Halkbank avukatları: New York davası Halkbank'ın varoluşunu tehdit eder nitelikte

Geçen hafta içinde Halkbank'ın New York'taki avukatları Reza Zarrab ve Mehmet Hakan Atilla davalarına da bakan Yargıç Richard Berman'a itiraz ederek, yargıcın Halkbank hakkında 2021'de başlayacak davadan çekilmesini talep ettiler. 

Halkbank'ı New York'daki davada temsil eden Williams & Connolly avukat şirketine bağlı avukatların verdiği 25 sayfalık dilekçede, davanın Halkbank'ın ''varoluşunu tehdit eder'' bir mahiyette olduğundan dolayı, Yargıç Berman'ın daha önce kamuoyu önünde de yaptığı açıklamaların Halkbank'ın argümanlarının tersine olduğunu söyleyerek, davadan çekilmesi gerektiğini kaydettiler. 

Ekim 2019'da yayınlanan Halkbank hakkındaki 45 sayfalık iddianamede, hisselerinin büyük çoğunluğunun Türk devletine ait olduğuna dikkat çekilerek aralarında dolandırıcılık ve kara para aklamanın da olduğu altı farklı suçlama yöneltiliyor.

Richard Berman'ın 2014 yılında Birleşmiş Milletler'in sponsorluğunda Yüksel Karkın Küçük (YKK) adlı bir avukat şirketinin organizesi ile İstanbul'da ''adalet ve hukukun üstünlüğü' başlıklı bir sempozyuma katıldığını ve o sırada gündemde olan 17-25 davalarının polis ve savcılarının yer değiştirilmesine karşı görüşler sunduğu dilekçede hatırlatılarak, bunların Halkbank'ın tersine görüşler olduğu ifade ediliyor.

Dava dilekçesinin yanında yargıçların diskalifiyesi konusunda uzman bir hukukçu olduğu ifade edilen Richard Flamm ile Princeton Üniversitesi'nde Rusya, Doğu Avrupa ve Avrasya Çalışmaları Programı direktörü Michael A. Reynolds'un da yargıç Berman'ın çekilmesi gerektiği argümanını 17 sayfalık görüşü ile savunuyor. 

Richard Berman, 2016 yılındaki Reza Zarrab'ın davası esnasında da Zarrab'ın avukatlarınca aynı nedenlerden dolayı, yani Berman'ın, Gülenci hareketin lehine olduğu ileri sürülen 17-25 davasının iddialarını savunan demeçler verdiği nedeniyle, çekilmesi talep edilmiş, aynı yargıç bu talebi 2016 yılının Eylül ayında ret etmişti. 

Şimdi de Yargıç Berman'ın yine 2014'de YKK'nin organize ettiği ve BM'nin sponsor olduğu sempozyuma katılması ve Mehmet Hakan Atilla'nın hüküm giymesi sonrasında dava ile ilgili verdiği demeçler de ileri sürülerek davadan çekilmesi talep ediliyor. 

Federal Yargıç Richard Berman ABD'de baktığı birçok ünlü dava ile tanınıyor. Dünya çapında ün kazanan baktığı davalardan en yenisi de Jason Epstein'in sex trafiği suçundan suçlu bulunmasına giden dava idi. 

Epstein daha sonra girdiği hücrede ölü bulunmuştu. 77 yaşında ve ABD'nin en seçkin ''New York Güney Bölgesinde'' federal yargıçlık yapan Berman'ın 2014'de katıldığı bir konferans dolayısı ile Gülencilik suçlamasına maruz kalması ABD'den bakıldığında kolay anlaşılır bir durum değil. 

Halkbank davası Zarrab davasının devamı niteliğinde ve yine merkezde 17-25 yolsuzluk dosyaları var. Zarrab 2017'nin son haftalarında New York'ta katıldığı duruşmalarda bazı zamanlar beyaz tahta önüne de geçerek Halkbank'ın merkezde olduğu, 2010 ila 2016 yılları arasında İran ambargolarının nasıl delindiğini şekiller de çizerek anlatmıştı. 

O davaya bakan Yargıç Berman, jurinin oybirliği ile Mehmet Hakan Atilla'nın hüküm giydiği duruşmaları yönetmişti. Bununla birlikte Atilla'ya verdiği 32 aylık hapis cezası savcılığın talep ettiği minimum cezanın dahi altında idi.

İran, o yıllarda maruz kaldığı ABD ambargolarından dolayı, sattığı petrol ve doğalgazların ücretlerini ancak gıda, ilaç ve diğer sivil ihtiyaçların karşılanması yolu ile alabilirdi. 

Bu şekilde Türkiye istese İran'ın Halkbank'da bulunan milyarca dolarına karşılık Türk üreticilerinden giysi, sebze, tarım ve ilaç başta olmak üzere birçok ihtiyacın İran'a kanuni yollardan satılmasına yol verebilir, böylece on milyonlarca vatandaşına da gelir kapısı açabilirdi. 

Ne var ki Zarrab ve Türk bürokrasisinden, politikacılarından ve Halkbank yetkililerinden bir grubun organizesi ile İran'ın ambargo altındaki paralarını altın külçeler halinde önce Halkbank'tan dışarıya, sonra da yurtdışına çıkarıp, İran'a göndermesi çarkı işletildi. 

Zarrab bu ambargoyu delme mekanizmasını itiraf etti, birçok belge ve tape sunuldu. İran ambargosu delinirken komisyonlar Türkiye ve İran'daki politikacılara, bürokratlara, bankacılara ve Zarrab'ın çetesine dağıldı. 

AKP yönetimi ve başta zamanın başbakanı Erdoğan ise olanların Gülen yapılanmasının üyeleri tarafından ve birkaç ay sonra yapılacak Mart 2014 yerel seçimlerinde AKP'yi iktidardan düşürmek için yapıldığın ileri sürdüler. 

Operasyonları yapanların Gülen ekibiyle bağlantılı olduğu yönünde güçlü emareler olduğunu eklemek gerekir. Türkiye'de hukukun üstünlüğünün ayaklar altına alınması, uzaktan ve yakından AKP'ye muhalif olanların FETÖ torbasına doldurulmasından dolayı 17-25 ekibinin ne ölçüde Gülen hareketinin eliyle ve sistemli bir şekilde bu operasyonları başlattıkları ve yürüttükleri ise ispatlanmadı. 

Her ne kadar dört bakan görevlerinden istifa etse de Erdoğan, olanların Gülenciler tarafından yapıldığını iddia ederek, kendisine yönelen bu yolsuzluk soruşturmasına 'darbe' dedi, yapan savcı ve polis şeflerinin önce yerleri değiştirildi ve sonra da tutuklandı.

Şimdinin yeni muhalefet partisi liderlerinden biri olan ve zamanın Ekonomiden sorumlu bakanı Ali Babacan, geçen hafta katıldığı bir mülakatta olanları 'minik darbe' olarak tanımladı, devlet yapısı içinde ''bir grubun'' hükümeti düşürmek için yaptığını söyledi ama o yolsuzluk dosyalarının da yeniden incelenmesi gerektiğinin de altını çizerek, iddiaların ciddiliğini yeniden doğruladı. 

Halkbank avukatları, daha önce New York'taki duruşmalarda hüküm giyen Mehmet Hakan Atilla'ya yöneltilen suçlamalar ile şimdi Halkbank'a yöneltilen suçlamaların aynı olduğunu ileri sürerken, Halkbank avukatları tarafından tutulan ve Halkbank adına görüş bildiren uzman Michael Reynolds'a göre 17-25 Aralık tutuklamaları sonrası ''Türklerin arasında hemen ilk etapta suçlamaların meşru olmadığı ve uygunsuz hedefler için yapıldığı yönünde bir inanç'' oluşmuştu. 

Ve bundan dolayı da 'ihtilaf içeren 'tutuklamaları yapan Türk yetkili mercilerin soruşturmacıların, savcıların ve yargıçların yerlerinin değiştirildiğini'' ve bunun da ''Türkler tarafından tamamen uygun'' görüldüğünü kaydetti. 

Reynolds bunları söylese de, Zarrab davasında Amerikalı savcılar, 17-25 polis dosyasındaki iddiaların kendi soruşturmaları ile örtüştüğünü söylemişlerdi. 

Yine Reynolds'a göre yargıç Berman'ın 2014 yılında İstanbul'da katıldığı konferansta 17-25 davasını yöneten savcı ve polisler lehine görüş bildirmesi, ve zamanın Gülen yapılanması bağlantılı gazetesi Today's Zaman'a da mülakat vermesinden dolayı bu davadan çekilmeli. İstanbul'daki konferansı organize eden YKK şirketi daha sonra FETÖ bağlantılı olduğu gerekçesi ile kapatıldı. Sahipleri 2013 öncesi iktidarla çok yakın çalışırken, 17-25 davaları sonrası soruşturma geçirdi.

Halkbank itirazında yine Gülen yapılanması ile bağlantılı olduğu söylenen eski komiser yardımcısı Hüseyin Korkmaz da bir başka konu. Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın ABD’de yargılandığı davada ifade veren eski Komiser Yardımcısı Hüseyin Korkmaz, ABD’deki yargılamada yaptığı tanıklıkta Halkbank yetkililerinin İran hükümetinden temsilcilerle buluştuğunu söylemiş, Rıza Sarraf ve Türk hükümetinden yetkililerin de bu toplantılara katıldığını belirtmişti.

Berman'ın yönettiği davada Hakkari'de ve İstanbul'da görev yaptığını belirten Korkmaz, 'Zarrab'ın lideri olduğu örgüt ile ilgili soruşturmanın' başında bulunduğunu, örgütün çatısı altında üç grup olduğunu belirtmişti. 

Üçüncü grubun başında, Zafer Çağlayan ve Süleyman Aslan, ikinci grubun başında ise Muammer Güler'in olduğunu belirten tanık, '1 Numara' dedikleri kişinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu iddia etmişti.

Halkbank avukatları, görülecek duruşmada Korkmaz'ı da suçlayacaklarını, yargıcın ise daha önceden bu kişiyi destekler nitelikte açıklamaları bulunduğunu da ileri sürdüler itirazlarında.

Zarrab davasında yargıç Berman, Korkmaz'ın FETÖ üyesi olduğunu ileri süren Atilla'nın avukatlarını komplo teorisi yaymakla suçlamıştı. Korkmaz bir süre Türkiye'de hapiste kalmış, darbe öncesi şubat 2016'da serbest bırakılmış ve serbest kaldığında kendisinin 17-25 davaları ile ilgisi olmadığını serbest kaldıktan sonra kameralar önünde söylemişti. 

Yargıç Berman, önümüzdeki günlerde kendisinin davadan çekilmesi yönündeki itirazı sonuca başlayacak. Eğer ret ederse Halkbank temyize gidebilir.

© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.