Çavuşoğlu'nun Halkbank için haftaya Washington'ı ziyaret etmesi bekleniyor

Bu yazı ile ilgili önemli bir update yazının sonundadır.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Paris'te ABD Başkanı Trump ile görüştükten sonra ABD ile Türkiye arasında Papaz Andrew Brunson'ın serbest bırakılmasından itibaren yaşanan göreceli iyileşme fırsatını değerlendirmek üzere Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nu önümüzdeki hafta Washington'a göndermesi bekleniyor.

Ziyaret henüz ne Türk makamlarınca ne de ABD makamlarınca açıklandı. Ziyaretin odağının Halkbank olması bekleniyor.

Zarrab davasına, sadece mayıs ayında yedi tane kapalı dosya girdiği, bir başka kapalı dosyanın ise Haziran ayının 27'sinde eklendiği New York Güney Bölgesi sisteminde  görülüyor. Yani halihazırda, Halkbank Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla mahkum olduktan sonra bu dava dosyasına en az sekiz tane 'kapalı' dosya girdiğini biliyoruz.

Zarrab davasını yakından izleyen uzmanlara göre Zarrab davasına eklenen 'kapalı' dosyaların sayısının bir düzine olabileceği düşünülüyor. Zira Zarrab'ın uzunca bir süreden beri Amerikan savcıları ile konuştuğunu biliyoruz.

Zarrab'a halen bir mahkumiyet mahkemesi de düzenlenmemiş olmasından yola çıkarak, Zarrab'ın halen konuşmaya devam ettiğini varsayıyoruz. Zira eğer Amerikalı yetkililerin Zarrab ile işi bitmiş olması idi yargıç Robert Berman'ın Zarrab'a cezasını açıklaması gerekiyordu.

Bu 'kapalı' dosyalardan bazılarının beklenen yeni iddianame olabileceği ciddi bir ihtimal. Durum şu ki, ABD yetkilileri genellikle yeni iddianameleri, bu iddianame ile ilgili bir şüpheli yakalandığında açıklıyor.

Zarrab davasından hatırlanacağı gibi, Zarrab hakkındaki iddianame ancak Reza Zarrab'ın 2016'nın Mart ayında Miami'ye inmesiyle öğrenilebilmişti. Bir Halkbank veya bağlantılı iddianame de, bu dosyadaki bir şüphelinin yakalanması ile mi açıklanır? Bilmiyoruz.

 


 

Erdoğan'ın, Paris dönüşü uçağındaki bazı gazetecilere, Trump ile görüşmesini anlatırken bazı ilginç cümleler kullandığı görülmüştü. Trump, Hürriyet'teki konuşma metnine göre şunları söyledi:

''Halkbank konusu ile ilgili olarak telefon görüşmemizden sonra Sayın Trump, 24 saat içinde Hazine Maliye Bakanı’na talimatı verdi ve Bakan da bizim Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Bey’i aradı. Bu konunun halliyle ilgili olarak neler yapılabileceği konusunu görüştüler. Fakat daha sonra farklı bir gelişme olunca, bunun üzerine arkadaşlar Sayın Pompeo ile görüşmeyi yaptı.''

Burada Erdoğan'dan oldukça ilginç sözler var. (Bu arada ABD'de Hazine Bakanı var, Erdoğan'ın söylediği gibi Hazine ve Maliye bakanı yok.). Erdoğan'ın New York'ta 'farklı bir gelişme olunca' sözü ile tam olarak ne anlatmak istediği anlaşılmıyor.

Reza Zarrab'ın Miami'de yakalanmasından beri, yaklaşık 2.5 yıldır New York'un Güney Bölgesi Savcılığının ABD'nin en bağımsız ve güçlü savcılığı olduğunu tekrar etmekteyiz. Bazı Amerikan dizilerinde görüldüğünün aksine (Billions gibi), ABD Adalet Bakanlığının bu savcılık üzerindeki etkileri oldukça sınırlı.

Dahası, bu savcılık Manhattan'da bulunuyor ve şu an itibariyle Trump'ın emlak imparatorluğu üzerine soruşturma yaptığı varsayılıyor zira iddianame açıklanmadan gerçekten bir soruşturma olup, olmadığı bilinemiyor.

Dahası FBI, 2018 yılının nisan aylarında bizzat Trump'ın avukatı olan Michael Cohen'in ev ve ofisine sabahın köründe baskınlar yapmış ve o zamandan beri hızlı bir şekilde Cohen'in suçunu itiraf edip, Trump aleyhinde itirafta bulunduğu bir savcılıktan bahsediyoruz.

Trump, kendi kampanyasının Rusya ile bağlantılarını soruşturan Özel Müfettiş Robert Mueller üzerinde, ABD Adalet Bakanlığı vasıtasıyla etkiye sahip ama New York Güney Bölgesi Savcılığı adeta bağımsız bir cumhuriyet.

Trump kendi avukatına yapılan baskını 'adaletsiz' bulduğunu söylemiş, Cohen'in evine yapılan baskını da 'hırsızlık' (broken into) olarak nitelendirmişti. Ona rağmen Trump Cohen ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynayan Güney Bölgesi Savcılığı'na bir şey yapamadı.

Acaba bir süredir konuşulan Halkbank davasının ikinci iddianamesi ile ilgili bir gelişme mi 'farklı bir gelişme' olarak Erdoğan tarafından uçakta aktarıldı?

Erdoğan uçakta konuşmasını sürdürüyor: ''Görüşmeyi Dışişleri Bakanımız Mevlüt Bey yaptı. Pompeo da konuyu takip etti. Washington’dan New York’a kaydırılması söz konusuydu. Ben söyleyince Trump, ‘Ben döner dönmez talimatı vereceğim; Hazine ve Maliye Bakanıma bizzat konunun takibi için talimat vereceğim. Ben bu işin bittiğini zannediyorum. Niye bu kadar uzadı?’ dedi.''

Öncelikle Pompeo'nun New York Güney Savcılığı'ndaki bir davaya müdahalesi pek mümkün görünmüyor. Zaten çarşamba günü Türk basınına düşen ABD'li yetkilinin yine 'yürütme, bağımsız yargının işlerine karışamaz' yönünde sözler söylediğini AKP bağlantılı A Haber'den öğrendik.

Çavuşoğlu'nun ABD ile ilgili açıklamaları bugün de devam etti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, " ABD Kongresi'nde Türkiye'yi hedef alan tasarıların iptali için çalışıyoruz." dedi. Bilindiği gibi Kongre'de F-35 yeni nesil savaş uçaklarının 90 gün boyunca Türkiye'ye gönderilmesi engelleniyor. Bu süre bu hafta doluyor. ABD Savunma Bakanlığı'nın Türkiye hakkında hazırlayacağız rapor bu uçakların kaderini belli edecek. Çavuşoğlu'nun yapılması beklenen Washington ziyaretinde bu konunun da konuşması bekleniyor.

ABD'nin üç PKK elebaşısı için para ödülü koymasına ilişkin de, "ABD, PKK'nın üç elebaşı için para ödülü koydu. Bunlar olumlu ancak geç ve yetersiz adımlar, sahada neticesini görmek istiyoruz" ifadelerini kullandı Çavuşoğlu.

Diğer taraftan Çavuşoğlu yine çarşamba günü, "ABD yaptırımlarını doğru bulmuyoruz, yaptırımlara karşıyız .Yaptırımların gerek İran halkı gerek ikili ticari ve ekonomik ilişkilerimiz üzerindeki muhtemel olumsuz etkisini en aza indirmek için tüm taraflarla temas halindeyiz" dedi.

Çavuşoğlu planlanan ABD ziyareti öncesi hemen bütün konularda iki başkentin anlaşamadığını gösteriyor. Burada Suriye'deki Menbiç ve özellikle Fırat'ın doğusu konularına girmedik bile.

Fırat'ın doğusuna olası operasyonla ilgili değerlendirmede bulunan ve Türk basınında geniş yer alan mülakata göre ABD'li üst düzey yetkili, "Türkiye'nin endişesini anlıyoruz ancak Türkiye de bizim endişelerimizi anlamalı" dedi.

Amerikalı Papaz Brunson evine gitti ama iki ülke arasındaki sorunların hiçbiri çözüme gider gibi durmuyor.

Bu yazının yayınlanmasından bir gün sonra, 15 Kasım günü, Zarrab davasına üç 'gizli' dosya daha eklendiği New York Güney Bölgesi Savcılığı sisteminde görülmüştür.

Zarrab davasına eklenen üç gizli dosya