Bolton'dan Halkbank ifşası: 'Erdoğan bunu defalarca yaptı'

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski ABD Başkanı Donald Trump’tan Halkbank soruşturma sürecini sonlandırmasını talep ettiğini açıkladı.

Almanya'da yayınlanan haftalık haber dergisi Spiegel’e konuşan Bolton, Erdoğan’ın Trump’la hemen her görüşmesinde bu konuyu gündeme getirdiğini söyledi.

DW Türkçe'nin aktardığına göre, ABD eski Ulusal Güvenlik Danışmanı, Halkbank meselesinin son dönemlerde Trump’la Erdoğan’ın diyaloğunu zedelediğini öne sürdü. Bolton, Halkbank'ın da Trump’ın dava sürecini sona erdireceği konusunda eski ABD Başkanına çok güvendiğini ve bu nedenle ABD makamlarına karşı hiçbir taviz vermeye yanaşmadığını anlattı.

Geçen yıl New York Times (NYT) gazetesi de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Halkbank davası sürecine müdahale etme girişimleriyle ilgili büyük ilgi uyandıran bir haber yayımlamıştı. Haberde, Erdoğan'ın, Trump'a "meseleyi çözmesi için" yoğun baskı uyguladığı, Trump Yönetimi'nin de davaya bakan New York Güney Bölgesi Federal Başsavcısı Geoffrey S. Berman'ı engelleme girişimlerinde bulunduğu ancak Berman'ın davanın düşürülmesini kabul etmediği aktarılmıştı.

Halkbank'ın ABD'nin İran'a yaptırımlarını delmek suçlamasıyla New York'ta yargılandığı davanın 1 Mart’ta  yapılacak seri duruşmalarla karara bağlanması bekleniyor. Spiegel’in haberinde, en kötü senaryonun gerçekleşmesi halinde bankaya 20 milyar dolara kadar para cezası ya da uluslararası bankacılık sistemi SWIFT'ten çıkartılma cezası verilebileceği belirtildi.

ABD'li savcılar, Halkbank'ı İran, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) paravan şirketler üzerinden milyarlarca dolarlık bir sistem kurarak ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının delinmesine yardımcı olmakla suçlanıyor. Ekim 2019’da hazırlanan iddianamede Halkbank hakkında banka dolandırıcılığı, komplo ve kara para aklama dahil altı suçlama bulunuyor. Suçlamaları geri çeviren Halkbank ise, iddiaların ABD’nin Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı’na cevaben devreye sokulan yaptırımların bir parçası olduğunu savunuyor.