Halkbank’tan yandaş yöneticilere kredi kıyağı

Halk Bankası’nın, 2019 yılında aralarında Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Meltem Taylan Aydın ile bir dönem örtülü ödeneği de yöneten Maksut Serim, eski AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın da bulunduğu yönetim kurulu üyelerinin sözleşmesiz kredi kullandırma yetkisinin olduğu belirlendi.

“Kredi Politika Prosedürlerinin Hukuki Uyarlığının Gözetilmemesi” başlığıyla Sayıştay’ın denetim raporuna alınan bulguda, Banka Kredi Politikaları isimli iç düzenlemede, Banka Yönetim Kurulu’nun sözleşme düzenlenmeksizin kredi kullandırmaya yetkili bulunduğunun görüldüğü kaydedildi.

BirGün'den Nurcan Gökdemir'in haberine göre, bu yetkinin sözleşme hukuku ve bankacılık ilkelerine uymadığı ifade edilen raporda, özetle şunlar yer aldı:

“Banka Yönetim Kurulu kararıyla 9 Nisan 2019’da kabul edilen Banka Kredi Politikaları isimli iç düzenlemede özetle; kredi kullandırımı öncesi sözleşme tanziminin zorunlu olduğu, ancak yönetim kurulunun sözleşme düzenlenmeksizin kredi kullandırımına yetkili bulunduğu belirtilmektedir.

Şekil serbestisine tabi sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması tarafların hak ve yükümlülüklerinin ispatı yönünden önem taşımaktadır. İspat edilemeyen bir hakkın varlığından da söz edilemeyeceği göz önüne alındığında, borç doğuran ve ehemmiyete haiz tüm hukuki işlemlerin yazılı şekilde yapılması gerektiği sonucuna ulaşılacaktır.”

Belli bir tutar ve kredi türüne göre birçok farklı koşulları içeren kredi sözleşmelerinde mutabık kalınan konuların yazılı belge ile ispat edilmesinin zorunlu olduğu vurgulanarak, “Kredi ilişkilerinin de yazılı akit esasına dayandırılması gerekmektedir” dendi.

2019 sonu itibarıyla takip hesaplarında izlenen alacak tutarı bir yılda yüzde 86,7 oranında artarak 15.9 milyar TL’ye çıkan Halk Bankası’nın, sözleşmesiz kredi kullandırmasının olası anlaşmazlık ve yasal takip hallerinde yetkili makamlara yöneltilecek taleplerin delillendirilmesi ve ispati nedeniyle de zorunlu olduğu belirtildi.

Sayıştay, kredi sözleşmelerinin düzenlenmesinin, tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirliliği ve ispatlanabilirliği bakımından gerekli olduğunu belirterek, düzenlemenin revize edilmesini istedi.