Oca 04 2018

At eti yemekten daha kötüsü: Kırmızı ette üretim düşüyor

Türkiye’de tarım bakanlığının verdiği tüm desteklere rağmen kırmızı et üretimi geçen yıl yüzde 10.4 düştü ve 1.17 milyon tondan, 1.05 bin tona geriledi. Yani 123 bin ton azaldı.

Bu düşüşün kesilen hayvan sayısında azalma olmamasına karşın yaşanması ise ABD Tarım Bakanlığı raporunda ‘Hayvanlar yeterince beslenmeden kesime gönderiliyor’ sözleriyle yorumlandı.

Gerekçe olarak da Türkiye’de hayvancılıkta kullanılan yemlerin yüzde 60-70’inin ithal olması, kurlarda son iki yılda yaşanan yükselişin maliyetleri artırması gösterildi. Üretimdeki bu düşme ve canlı talebe rağmen Türkiye’de toptan et fiyatlarına ithalat yoluyla gizli bir set çekildiği için ürünlerine zam da yapamayan üreticiler çıkmaza girdi. 

Dünya’dan Ali Ekber Yıldırım ithalat baskısıyla bunalan profesyonel ama küçük ölçekli yani hayvancılığın KOBİ’si olan üreticileri yazmış. Devletin bu yıl yapacağı kırmızı et ithalatının 300 bin tona ulaşacağını hatırlatan Yıldırım, ‘Yapılan ithalatla rekabet edemeyen yerli üretici üretimden çekiliyor. Elindeki hayvanları satan bir daha bu işi yapmak istemiyor.’ diyor.

Bunun sonucunda hayvan sayınsın düştüğünü kaydeden yazar güncel ve sansasyonel bir noktaya da işaret ediyor: ’Sadece sığır varlığı düşmüyor, at,eşek sayısı da azalıyor. Çünkü et açığını fırsat bilen uyanıklar, atları, eşekleri toplayıp kesiyor ve vatandaşa sığır eti diye yediriyor.’ 

Yıldırım Erzurum’da askeri yemekhane deposunda 4 bin 50 kilogram at eti tespit edilmesi örneğini gündeme getiren Yıldırım, buradaki sorunun bir bölümünün denetim eksikliği ve cezaların caydırıcı olmamasından kaynaklandığını vurguluyor.

Ancak ana problemin sadece at eti gibi basit bir örnekten ibaret olmadığını da kaydeden Yıldırım, Gıda Mühendisleri Odası’nın açıklamasından atıfta bulunuyor. Yazar Oda’nın ‘At eti yemekten daha kötü ne olabilir?’ başlıklı açıklamasından şu satırları paylaşıyor: 

‘Uygulanan yanlış tarım ve hayvancılık politikaları sonucunda et fiyatlarının aşırı artışı ve bu artışa yönelik toplumsal tepkiyi bastırmaktan öte anlam ifade etmeyen ithal et uygulaması sonucunda canlı hayvan varlığının günden güne azalması, hatta belki de hiç et yenmeyecek bir gelecek risk yaşanmakta ve yaşanacaktır. "

Yıldırım, şu sözlerle Gıda Mühendisleri Odası’nın açıklamalarına destek veriyor:

Özetle, bu ülkede insanlar ithal et veya at eti yemek zorunda değil. Kendi etini üretecek ve ihracat yapabilecek büyük bir potansiyel var. Fakat, uygulanan yanlış hayvancılık politikaları sonucunda; bir zamanlar Ortadoğu'nun et tedarikçisi olan Türkiye, vatandaşına, vatanı koruyan askerine at eti veya ithal et yediriyor. Bundan kurtulmanın yolu, üretimi artırmak ve gıdada etkin denetim yapmaktır.