HDP’li Ayhan Bilgen: Parti ile görüş ayrılığı yok

Roboski davası sürecini gerekçe göstererek HDP yönetimindeki görevlerini bırakmaya hazırlanan HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, “Parti ile bir görüş ayrılığı yok” dedi. Bilgen, parti kurullarının karar vereceğini söyledi.

HDP’li Bilgen, partisinin grup başkanlığından ve MYK üyeliğinden ayrılma kararı aldı.

Bilgen kararının gerekçesine ilişkin DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada şöyle dedi:

"Ne yargılama süreci ile ilgili alabildiğimiz bir mesafe var, ne de kamuoyu basıncı… Sonuçta üzerinden geçen yıllara rağmen bir cezasızlık tablosu var; bizim de siyaseten bunun önüne geçecek bir gücümüz yok. Bu gayet tabii bir sorumluluk, hesap vermeyi gerektiren bir durum." 

Ayhan Bilgen, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda partisinden istifa etme niyeti olmadığını belirtmiş ve "Roboski konusunda daha duyarlı başka bir adres olmadığına göre bir yere gitmiyorum, mücadeleyi bırakmıyorum. Sadece siyasette sorumlulardan hesap soramadığımızda halka hesap vermemiz gerektiğini biliyorum. Nokta!" demişti.

Bilgen’in partisinde milletvekilliği görevini sürdürmesi bekleniyor.

Roboski sürecini gerekçe göstererek parti yönetimindeki görevlerini bırakmak istemesi Bilgen’in HDP ile bu konuda bir görüş ayrılığı yaşayıp yaşamadığı sorusunu gündeme getirdi.

Bilgen, "Roboski konusunda net bir ortaklaşma var hiçbir görüş ayrılığı yok. Ama bu süreçte etkin biçimde üzerimize düşeni yapamadığımız için kişisel bir irade beyanı bu. Parti içinde bu konuda bir tartışma söz konusu değil" dedi.

Ayhan Bilgen, HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli ile Meclis'te bir araya geldi. Bilgen, görüşmenin ardından Mezopotamya Ajansı'na (MA) yaptığı açıklamada ise, görevlerinden istifa edeceği yönündeki iddialara ilişkin, “Bu yönde bir iradem vardı. Bunu eş genel başkanlara ilettim. Parti kurulları karar verecek. Yarın bir toplantı alınabilir ve eş genel başkanlar kararı açıklayabilir" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Irak sınırında bulunan Şırnak’ın Uludere (Kürtçe adıyla Roboski) ilçesine bağlı Gülyazı ve Ortasu köyünden 34 kişi, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçakları ile düzenlenen hava bombardımanında hayatını kaybetmişti. Bombardımana maruz kalan ve aralarında çocukların da bulunduğu 40 kişiden 4’ü yaralı kurtulmayı başarmıştı. Olayla ilgili olarak Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın takipsizlik kararı vermesi sonrası dava önce Anayasa Mahkemesi’ne daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmıştı. Son olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Mayıs 2018’de belgelerin iki gün geciktiği gerekçesiyle davayı reddetmişti.