Haz 19 2019

15 Temmuz sonrası devlet görevlileri tarafından kaçırılanlar raporlandı: Akıbetleri belirsiz

Hak İnisiyatifi, 2016 yılı sonrası kamu görevlileri tarafından gerçekleştirilen yasadışı alıkonulmalarla ilgili bir rapor hazırladı.

Rapor, yakınlarının yasadışı bir şekilde alıkonulduğunu iddia eden kişilerle yapılan derinlemesine mülakatlar, konu hakkında meclise verilmiş olan soru önergeleri ve konuyla ilgili dava dosyalarına sunulan iddialar ile açık internet kaynaklarından yararlanılarak kaleme alındı.

2019 yılının Şubat ayından önce toplamda 22 kişinin yasadışı bir şekilde alıkonulduğuna ilişkin iddiaların mevcut olduğu anlaşıldığı belirtilen raporda; Mustafa Özgür Gültekin, Zabit Kişi ve Ayten Öztürk’ün alıkonuldukları süre zarfında kendilerine işkence edildiğine ilişkin, çeşitli yargısal süreçlere yansıyan, kapsamlı ve detaylı anlatıları bulunduğu hatırlatıldı.

2019 yılının Şubat ayından önce yasadışı şekilde alıkonulduğu iddia edilen bu kişilerden birçoğunun güncel durumları hakkında kapsamlı ve doyurucu bilgilere ulaşmanın mümkün olmadığı vurgulandı.

Hak İnisiyatifi; Yasin Ugan, Özgür Kaya, Mustafa Yılmaz ve Salim Zeybek’in birinci dereceden yakınlarıyla, Erkan Irmak’ın eşi Nilüfer Irmak’ın avukatıyla derinlemesine mülakat gerçekleştirdiğini belirterek şu bilgileri verdi:

“Yasin Ugan ve Özgür Kaya’nın sivil giyimli kişiler tarafından herkesin gözü önünde gerçekleştirilen bir operasyonla bulundukları evden, Mustafa Yılmaz’ın işe gitmek üzere yola çıktığı sırada birkaç kişilik bir ekip tarafından evinin önündeyken alıkonuldukları iddia edilmektedir. Salim Zeybek’in eşi Fatma Betül Zeybek ise, eşinin, kendisi ve çocuklarının da yer aldığı bir aracın içindeyken yaşanan bir kovalamacanın ardından silahlı kişiler tarafından alıkonulduğunu, aynı kişilerin kendisini Ankara’daki evine kadar ulaştırdığını ifade etmektedir.”

15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL Sürecinde “Gülen Yapılanması’na yakın olduğu değerlendirilen bazı kişilerin kendilerini devlet görevlileri olarak tanıtan silahlı kişilerce adeta kaçırılarak yasadışı bir şekilde alıkonulduğu ve bu kişilere birtakım bilgilerin edinilmesi ve/veya birtakım suçların bu kişiler tarafından üstlenilmesi amacıyla işkence yapıldığı iddia edilmektedir” denilen raporda kaçırılan kişiler şöyle tanıtıldı:

"1.       Sunay Elmas – 27 Ocak 2016: Ankara’da ikamet eden Sunay Elmas’ın 27 Ocak 2016’da çocuklarını Sincan’a bıraktıktan sonra dönüşte Ankara CEPA Alışveriş Merkezi’nin önünden saat 11.00’de siyah Volkswagen Transporter marka araç ile alıkonulduğu iddia edilmektedir.

 

2.       Ayhan Oran – 1 Kasım 2016: Ayhan Oran’ın eski bir Milli İstihbarat Teşkilatı çalışanı olduğu ifade edilmektedir. Yunanistan’da görev yaptığı sırada Haziran 2016’da Türkiye’ye çağrılmış, 17 Temmuz 2016’da açığa alınmış, 2 Ağustos 2016’da ihraç edildiği ortaya çıkmıştır. Ailesinin iddiasına göre kamera kayıtlarından 1 Kasım 2016’da saat 12.38’de Ankara’da ikamet ettiği siteden çıktığı görülmüş ve kendisinden bir daha haber alınamamıştır

3. Mustafa Özgür Gültekin – 21 Aralık 2016: Mustafa Özgür Gültekin’in eski Rekabet Kurumu çalışanı olduğu ifade edilmektedir. 21 Aralık 2016’da, saat 18.15 sıralarında Ankara Beştepe’deyken alıkonulduğu iddia edilmektedir. Ailesi toplanan kamera kayıtlarında Gültekin’in dört araç tarafından takip edildiğini gördüklerini öne sürmektedirler. Yine ailenin iddiasına göre Gültekin aracından inip bir markete girmiş, alışveriş yapıp çıktıktan sonra etrafı sarılmış ve siyah bir Volkswagen Transporter marka araca bindirilerek alıkonulmuştur

4. Durmuş Ali Çetin – 17 Mayıs 2017: Daha önce KHK ile polis memurluğundan ihraç edilmiş olan ve ihracının ardından ailesiyle birlikte Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesine yerleştiği belirtilen Durmuş Ali Çetin’in ailesi, Çetin’in 17 Mayıs 2017’den itibaren kayıp olduğuna dair başvuruda bulunmuştur. İddialara göre bir süre sonra Kahramanmaraş’taki evine döndüğü anlaşılan Durmuş Ali Çetin kendisinden yeniden haber alınamayan 5 günün sonunda, 19 Ağustos 2017’de İstanbul’da intihar etmiştir.

5. Hüseyin Kötüce – 28 Şubat 2017: Hüseyin Kötüce’nin, eski Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu çalışanı olduğu ifade edilmektedir. 28 Şubat 2017’de işyerinden çıktıktan sonra aracına binmek üzere gittiği Ankara Batıkent metro istasyonu otoparkından saat 19.00 civarında alıkonulduğu iddia edilmektedir. Ailesi tarafından, emniyet güçlerine yapılan başvuruya ve ailenin ısrarına rağmen araçta parmak izi tespiti yapılmadığı ve etraftaki kamera görüntülerinin toplanmadığı öne sürülmektedir.

6. Mesut Geçer – 26 Mart 2017: Mesut Geçer’in eski bir Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) çalışanı olduğu ifade edilmektedir. MİT’ten ihraç edildikten sonra 26 Mart 2017’de Ankara Yenimahalle ilçesi Çakırlar semtinde arabası durdurularak alıkonulduğu öne sürülmektedir.

7. Turgut Çapan – 31 Mart 2017: Turgut Çapan, KHK ile kapatılan Turgut Özal Üniversitesi çalışanıdır. Ailesinin beyanına göre, 31 Mart 2017’de Ankara Yenimahalle’nin Şentepe semtinde siyah bir Volkswagen Transporter marka araç ile alıkonulmuştur. Ailesi konu hakkında İnsan Hakları Derneğine (İHD) yazılı başvuruda bulunmuştur.

8. Önder Asan – 1 Nisan 2017: Önder Asan’ın, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında kapatılan özel bir okulda öğretmen olduğu ifade edilmektedir. Ankara Yenimahalle’nin Şentepe semtinde 1 Nisan 2017’de alıkonulduğu iddia edilmiştir. Yakınları kendi imkânlarıyla çevredeki kamera görüntülerinin bir kısmını topladıklarını ifade etmektedir. İddialara göre Asan’ın aracı lastiği kesilmiş halde alıkonulduğu yere yakın bir noktada bulunmuştur.

9. Cengiz Usta – 4 Nisan 2017: Cengiz Usta’nın daha önce öğretmen olarak çalıştığı ifade edilmektedir. İddialara göre, Usta, 4 Nisan 2017 tarihinde ortadan kaybolmuştur. Ailesi, topladıkları bilgilere göre Usta’nın kaçırıldığını ve yaptıkları başvurulara karşın bu konuda Emniyet’ten bilgi alamadıklarını iddia etmektedir. 87 gün sonra ortaya çıkan Usta’nın kaybolduğu süre zarfında neler yaşadığı bilinmemektedir.

10. Mustafa Özben – 9 Mayıs 2017: Mustafa Özben’in, Ankara Barosuna kayıtlı eski bir avukat olduğu ifade edilmektedir. Özben’in bir müddet KHK ile kapatılan Turgut Özal Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak dersler de verdiği belirtilmektedir. İddialara göre, 9 Mayıs 2017 günü öğlen saatlerinde kızını okula bırakmak üzere 10 evinden çıkan Özben evine bir daha geri dönmemiştir. Ailesi aldıkları bir telefon sonrası kaçırıldığı kanaatine ulaştıklarını ifade etmektedir.

11. Fatih Kılıç – 14 Mayıs 2017: Fatih Kılıç, KHK ile ihraç edilen eski öğretmendir. 14 Mayıs 2017 tarihinden itibaren ailesi tarafından kendisinden haber alınamamıştır. Fatih Kılıç’ın 14 Mayıs 2017 günü saat 23.00 sıralarında Ankara Şehirler Arası Otobüs Terminali’nden (AŞTİ) ailesini yolcu ettikten sonra ortadan kaybolduğu ifade edilmektedir. Ailenin iddiasına göre, ısrarlarına rağmen Emniyet AŞTİ’deki kamera kayıtlarına erişim izni vermemiştir. Ailesi konuya ilişkin olarak İnsan Hakları Derneğine (İHD) yazılı başvuruda bulunmuştur.

12. Cemil Koçak – 15 Haziran 2017: Cemil Koçak, eşinin iddiasına göre 15 Haziran günü saat 17:20’de Ankara’da arabasında 8 yaşındaki oğlunun yanındayken kaçırılmıştır. Söz konusu iddiaya göre koyu renkli bir Volkswagen Transporter marka araç Koçak’ın arabasına arkadan çarparak önce durmasını sağlamış ve daha sonra arabayı takip eden başka araçlardan inenlerle birlikte Koçak alıkonulmuştur.

13. Murat Okumuş – 16 Haziran 2017: Gülen Yapılanması ile ilişkili olduğu iddiasıyla kapatılan İzmir Şifa Üniversitesi Hastanesinde muhasebeci olarak çalıştığı belirtilen 42 yaşındaki Murat Okumuş’un, 16 Haziran saat 18.00’de kaçırıldığı iddia edilmektedir.

14. Enver Kılıç – 30 Eylül 2017: Kılıç’ın ailesinin 4 Şubat 2018 tarihli sosyal medya paylaşımlarından elde edilen bilgiye göre, Kılıç’ın ailesi o tarihten itibaren Kılıç’tan haber alamamıştır. Enver Kılıç’ın, 30 Eylül 2018’de Zabit Kişi ile birlikte Kazakistan’da alıkonulduğu iddia edilmektedir.

15. Zabit Kişi – 30 Eylül 2017: Zabit Kişi, Kocaeli’nde yer alan ve Gülen Yapılanması’na yakın olduğu öne sürülen bir dershanede söz konusu dershane kapatılıncaya kadar öğretmenlik yapmıştır. Kişi hakkında 2017 yılında FETÖ üyeliğinden soruşturma açılmıştır. 30 Eylül 2019 tarihinde Enver Kılıç ile birlikte Kazakistan’da alıkonulan Zabit Kişi, tutuklu iken sanık olarak yargılandığı ceza davası kapsamında sunduğu dilekçede uçakla Kazakistan’dan Türkiye’ye getirilene kadar kendilerini MİT personeli olarak tanıtan kişilerce yol boyunca çeşitli işkencelere maruz kaldığını, Ankara Etimesgut havaalanına getirildikten sonra 3 metrekarelik bir konteynıra yerleştirilerek 108 gün boyunca çok şiddetli işkencelere ve tehditlere tabi tutulduğunu iddia etmiştir. Kişi, bu süreçte birtakım kişilerce sorgulandığını, kendini ihbar etmesinin istendiğini öne sürmüştür.

16. Hıdır Çelik – 6 Aralık 2017: Hıdır Çelik çiftçilikle iştigal etmektedir. Diyarbakır'ın Hazro ilçesinde yaşayan ve Diyarbakır Valiliğinin 16 Kasım 2017’de bölgede PKK ile güvenlik güçleri arasında yaşanan bir çatışma sonrası “bir işbirlikçi yakalandı” açıklamasında sözü edilen Hıdır Çelik'ten 6 Aralık 2017 tarihinden bu yana bir daha haber alınamadığı iddia edilmektedir.

17. Ümit Horzum – 6 Aralık 2017: Ümit Horzum eski Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu çalışanıdır. 6 Aralık 2017 saat 18:00 sularında Ankara Acity AVM’nin yakınlarında alıkonulduğu öne sürülmektedir. Eşi Aynur Horzum, 7 Aralık 2017 günü kendisinin tanımadığı ancak eşinin arkadaşı olduğunu ifade eden bir kişinin kendisine 15 “Horzum’un kullanmakta olduğu aracın önünün kesilerek ve camları filmli siyah bir transporter’a zorla bindirilerek kaçırıldığı”nı söylediğini ve bu kişinin soru sorulmasına fırsat vermeden hızla uzaklaştığını iddia etmiştir. Horzum’un 132 gün sonra gözaltında olduğu öğrenilmiştir. Gözaltında ortaya çıktığında kaburgalarının kırık, kulak zarlarının yırtık olduğu öne sürülmektedir. Serbest kaldıktan sonra yurtdışına çıktığı iddia edilmektedir.

18- Ayten Öztürk – 13 Mart 2018: İçişleri Bakanlığı tarafından ‘Aranan Teröristler’ listesinin ‘Turuncu’ kategorisinde aranırken 13 Mart 2018 tarihinde Lübnan Havalimanı’nda gözaltına alınıp Türkiye’ye teslim edilen ve DHKP-C yöneticisi olmakla suçlanan Ayten Öztürk, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinde 2014/105 esas sayılı dosya çerçevesinde yapılan ve tutuklu olarak yargılandığı ikinci duruşmada yaptığı savunmada resmi gözaltı tarihi ve yerinin 28 Ağustos 2018 tarihinde Ankara Terörle Mücadele Şubesi’nde gerçekleşmiş gibi yansıtıldığını, resmi gözaltı tarihine kadar 5,5 ay çok çeşitli ve şiddetli işkencelerden geçirilerek sorgulandığını öne sürmektedir.

19. Orcun Şenyücel – 21 Nisan 2018: Orcun Şenyücel’in 2016 yılında KHK ile ihraç edildiği ifade edilmektedir. 21 Nisan 2018 saat 00.04'de Ankara Çankaya’da bulunan Türk Konut Büfesi önünde Volkswagen Transporter marka araca zorla bindirilerek alıkonulduğu iddia edilmektedir. Ailesi MOBESE kamera kayıtlarında Şenyücel’in yanına önce beyaz bir aracın yaklaştığı, hemen akabinde ise söz konusu araca zorla bindirilerek alıkonulduğu yönünde görüntüler olduğunu iddia etmektedir. Ailesi yardım talebi için Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurmuştur. Şenyücel’in 3 ay sonra bırakıldığı ve o süreçte işkence gördüğüne dair iddialar mevcuttur.

20. Hasan Kala – 20 Temmuz 2018: Hasan Kala, Çankırı Karatekin Üniversitesinden KHK ile ihraç edilen bir akademisyendir. 20 Temmuz saat 23:30 sularında Ankara Batıkent’te siyah Volkswagen Transporter marka bir araç ile kaçırıldığı iddia edilmektedir. Kendisi hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunulmuştur. 250 gün sonra ortaya çıktığı ve daha sonra yurtdışına çıkmış olabileceği öne sürülmektedir.

21. Fahri Mert – 12 Ağustos 2018: 44 yaşında olan Fahri Mert’in 12 Ağustos’ta İzmir’de evinden siyah Volkswagen Transporter marka araç ile alıkonulduğu iddia edilmektedir.

22. Ahmet Ertürk – 16 Kasım 2018: Özel okul öğretmeni Ahmet Ertürk, eşinin beyanına göre 16 Kasım’da 2018 tarihinde Ankara’da ortadan kaybolmuştur. Eşinin iddiasına göre, aynı gün evine polisler gelmiş ve aynı sıralarda Ertürk’ün Ankara Beypazarı’nda yaşayan annesi ve babası gözaltına alınmıştır. Ertürk’ün eşi, 8 Ocak 2019 tarihinde kocasının 4 gündür gözaltında tutulduğunun haberini aldığını belirtmiştir."

Hak İnisiyatifi, 2019 yılının Şubat ayına ilişkin olarak ise altı farklı yasadışı şekilde alıkonma vakasına ilişkin iddialar mevcut olduğunu hatırlatarak şu bilgileri verdi:

"Gökhan Türkmen: 7 Şubat’tan beri haber alınamıyor.

Yasin Ugan: 12 Şubat’tan beri haber alınamıyor.

Özgür Kaya: 12 Şubat’tan beri haber alınamıyor.

Erkan Irmak: 16 Şubat’tan beri haber alınamıyor.

Mustafa Yılmaz: 18 Şubat’tan beri haber alınamıyor.

Salim Zeybek: 20 Şubat’tan beri haber alınamıyor."

Hak İnisiyatifi raporun sonuç bölümünde ise şu değerlendirmeleri yaptı:

“2016 yılından bu yana toplamda 28 kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan kişiler tarafından yasadışı bir şekilde alıkonulduğu iddia edilmektedir. 28 kişinin 26’sının Gülen yapılanmasıyla ilişkilendirildiği anlaşılmakta ve en az 16 kadarının ise Ankara’da alıkonulduğu iddia edilmektedir. Öte yandan, 1990’lardaki Toros marka araçları hatırlatırcasına, 2016 yılı ve sonrasında gelişen yasadışı bir şekilde alıkonma vakalarına ilişkin iddialarda sıklıkla Volkswagen Transporter marka araçların kullanıldığı ifade edilmektedir.

Hak İnisiyatifi olarak, ne gibi bir suç işlediğinin iddia edildiğinden tamamen bağımsız bir şekilde herkesin temel insan haklarından tamamen yararlanmasının yadsınamaz bir gereklilik olduğunu kuvvetle vurguluyoruz. İşlediği iddia edilen suçtan bağımsız olarak herkes ancak hukuk çerçevesinde alıkonulabilir, sorgulanabilir, yargılanabilir ve cezalandırılabilir. Devletin çeşitli organlarının bazı 37 “zorlukları” aşmak için hukuki prosedürleri “atlaması” telafisi imkansız korkunç sorunlar üretir ve asla kabul edilemez.

 

Öte yandan hukuk ve insan hakları tarafından ortaya konulan sınırlar kesindir. Bunlar bir defa aşıldığında ortada başka bir sınır kalmamaktadır. Dolayısıyla, bunların aşılması yalnızca hakları ihlal edilen kişilere değil, haklarının ihlali önünde hiçbir engel kalmayan tüm topluma da büyük bir zarar vermektedir. Dolayısıyla, tüm kamuoyunun bu gibi iddiaların araştırılması ve gerçek olduğunun anlaşılması durumunda ihlallerin giderilmesi için ısrarlı bir tavır alması gerekliliği açıkça ortadadır.”