankara'yı diyoruz. Ve bunların hepsi aslında kentleşme politikalarının bilimsel planlama ve şehircilik esaslarına aykırı uygulanmasından kaynaklı. Bütün o yağmurda, bütün yolların, alanların su basmasının nedeni sonuçta dere yatağında yol bulmaya çalışıyor su kendisine. Birlik Mahallesi'nde Büyükesat Vadisini tamamen yapılaşmaya açtılar, dolgu alanlarını ve vadinin tabanına yol yaptılar. Önceki gün, vadinin tabanındaki yol, dere yatağı gitti bütün çakılları taşları toplamış yolun tam ortasına koymuş ve yol kapalıydı, kullanılamıyordu.

Candan'ın, Tunalı Hilmi'de, Kavaklıdere'de bütün derelerin, coğrafyanın doğallığını bozdukları, topografyayı değiştirdikleri ve heyelan bölgesi olan İmrahor Vadisi'ne Simpaş gibi büyük bir toplu konut alanı kondurdukları eleştirilerine dikkat çeken Takan, Candan'ın Ankara'nın bozulan doğal yapısına ilişkin tespitlerini paylaşmayı sürdürdü:

"Ankara ve İmrahor Vadisi de taşkın önleme bölgesi olarak belirlenmiş hatta tam Türközü'nün çıktığı yerde DSİ'nin kapanları var.

Buralarda sel felaketlerinin önlenmesi için. En son DSİ'nin binasının olduğu, aslında tam da o sel afet durumlarında müdahale edilebilecek alanın olduğu yerde şu anda DSİ taşınmış durumda Söğüt İnşaat orada alışveriş merkezi yapıyor bir anda. En önemli müdahale edilebilecek sel durumlarında hem Mamak, hem Seyranbağları hem Türközü ve İmrahor Vadisi ile bağlantılı çok stratejik noktada bulunan DSİ'nin taşkın önleme binasının alanı Söğüt İnşaat'a verilmiş durumda ve AVM yapıyor.

Bütün bunlara baktığınızda rant ekonomisi üzerinden yürüyen bir kentleşme ve kamu kaynaklarının da Ankapark gibi israf parkı, Gökkuşağı gibi Demir Kafes gibi Giriş Kapıları gibi gerçekten israf edilen projelere harcanması ile birlikte fantezi projeleri alt yapıya herhangi bir şey ayrılamamış. Bu bir miktar akıl dışı, bilim dışı bir uygulama olarak görülüyor.."

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ankarayi-b-k-goturuyor-beyler-47515yy.htm