'Altı yılda 20 bin HDP’li gözaltına alındı, 10 bini tutuklandı'

Erdoğan’ın talimatıyla İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan ile Kürt meselesinin çözümü için başlatılan çözüm süreci müzakereleri Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde iki polisin öldürülmesi gerekçe yapılarak 24 Temmuz 2015 tarihinde Kandil’e yapılan hava saldırısı ardından bitirildi. 

Kürt tarafı için bu süreç Kürtleri “Çöktürme Planı”anın devreye konulmasıydı.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) raporlarına göre, 16 Ağustos 2015-18 Mart 2016 arasında 1 milyon 642 bin kişi, kentlerdeki çatışmalı süreçten etkilendi, 310 sivil hayatını kaybetti. Yine TİHV verilerine göre, 1 Haziran 2017 tarihine kadar 10 ilde en az 43 merkezde 218 kez ilan edildi

MA’nın derlediği bilgilere göre, HDP’li 11 milletvekili ve yaklaşık 10 bin HDP’li üye, yönetici ve seçilmiş tutuklandı. HDP Hukuk Komisyonu tarafından hazırlanan verilere göre, 24 Haziran 2015 ile 1 Şubat 2017 tarihine kadar partili 15 bin 370 kişi gözaltına alınırken, bunlardan 3 bin 647’si tutuklandı.

1 Şubat 2017 ile 25 Eylül 2020 tarihine kadar ise 6 bin 951 kişinin gözaltına alındı.

Planın bir parçası olarak 2016 yılında 3 büyükşehir, 10 il, 63 ilçe ve 22 belde ile Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) toplam 95 belediyesine kayyım atandı. Kayyım atamalarının yanı sıra belediyelerde çalışan 15 bine yakın işçi ve memur, 300’e yakın da muhtar ihraç edildi.

HDP’nin 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde kazandığı 3’ü büyükşehir 48 belediyeye kayyım atandı. Son olarak 24 Eylül 2020 tarihinde gerçekleşen MGK ardından aralarında HDP eski milletvekillerinin de olduğu siyasetçilere yönelik Kobanê soruşturması kapsamında yapılan operasyonda 22 kişi tutuklandı. Halen 3 kişi gözaltında.

"Çöktürme Planı”nı meclis gündemine taşıyan HDP Örgütlemeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Alican Önlü, planının Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı tarafından oluşturulduğunu ve Genelkurmay Strateji Birimi tarafından detaylandırılıp kabul edildiğini ifade etti.

Cumhuriyet’in kuruluş yıldönümüne denk gelen planın tarihten bağımsız ele alınamayacağına işaret eden Önlü, şöyle dedi:

“Karakterini oradan alıyor. Nedir karakteri? Cumhuriyetin kuruluşu, tekçidir, inkarcıdır, asimilasyoncudur ve kimi zaman da katliamlar tarihidir. Onun için ‘Çöktürme Planı’nın evveliyatı dediğimiz bir karakterini buradan alıyor. Bu yeni bir durum değil. Cumhuriyet öncesi ve sonrasında da benzer planlar uygulandı. En çok bilinen bir Şark Islahat Planı var. Bunun yanı sıra Dersim Katliamı’nın yaşandığı dönemlerde yapılan planlar var. Milli Güvenlik Kurulu, Türkiye’nin siyasetini belirleme kurumudur. Anayasal dayanağı olmayan hiçbir hukuksal yanı olmayan ama işte ‘kırmızı kitapçık’ dedikleri, ‘gizli devlet’ dedikleri yerdir. Aslında böyle bir kuruldur. Bu sadece Çöktürme Planı değil, her 10 yılda bir darbeleri de planlayan, hazırlayan bir yerdir."

Plan hazırlanırken çözüm sürecinin devam ettiğini de anımsatan Önlü, şunları ekledi:

“Ölümün olmadığı bir süreçti. Kürt sorunu başta olmak üzere sorunların çözüleceği umudunun doğduğu bir süreçte, hiçbir yerde tek bir hendek yokken hazırlandı. Hendekleri bahane ederek, kentlerin yakıp yıkılması aslında önceden planlandı. Cizre, Sur, Nusaybin ve Varto hepsi bu planda hesaplanmış ilçelerdir. Bu bir tesadüf değildir. ‘Geri dönülmez bir şekilde yıkılması hedeflenmeli’ deniyor planda. Yani tekrar toplumsal muhalefetin, mücadele birikiminin olmaması için mutlaka yıkılmalıdır. Yine maddelerde yer alan 10-15 bin kişinin yaşamını yitireceği meselesi. O dönemde Genelkurmay Başkanlığı verilerine göre, 5 bin gerillanın olduğu ve bunu da özelikle çoğunluğunun ülke sınırları dışında olduğu bilgisi var. Bu resmi sitelerinde yer alıyor. 5 bin kendi verdiği rakam çoğunun da sınır dışında olduğu söyleniyor. O zaman bu 15 bin kimdi? Siviller katledildi derken, bunları kastediyoruz.”

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Alican Önlü, planın 6’ncı yılında tüm demokratik muhalefetin sindirilmesinin hedeflediğini söyledi. Önlü, şöyle devam etti:

“2014 yılından sonra 90 yıllık tüm yöntemleri denediler. Başarılı olmadıkları için bugün güncellediler. Tüm bu uygulamalar, tekrar kayyımlar atandı, gözaltılar ve tutuklamalar var. Bugün 10 bine yakın parti çalışanımız rehin tutulmuştur. AKP-MHP-Ergenekon-Saray ittifakı yeniden devreye girdi. Son operasyon da MGK ertesinde yapıldı. O güç yeniden devreye girdi. Demokrasi güçleriyle ortaklaşmaya müdahale etme, Kürtlerin Güney’de, Rojava’da uluslararası alandaki kazanımlarını bertaraf etme, rehin alma, işgal etme planına ilişkin daha üst boyutta bir yönelim var. Çöktürme Planı’nın tarzı, yöntemi güncellenerek, devreye sokuldu.”