'Türkiye hasta mahkumları ölümcül risk altında bırakıyor'

İnsan Hakları İzleme Örgütü bugün yaptığı açıklamada, altta yatan sağlık sorunları nedeniyle Kovid-19 karşısında ölümcül risk altında bulunan yüzlerce mahpustan bazılarına ilişkin vakaları incelediğin açıkladı. Söz konusu incelemenin Türkiye’deki yetkililerin yeni geliştirdikleri erken şartlı tahliye veya ev hapsi planlarına, ölümcül risk altında bulunan mahpusların terörle mücadele yasası kapsamındaki suçlardan hüküm giymiş olsalar dahi dahil edilmelerinin neden gerekli olduğunu açıkça gösterdiğini belirtti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü sağlık durumları nedeniyle çok büyük risk altında bulunan, dolayısıyla virüsten korumak amacıyla alınan önlemlerden yararlandırılmaya uygun görülmeleri gereken 14 mahpusun vakasını inceledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson, “Mahpusları Kovid-19’dan korumak için önlem alırken, en büyük risk altında bulunan mahpusları dikkate almamak olmaz” dedi.

Williamson “Virüsten ölme riski olanlar ve hapse zaten hiç girmemiş olması gerekenler başta olmak üzere, terör suçlamasıyla hapiste tutulan binlerce tutuklu ve hükümlünün alınan önlemlerin dışında bırakılmış olması, Türkiye hükümetinin aşırı kalabalık hapishanelerde tutulan insan sayısını azaltmak yönünde attığı olumlu adımı boşa çıkartıyor" şeklinde konuştu. 

Açıklamada şu yorumlar da yer aldı:

Silahlı Kürdistan İşçi Partisi’yle (PKK), devrimci solcu gruplarla veya Türkiye’nin bir terör örgütü olarak gördüğü ve 2016 senesindeki darbe girişimini planlamakla suçladığı Fethullah Gülen hareketi ile bağlantılı oldukları iddiasıyla hapishanelerde tutulan on binlerce mahpus var.

Türkiye, binlerce devlet memurunu, avukatı, siyasetçiyi, aktivisti ve gazeteciyi, şiddet  içeren suçlar işlediklerini, şiddet eylemlerini kışkırttıklarını veya yasadışı silahlı örgütlere lojistik destek sağladıklarını gösteren deliller bulunmamasına rağmen tutuklamış, kovuşturmuş ve mahkum etmişti.

Kanun tasarısında terörle mücadele yasası kapsamındaki suçlar için getirilen genel istisna, bu suçlardan hüküm giymiş bütün mahpusları kapsıyor ve yargılaması süren veya henüz başlamamış durumdaki tutuklulardan hiç bahsetmediği gibi, bu iki gruptan birinde olmakla birlikte, kronik sağlık sorunları nedeniyle KOVİD-19 karşısında ölümcül risk altında bulunan tutuklulara veya hükümlülere de bir ayrıcalık tanımıyor. Bu son gruptakilerin arasında, şiddet içeren suçlardan hüküm giymiş mahpuslar da bulunuyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü aşırı kalabalık cezaevi koşulları ve küresel boyuttaki Kovid-19 salgını sonrasındaki durum hakkında iki eski mahpusla, halen cezaevinde bulunan mahpusların avukatları veya aile üyeleri olan 28 kişiyle ve hapishaneler konusunda çalışan sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle görüştü.

Görüşülen kişilerden alınan bilgiler, hapishanelerde alınan önleyici ve koruyucu önlemlerin, hapishane personelinin koruyucu maske takıp takmadığı ve mahpuslara maske ve temizlik malzemesi verilip verilmediği gibi konularda tutarsızlıklar olduğunu gösteriyor.

Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT), Kovid-19 küresel salgını bağlamında, hükümetlere cezaevlerindeki aşırı kalabalığı rahatlamak amacıyla özgürlük tahdidine alternatif teşkil edebilecek uygulamalar sunmalarını ve “Kovid-19 taraması yaparak” en korunmasız durumdaki mahpusların “yoğun bakıma erişimini sağlayacak yollar” açmalarını tavsiye etti.

Birçok gazeteci, siyasetçi ve insan hakları savunucusu, halen terörle mücadele yasası kapsamındaki suçlardan, tutuklu olarak yargılanıyorlar. Bunların arasında, başta insan hakları savunucusu Osman Kavala ve gazeteci Ahmet Altan olmak üzere, 60 yaşın üzerindeki kişiler de var. Cezaevinde tutulan siyasetçiler arasında kalbiyle ilgili bir sağlık sorunu nedeniyle ilaç kullan Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak da bulunuyor.

Williamson, “Kovid-19 küresel salgını, korunmasız mahpuslar açısından, hapis cezasının, idam cezasına dönüşmesi riskini taşıyor,” dedi. Williamson, “savundukları siyasi görüşlerden ibaret sebeplerle hapse atılmış mahpusların, erken tahliye yasasından yararlanması gerekir" şeklinde konuştu.