Oca 04 2018

Pamuk: Tutuklu aydınların, gazetecilerin hatıraları kütüphane oluşturur

 

Nobel Ödüllü yazar Orhan Pamuk, son yıllarda Türkiye’nin eski günlerini arar hâle geldiğinden yakınan yazarlardan.

Her fırsatta tutuklu aydın ve gazetecilerin serbest bırakılmasını talep ediyor.

Tuhaf Dergi için kaleme aldığı son yazısında da Türkiye’de tutuklu bulunan gazeteci ve aydınların cezaevi hatıralarının tek başına kütüphane oluşturabileceğini söylüyor.

"Hapishane edebiyatını, bir dönem o kadar çok okudum ki, koğuşlardaki günlük hayatı, çok sevdiğim hapishane argosunu, kabadayılık ve bıçkınlığın kurallarını hapishaneye düşmüş bir mahkûm kadar öğrendim" diyor Pamuk.

Babasının kütüphanesinde Nâzım Hikmet’in, şair daha hapse girmeden önce 1930’larda çıkmış ilk kitapları da olduğunu söyleyen Nobel ödüllü yazar, şöyle devam ediyor:

“Bu şiirlerin öfkeli, umutlu ve mutlu bir geleceğe inanan iyimser edasından ve Rus fütüristlerinden gelen biçimsel yeniliğinden etkilendiğim kadar, şairin çektiği çileden, hapishanelerde geçen günlerinden, onunla aynı hapishanelerde yatmış Orhan Kemal, Kemal Tahir gibi gerçekçi romancıların hatıra ve mektuplarında anlattıkları hapishane hayatlarından da etkilenirdim. Hapishaneye düşmüş Türk aydınlarının, gazetecilerinin hatıraları, hapishanelerde geçen roman ve hikâyeler, tek başına bir kütüphane oluşturur.”

O yıllarda yazarlığın kendisine, kapısında sürekli polislerin beklediği, insanın sokaklarda sivil polislerce izlendiğini, telefonlarının dinlendiği, pasaport alamadığı ve sevgilisine hapishaneden dokunaklı mektuplar ve şiirler yazdığı bir hayat gibi göründüğünü anlatan Pamuk, “Kitaplardan öğrendiğim bu hayata hiç özenmez, ama onu romantik bulurdum” ifadesini kullanıyor.

Orhan Pamuk, 16 Nisan referandumunda “Hayır” oyu kullananlardan. O dönem Hürriyet gazetesine verdiği söyleşi, sansürlenmiş ve yayına verilmemişti.

 

Gerekçe ise referandumda “Hayır” oyu vereceğini açıklamasaydı.

http://t24.com.tr/haber/orhan-pamuk-hapishaneye-dusmus-aydinlarin-gazet…