AA'nın 'Netanyahu'ya yakın gazete Hakan Fidan'ı hedef gösterdi' çevirisi yanlış mı?

Bir süre önce, Anadolu Ajansı tarafından, "Netanyahu'ya yakın gazete Hakan Fidan'ı hedef gösterdi" başlığıyla servis edilen haberin çeviri yanlışlığına kurban gittiği iddia edildi.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'ya yakın Makor Rishon Gazetesi'ne dayandırılan AA haberinde, gazetenin MİT Başkanı Hakan Fidan'ı, "Şimdi Kasım Süleymani, yerin üç arşın altında yattığına göre, onun ikizi olan Türk İstihbarat Servisi (MİT) Başkanı Hakan Fidan’ın komplolarına odaklanma zamanı geldi" sözleriyle hedef gösterdiği iddia edilirken, haberi kaleme alan gazeteciden yalanlama geldi.

Haberi kaleme alan gazeteci Pazit Ravina, hedef gösterme iddialarını reddetti ve şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye’de benim yazım nasıl tercüme edildi bilmiyorum. Tam olarak hangi sözcükler kullanıldı bilmiyorum. Benim yazımda kendisini hedef gösterme gibi bir durum söz konusu değil, öyle bir amacım da yok. Belli ki yanlış tercüme edilmiş. Bu yanlış tercüme nedeniyle asıl şimdi ben hedef gösterilmiş olmuşum. Ben Hakan Fidan’ın sonunun gelmesini ya da Kasım Süleymani gibi olmasına dair asla bir şey söylemedim ve böyle ifade etmedim. Bu haberlerin kesinlikle aslı astarı yoktur. Tabi ki gazeteci olarak bizim elimizde olan bilgileri yazdım ama ne Hakan Fidan’ı hedef gösterdim ne de böyle bir niyetim vardı. Zaten böyle bir şeyi yapmak İsrail basın yasasında yasaktır."

Independent Türkçe'nin haberine göre, İsrailli gazeteci 'hedef gösterme' iddialarını reddetti ve ekledi:

"Türk basınında neler söylendiğini bilmediğim ve okumadığım için bu konu hakkında yorum yapmak benim açımdan çok etik ve doğru değil. Benim yazdıklarım ortada ve yeminli tercümanlara tercüme ettirilebilir. Benim yazımın ana teması şudur; Kasım Süleymani’nin ilham kaynağının Hakan Fidan’ın fikirleri ve Davutoğlu’nun Yeni Osmanlı ideolojisi olduğudur. Zorlayarak altından bu manayı çıkartmışlar, ama ben öyle yazmadım. Kasım Süleymani’nin onların ideolojisinden ve çizgisinden etkilendiğini ve bu paralellikte hareket ettiğini yazdım.

İsrail’de ne devlet ne hükümet gazetecilere ne yazması gerektiğini söyleyemez.

İsrail ve Türkiye bölgedeki en güzel iki ülkedir. Biz uzun yıllar dostluğumuzu idame ettirdik. Bu dostluğun tekrar geri dönmesi için elimizden geleni yapmalıyız. Bu tür yanlışları ortadan kaldırarak kendi meslektaşlarımızla dostluk mesajları vererek ilişkilerin nasıl daha iyiye gideceğini düşünmeliyiz. Birbirimizi suçlayarak bir yere varamayız. İsrailliler Türkiye’yi çok seviyorlar. İsrail’de Türk lokantaları var. Türk dizileri izleniyor, Türk müzikleri dinleniyor. Biz Türkiye’ye aşığız. Bu tür yalan yanlış haberler iki halkı birbirinden ayıramayacaktır. Yılda neredeyse 600 bin İsrail’li Türkiye’yi ziyaret ediyor. Biz gazetecilerin görevi halkları yakınlaştırmaktır. Tabi ki siyasiler eleştirilebilir ama böyle yalan haberler de bizi durdurmayacaktır."

Haberle ilgili, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, "Bizim doğrudan İsrail'i hedef alan, İsrail'e düşmanlık içeren bir istihbarat çalışmamız yok. Aksine, onların bu tür faaliyetlerini ortaya çıkarıyoruz. Aynı şekilde birçok oyunu bozarak dengeleri değiştiriyoruz" açıklamasında bulunmuştu.

Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz