Oca 07 2018

Haftanın Panoraması: Diyanet'in 9 yaş fetvası, Erdoğan'ın gazeteciye 'FETÖ' ağzı suçlaması ve ustalara veda

Geçen hafta 2017’ye veda ederken Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Abdullah Gül arasında yaşanan KHK krizi damga vurmuştu gündeme.

Bu hafta da ikilinin arasındaki atışmanın ne seyirde devam edeceğine dair yorumlar sürerken İYİ Parti lideri Meral Akşener’in “Silahlı eğitim kampları kurulduğu” yolundaki iddiası farklı bir tartışmanın kapısını araladı.

Haftanın asıl gündemi belirleyen konu ise, bir süredir ABD’de devam eden, sonunda jürinin nihai kararını açıklayarak Hakan Atilla’yı suçlu bulduğu davaydı.

2018’in ilk haftası gündemin en yoğun olduğu haftalardandı…

Öne çıkan diğer başlıklar ise, İran’da yaşanan protestolar, CHP’li Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ın görevden alınması ve Erdoğan’ın Fransa ziyareti oldu.

KCK’nin kaçırdığını öne sürdüğü MİT elemanlarını kimlikleri ile ifşa edip bir de video yayınlamasına ilişkin haberin, Türkiye medyasında birkaç internet sitesi dışında gazetelerde yer almaması da dikkat çekti.

Yeşilçam’ın usta ismi Münir Özkul ile mimar ve yazar Aydın Boysan’ın vefatları da haftanın üzen haberlerinden.

Öte yandan programı indirmediği hâlde kullanıcısıymış gibi gösterilen ByLock tuzağının ortaya çıkarılmasının ardından tahliyeler geldi peş peşe bu hafta.

Geçen hafta İran’da Meşhed’de başlayan halk protestoları ülkenin neredeyse tamamına yayılarak kitlesel ayaklanmalara dönüştü ve en az 30 kişinin hayatını kaybettiği son gelen bilgiler arasında.

Ekonomik problemleri ve refah düzeyindeki düşüşü gündeme taşıyan ve rejimin baskısından şikâyetçi olan protestocuların hedefinde dini lider Ali Hamaney de vardı…

Artık otoriter rejimlerin ortak özellikleri arasında olan sosyal medyaya erişim engeli İran’da da baş gösterdi. İran hükümeti bu engellemeleri açıklarken “barışı sağlamak adına” gerekçe sunuyordu.

İran, olayların arkasında ABD ve İsrail başta olmak üzere “dış güçler”in olduğunu öne sürerken, Türkiye’de iktidara yakın medya da aynı görüşte yayınlar yaptı.

ABD’de devam eden ve Reza Zarrab’ın tanık olarak ifade verdiği davada yargılanan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla, kendisine yöneltilen 6 suçlamadan 5’inde suçlu bulundu.

Cezanın verileceği tarih 11 Nisan olarak açıklanırken, Halkbank’ın milyarlarca dolarlık para cezası ile karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Davada itirafçı olan Zarrab'a verilecek cezanın açıklanması için henüz bir tarih verilmemiş olması ise “Zarrab savcılığa hala bilgi veriyor” şeklinde yorumlanıyor.

İktidar, davanın siyasi olduğu görüşünde ısrarlı. “Amerika’nın adalet anlayışı buysa dünya yandı” sözleriyle değerlendirdi sonucu Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Öte yandan dava kapsamında hakkında tutuklama kararı çıkartılan ve rüşvet çarkının merkezinde gösterilen eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a özel koruma tahsis edildiği ve akaryakıt harcamalarının tümünün de devlet tarafından karşılandığı ortaya çıktı.

Erdoğan’ın Fransa ziyareti de haftanın en önemli gündem maddelerinden. Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron tarafından Elysee Sarayı’nda resmi törenle karşılanan Erdoğan’a sürpriz, ziyaretten önce Türkiye’yi özgürlükler konusunda eleştiren  Macron’dan geldi. 

Ardından Fransız gazetecinin sorusu, Elysee Sarayı'nda soğuk rüzgâr estirdi. MİT TIR’ları ile Suriye’ye silah gönderildiği iddiasını soran gazeteciye Erdoğan’ın cevabı “FETÖ ağzıyla konuşuyorsun” oldu. Fransız gazetecinin yanıtı ise manidardı: 

“Erdoğan’a Türk meslektaşlarımın soramadığını sormaya çalıştım.”

İkili zirvenin ekonomik boyutunda ise, Fransa'dan 25 adet Airbus satın alma ve milyar dolarlık füze sistemi anlaşmasının imzalanması ile 5 bin 700 ton karkas et ithal edilecek olması vardı.

Siyasetin gündeminde Ataşehir’in ardından İçişleri Bakanlığının CHP’li Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ı görevden uzaklaştırması vardı. FETÖ üyeliği ve yolsuzluğun da aralarında bulunduğu 13 ayrı suçlama yöneltildi Hazinedar’a. CHP lideri “14 belediye başkanımızı alsan da İstanbul'u alacağız” diye çıkışırken, pasif kalmakla eleştirildi.

Kararı veren İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu bu hafta farklı bir konuyla gündeme geldi. “Nerede uyuşturucu satıcısı görürseniz bacağını kırın, suçu da bana atın” diye talimat veriyordu Soylu. Başbakan Yıldırım’ın bile “hukuka saygı” çağrısı yaptığı bu çıkış için CHP suç duyurusunda bulundu. Soylu ise “Ben olayın büyüklüğüne dikkat çekmek için bu ifadeyi kullandım” sözleriyle kendini savundu.

HDP’de ise 1 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan Eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş, bulunduğu şartlardan dolayı aday olmayacağını açıkladı. Bir diğer gelişme de İdris Baluken’in 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmasıydı.

Ekonomi gündeminde, haftanın öne çıkan haberi Ülker’den geldi. Ülker Bisküvi'deki hisselerini İngiltere’de kurduğu Pladis Foods Limited'e sattı Yıldız Holding. 

Şirketin CEO’su Murat Ülker, satışa ilişkin detaylı açıklarken “Bazı iş adamlarının varlıklarını yurt dışına kaçırma gibi gayretlerinin olduğunu duyuyorum” diyen Erdoğan’a mesaj olarak yorumlanan bir cevap verdi. 

“'Mal kaçırma’ vergi cennetlerinde olur. Bir başkası adına yapılır.”

Bunun yanında dış ticarete ilişkin gelen son veriler öne çıkanlardandı ekonomide. Dış ticaret açığı 2017’de yüzde 37.5 artışla 77.1 milyar dolara yükseldi.

Dış basında, son dönemde Almanya ile yumuşama sinyali gösteren ikili ilişkiler ekseninde hükümetin Avrupa’ya mavi boncuk dağıttığı gelişmeler boy gösterdi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Berlin ziyareti öncesi 11 aydır tutuklu bulunan Die Welt muhabiri Deniz Yücel’le ilgili “İddianamenin çıkmaması beni de mutlu etmiyor” mesajı verirken, “Dert etmesin, o da alışır” yanıtı geldi Yücel’den.

Berlin’deki zirvede ise krizi gidermek için uluslararası hukuk ve diplomasi kuralları yerini 'kirli pazarlık'lara bırakan bir açıklama geldi Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriele’den: “Silah ihracatına onay için Deniz Yücel'i bırakın!”

Türkiye’nin imzaladığı ve yeni yıl itibariyle yürürlüğe giren ‘Otomatik Bilgi Transferi’ nedeniyle Avrupa’da 1,5 milyon Türk’ün sosyal yardımlarını kaybetme riskine dair haber de gündemdeydi. Yeni düzenlemeye göre, Türkiye'de mal varlığı olanlar Avrupa'da sosyal yardım alamayacak artık. Hatta 10 yıl geriye dönük fatura çıkarılabilecek.

Dış basının Türkiye’ye bakmayan tarafında Trump gündemdeydi. Önce Kuzey Kore lderi Kim Jong-un’a “Benim nükleer düğmem seninkinden büyük” cevabı vermesi, ardından da akıl sağlığının yerinde olmadığını öne süren kitabı engellemeye çalışmasıyla… Epey dert olmuştu Trump’a bu kitap. Ne ki, Twitter’dan “Ben sadece akıllı değil, bir dâhiyim” yazacaktı…

Diyanet’in “Kız çocukları 9, erkekler 12 yaşında evlenebilir” fetvası da haftanın en çok tartışılan konularının başındaydı. 

Bir anlamda infiale yol açtı bu fetva. Hemen bir düzeltme açıklaması yapan Diyanet, böyle bir fetvanın söz konusu olmadığını belirterek, ilgili siteyi yayından kaldırdı. 

Bu tartışma devam ederken bu kez bir kız imam hatip lisesinden skandal haber geldi. Öğrencisine cinsel istismarda bulunduğunu itiraf eden öğretmen, şeriat mahkemesinde yargılanmak istedi. İfadesinden sonra skandal bir kararla serbest bırakılan A.B. hakkında idari soruşturma başlatıldı ve bir başka okula atandı.

Spor basını, haftayı Cenk Tosun’un Everton’a rekor bir ücretle 27 milyon Euro’ya transfer olmasıyla kapattı. Tebrik edenler arasında Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de vardı; sineğin kanadından yağ çıkartıyordu “Ülkemizin cari açığına olumlu katkılarından dolayı da teşekkür ederim” diyerek…

Ekonomik problemleri ve refah düzeyindeki düşüşü gündeme taşıyan ve rejimin baskısından şikâyetçi olan protestocuların hedefinde dini lider Ali Hamaney de vardı…

Artık otoriter rejimlerin ortak özellikleri arasında olan sosyal medyaya erişim engeli İran’da da baş gösterdi. İran hükümeti bu engellemeleri açıklarken “barışı sağlamak adına” gerekçe sunuyordu.

İran, olayların arkasında ABD ve İsrail başta olmak üzere “dış güçler”in olduğunu öne sürerken, Türkiye’de iktidara yakın medya da aynı görüşte yayınlar yaptı.

ABD’de devam eden ve Reza Zarrab’ın tanık olarak ifade verdiği davada yargılanan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla, kendisine yöneltilen 6 suçlamadan 5’inde suçlu bulundu.

Cezanın verileceği tarih 11 Nisan olarak açıklanırken, Halkbank’ın milyarlarca dolarlık para cezası ile karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Davada itirafçı olan Zarrab'a verilecek cezanın açıklanması için henüz bir tarih verilmemiş olması ise “Zarrab savcılığa hala bilgi veriyor” şeklinde yorumlanıyor.

İktidar, davanın siyasi olduğu görüşünde ısrarlı. “Amerika’nın adalet anlayışı buysa dünya yandı” sözleriyle değerlendirdi sonucu Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Öte yandan dava kapsamında hakkında tutuklama kararı çıkartılan ve rüşvet çarkının merkezinde gösterilen eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a özel koruma tahsis edildiği ve akaryakıt harcamalarının tümünün de devlet tarafından karşılandığı ortaya çıktı.

Erdoğan’ın Fransa ziyareti de haftanın en önemli gündem maddelerinden. Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron tarafından Elysee Sarayı’nda resmi törenle karşılanan Erdoğan’a sürpriz, ziyaretten önce Türkiye’yi özgürlükler konusunda eleştiren  Macron’dan geldi. 

Ardından Fransız gazetecinin sorusu, Elysee Sarayı'nda soğuk rüzgâr estirdi. MİT TIR’ları ile Suriye’ye silah gönderildiği iddiasını soran gazeteciye Erdoğan’ın cevabı “FETÖ ağzıyla konuşuyorsun” oldu. Fransız gazetecinin yanıtı ise manidardı: 

“Erdoğan’a Türk meslektaşlarımın soramadığını sormaya çalıştım.”

İkili zirvenin ekonomik boyutunda ise, Fransa'dan 25 adet Airbus satın alma ve milyar dolarlık füze sistemi anlaşmasının imzalanması ile 5 bin 700 ton karkas et ithal edilecek olması vardı.

Siyasetin gündeminde Ataşehir’in ardından İçişleri Bakanlığının CHP’li Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ı görevden uzaklaştırması vardı. FETÖ üyeliği ve yolsuzluğun da aralarında bulunduğu 13 ayrı suçlama yöneltildi Hazinedar’a. CHP lideri “14 belediye başkanımızı alsan da İstanbul'u alacağız” diye çıkışırken, pasif kalmakla eleştirildi.

Kararı veren İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu bu hafta farklı bir konuyla gündeme geldi. “Nerede uyuşturucu satıcısı görürseniz bacağını kırın, suçu da bana atın” diye talimat veriyordu Soylu.

Başbakan Yıldırım’ın bile “hukuka saygı” çağrısı yaptığı bu çıkış için CHP suç duyurusunda bulundu. Soylu ise “Ben olayın büyüklüğüne dikkat çekmek için bu ifadeyi kullandım” sözleriyle kendini savundu.

HDP’de ise 1 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan Eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş, bulunduğu şartlardan dolayı aday olmayacağını açıkladı. Bir diğer gelişme de İdris Baluken’in 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmasıydı.

Ekonomi gündeminde, haftanın öne çıkan haberi Ülker’den geldi. Ülker Bisküvi'deki hisselerini İngiltere’de kurduğu Pladis Foods Limited'e sattı Yıldız Holding. 

Şirketin CEO’su Murat Ülker, satışa ilişkin detaylı açıklarken “Bazı iş adamlarının varlıklarını yurt dışına kaçırma gibi gayretlerinin olduğunu duyuyorum” diyen Erdoğan’a mesaj olarak yorumlanan bir cevap verdi. 

“'Mal kaçırma’ vergi cennetlerinde olur. Bir başkası adına yapılır.”

Bunun yanında dış ticarete ilişkin gelen son veriler öne çıkanlardandı ekonomide. Dış ticaret açığı 2017’de yüzde 37.5 artışla 77.1 milyar dolara yükseldi.

Dış basında, son dönemde Almanya ile yumuşama sinyali gösteren ikili ilişkiler ekseninde hükümetin Avrupa’ya mavi boncuk dağıttığı gelişmeler boy gösterdi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Berlin ziyareti öncesi 11 aydır tutuklu bulunan Die Welt muhabiri Deniz Yücel’le ilgili “İddianamenin çıkmaması beni de mutlu etmiyor” mesajı verirken, “Dert etmesin, o da alışır” yanıtı geldi Yücel’den.

Berlin’deki zirvede ise krizi gidermek için uluslararası hukuk ve diplomasi kuralları yerini 'kirli pazarlık'lara bırakan bir açıklama geldi Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriele’den: “Silah ihracatına onay için Deniz Yücel'i bırakın!

Türkiye’nin imzaladığı ve yeni yıl itibariyle yürürlüğe giren ‘Otomatik Bilgi Transferi’ nedeniyle Avrupa’da 1,5 milyon Türk’ün sosyal yardımlarını kaybetme riskine dair haber de gündemdeydi. Yeni düzenlemeye göre, Türkiye'de mal varlığı olanlar Avrupa'da sosyal yardım alamayacak artık. Hatta 10 yıl geriye dönük fatura çıkarılabilecek.

Dış basının Türkiye’ye bakmayan tarafında Trump gündemdeydi. Önce Kuzey Kore lderi Kim Jong-un’a “Benim nükleer düğmem seninkinden büyük” cevabı vermesi, ardından da akıl sağlığının yerinde olmadığını öne süren kitabı engellemeye çalışmasıyla…

Epey dert olmuştu Trump’a bu kitap. Ne ki, Twitter’dan “Ben sadece akıllı değil, bir dâhiyim” yazacaktı…

Diyanet’in “Kız çocukları 9, erkekler 12 yaşında evlenebilir” fetvası da haftanın en çok tartışılan konularının başındaydı. 

Bir anlamda infiale yol açtı bu fetva. Hemen bir düzeltme açıklaması yapan Diyanet, böyle bir fetvanın söz konusu olmadığını belirterek, ilgili siteyi yayından kaldırdı. 

Bu tartışma devam ederken bu kez bir kız imam hatip lisesinden skandal haber geldi. Öğrencisine cinsel istismarda bulunduğunu itiraf eden öğretmen, şeriat mahkemesinde yargılanmak istedi. İfadesinden sonra skandal bir kararla serbest bırakılan A.B. hakkında idari soruşturma başlatıldı ve bir başka okula atandı.

Spor basını, haftayı Cenk Tosun’un Everton’a rekor bir ücretle 27 milyon Euro’ya transfer olmasıyla kapattı. Tebrik edenler arasında Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de vardı; sineğin kanadından yağ çıkartıyordu “Ülkemizin cari açığına olumlu katkılarından dolayı da teşekkür ederim” diyerek… 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar