Ara 14 2017

Sırrı Süreyya Önder: PKK’nin ne kadar komutanı varsa devletin ricası ile görüştüm

İstanbul'da 2013'te yapılan Newroz kutlamasında yaptıkları konuşma nedeni ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder hakkında "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması Çağlayan'da bulunan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Duruşmada savunma yapan HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, “Sizin avukatlara yaklaşımınızı yargılıyorum. Sürekli bir baskı uygulamaya çalışıyorsunuz. Ciddiyetten uzak bir özensizlik bu sürecin başından devam ediyor" dedi. 

Mezopotamya Haber Ajansı'nın haberine göre Önder, savunmasında yargının bugün içinde bulunduğu durumu da eleştirdi. Önder, "12 Eylül yargıçlarının şimdi esamesi okunmuyor. Şu anda da bir mefta ile karşı karşıyayız" ifadesini kullandı.

Önder'in bu sözleri üzerine Mahkeme Başkanı Akın Gürlek araya girdi ve "Buyurun tarihe karşı savunma yapın" dedi.

Önder, sistemin yargı bağımsızlığını sıfırladığını ifade ederek, bugün yargılanmalarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tasarrufu olduğuna işaret etti:

İçinde bulunduğum tüm siyasi faaliyetler benim için şeref madalyasıdır. Benim işim söz söylemek. İddia edilen konuşmanın, iddia makamının mantığına göre daha vahimini Meclis’te söyledim. Bu siyasi iktidarın ve Recep Tayyip Erdoğan’ın bir tasarrufudur. Erdoğan daha yargılama başlamadan savcılara talimat verdi. Şimdi görevden alınan savcı ve hakimler birer birer fezleke hazırladı. Bu ülke mahkeme salonlarında kurulmuştur ve dönüştürülmüştür. Bu ülkede yargıya az hakaret edilmedi. Sistem yargı bağımsızlığını sıfırlamıştır. Yargı talihsiz, siyaset ise talihli bir şeydir. Siyaset geçmişinden ders alır. Yargı iki sonuçludur: Ya suçlusunuz ya da suçsuzsunuzdur. Siyasette ise üç sonuçludur. Ya kazanılır ya kaybedilir. Diğer sonucu ise uzlaşıcı olmasıdır.

Sırrı Süreyya Önder
Sırrı Süreyya Önder, İmralı'ya giden Öcalan ile görüşen heyetin de içerisinde yer alıyordu.

Önder, çözüm sürecinde İmralı ve Kandil arasında 180 bin kilometre yol kat ettiklerini ifade etti. Ve ifadesinde ne kadar PKK'li komutan varsa, devletin ricasıyla görüştüğünü söyledi:

Ülkemiz son 40 yıllık çatışmalı geçen bir Kürt sorunu söz konusu. Devlet her yöntemi denedi ve sonuç alamadı. En son ortak bir karar alındı. Bu devletin iktidarı, MGK kararı ile Öcalan ve Kandil dağlarında gerilla ile görüşerek, tarihi bir sorumluluk üstlendik. 180 bin kilometre İmralı ile Kandil arasında mesafe kat ettik. Ben bu PKK’nin ne kadar komutanı varsa devletin ricası ile görüştüm. Devlet, İmralı ve Kandil arasında yapılan görüşmelerden oluşan ortak mutabakatın okunmasıdır. Hiçbir soruşturma kavuşturma yapılmayacak o gün. 7 Haziran sonrası hemen soruşturmaya dönüştürülecek. Buna inanmam beklenemez. Hep barış için mücadele ettim. Bu konuşmalar bizzat göstermiş olduğum çabalarındır. Bir gün bu ülkeye barış gelecek.