Eyl 10 2018

Yerli otoda 5 'babayiğit' fiyaskosundan sonra şimdi de 'yerli makam aracı' önerisi

Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, yerli makam otomobili üretimine talip olduklarını açıkladı.

Ancak Türkiye'nin ve AKP iktidarının 'yerli otomobil' üretme girişimlerinin sonu pek de parlak olmadı. 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan henüz başbakanken Ocak 2011’de TÜSİAD İstişare Konseyi toplantısında iş dünyasından yüzde 100 yerli otomobil markası geliştirilmesi talebinde bulunmuş, 'babayiğit' aradığını duyurmuştu. 

Aradan geçen yedi yılda TÜBİTAK’ın bünyesinde gerçekleşen bazı çalışmalar dışında çok somut bir adım atılmadı.

Hürriyet Gazetesi, fiyasko ile sonuçlanan girişime dair haberinde, 2016 yılı başında İsveçli Saab’dan 40 milyon Euro’ya satın alınan platformun gündeme geldiğini, TIR’larla getirilen kamuflajlı araçların çok tartışıldığını hatırlattı.

Ancak Erdoğan, yerli oto üretimi fikrinden vazgeçmedi ve bu kez, 2017 yılında bir grup iş adamını Beştepe'de medyanın önüne çıkararak, 'yerli otomobil üretecek beş babayiğit' tanımını kullanmıştı.

Aracın 2019'a hazır olacağı ve 2021'de de piyasaya çıkacağı iddia edilirken, kamuoyuna sürece dair herhangi bir bilgi akışı sağlanmadı. 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın geçtiğimiz günlerde tüm kamu kurum ve kuruluşlarına bir yazı göndererek 14 Eylül'e kadar envanterlerindeki makam aracı sayısını bakanlığına bildirmesini istemesinin ardından, Kibar'dan 'yerli makam aracını biz üretelim' teklifi geldi.

Kamu tasarrufları çerçevesinde istenen envantere göre, kamudaki araç sayısı 115 bin ve yüzde 15'i hem üst segment hem de ithal. 

Hürriyet Gazetesi'nden Emre Özpeynirci'nin haberine göre, Kibar 'talipliği' ile ilgili şu açıklamada bulundu:

"D veya daha üst segment otomobillere verilecek alım garantisi ile Türkiye’de iki veya üç yeni yatırım mümkün olabilir. Kamuda 115 bin otomobil var. Bunların yüzde 15’i üst segment ve hepsi ithal. Eğer üst segment araçlarda 25 bin adetlik bir iç pazar oluşursa Türkiye’de üretim gündeme gelir. Gerekiyorsa alım garantisiyle bu bir müzakere şeklinde de olabilir. Böyle bir durumda Sonata modelimizi Türkiye’de üretebiliriz.

Böylece önemli bir tasarruf sağlanır. Bunun gerçekleşmesi için yerli üreticilerin ürünlerini ön planda tutacak bir vergi sistemi gerekli. Türkiye’deki mevcut üreticilerimizin hepsi zaten üretebilir. Yerli olmayan da buyursun gelsin, burada üretsin. Bizim için bir görev verilirse biz o göreve talibiz. Ülkemize fayda sağlayacak ne gerekiyorsa yaparız.

Elbette şartlar oluşursa bunu devlet yetkilileri ile görüşürüm. Kamu, yerel yönetimler ve benzeri gibi üst düzey makamların kullanımı için son derece uygun olabilir” yorumunu yapan Kibar, “Ülkemizin bir potansiyeli var ve bir parça destek ve teşvikle yeni bir, iki veya üç markanın da yatırım yapmasına olanak sağlanabilir."

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz