Ara 05 2017

Yasalar hayvan haklarını yeteri kadar koruyor mu?

 

Türkiye’de duymaya alışık olduğumuz sokak hayvanlarına işkence vakalarının sonuncusu Erzincan’dan geldi. Erzincan'da bir askerin işkenceyle sokak kedisini öldürmesini izledik. Bu olayın ardından Erzincan Sulh Ceza Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nda hayvan haklarını kapsayan ilgili maddenin 'sahipsiz hayvanlar'ı da kapsaması için Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu.

Bir gün önce bir erin orduevi nizamiyesinde yakaladığı bir kediye tekme ve yumruk atarak işkence ettiği görüntüler ortaya çıktı; er gözaltına alındı ve hakkında idari işlem başlatıldı.

Erzincan Valiliği konu hakkında yaptığı basın açıklamasında, erin 2 bin 252 lira para cezasına çarptırıldığını bildirdi.

Erzincan Sulh Ceza Mahkemesi, hayvana yönelik suçları kapsayan TCK 151/2 düzenlemesinin sadece 'sahipli' hayvanların haklarını içerdiği için mevzuatın yetersiz olduğu, ve dolayısıyla sahipsiz hayvanların da hukuken korunma altına alınması talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.

Mahkeme, hayvanları korumada kısıtlama getirdiği için TCK 151/2 düzenlemesinden 'sahipli' ifadesinin çıkarılmasını talep etti.

Türkiye'de bir ilke imza atan yerel mahkeme, sahipsiz sokak hayvanlarının da yasaların koruması altına alınması talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.

Bu düzenleme yeterli mi? Türkiye’de yasalar hayvanları ne kadar koruyor? Bu soruların cevabı için BBC Türkçe'ye konuşan Empati Yaşam Hakkına Saygı Platformu Başkanı Barış Şengün, şunları söyledi:

"Bundan üç gün önce Fethiye'de bir adam sahipli ve bağlı bulunan bir hayvanı öldüresiye dövdü. Ondan önce Yozgat'ta bir baba oğul, bir tarlada eşşeği öldüresiye dövdü. Beyoğlu'nda bir kediyi ilk önce seviyormuş gibi yapıp, sonra defalarca kez yere vurup parçalayarak öldüren bir adam da var. Son olarak ise biri, bir kediyi işkenceyle öldürdü. Bunlar peş peşe geldiğinde, biz yaşam hakkı savunucularının artık ciğeri yanıyor".

Şengün’e göre hem yerel mahkemenin başvurusu hem de mevcut yasalar sahipsiz hayvanları korumakta yetersiz kalıyor.

"Ve [başvuru] onaylanırsa, sahipli sahipsiz fark etmeden tüm hayvanlar ceza yasasında bulunan mala zarar verme maddesine dahil olacak,’’ diyen Şengün sözlerine şöyle devam ediyor:

"Bu da sadece para cezası değil, hapis cezasının da tüm hayvanlar için gündeme gelmesi anlamına geliyor. Fakat Türkiye'de mala zarar verme sahipli hayvan için geçerli olduğunda bile hapis cezası olmuyor, hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanıyor."

Şengün, mevcut 5199 sayılı kanunun, belediyelere yaptırımı da içerecek şekilde, ertelemesiz hapis cezası ile ceza yasasına bağlanmasının en doğru adım olduğunu düşünüyor, zira belediyelerin eliyle uygulanan şiddette tek seferde yüzlerce hayvan öldürülüyor. Yani yerel yönetimlerin suç defteri kabarık.

Şengün, Prof. Dr. Sevil Atasoy'un söylediklerini hatırlatarak, hayvana yapılan şiddetin insana yapılacak şiddetin öncü göstergesi olduğunu ifade ediyor ve ekliyor, "Kendisini korumaktan aciz bir hayvana şiddet uygulayan kişi, yarın öbür gün uygun ortam bulduğunda çocuğa ya da kadına da bu şiddeti döndürebilir.’’