Ağu 20 2019

Temelli: Tarih barışı çağırıyor, her yerde ses çıkartın, durdurun hayatı

HDP’de Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine kayyım atanmasının ardından partinin eş genel başkanı Sezai Temelli, herkese “Her yerde ses çıkartın, durdurun hayatı” çağrısı yaptı. 

Diyarbakır’da konuşması engellenen Temelli, “Bizimkisi bir hukuk ve adalet mücadelesidir. İradenize geleceğinize sahip çıkın. Dün olduğu gibi bugün de meydanlardayız. Faşizmi yıkacağız, bu ülkeyi mutlaka özgürleştireceğiz, mutlaka kazanacağız” diye konuştu.

“Tarih barışı çağırıyor” diyen Temelli’nin konuşması sırasında, DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, DBP Eş Başkanı Mehmet Arslan, Diyarbakır Büyükşehir Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran da hazır bulundu.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da İstanbul'da yaptığı açıklamada, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na “Bugün bize yapılan yarın elbette size yapılır. Bugün bu gidişatı durduramazsak yarın bu çemberin içine herkes girer. Sessizliğinizi bozun” çağrısı yaptı.

"Kayyım zihniyetini tanımıyoruz, kayyım zihniyetini kabul etmiyoruz ve bu kayyım zihniyetine karşı demokratik her türlü tepkimizi ortaya koymaya hazırız ve bunu yapacağız" diyen Buldan, sözlerine şöyle devam etti:

“AKP iktidarı ömrünü doldurmuştur. Giderayak bu tür hırsızlıkları, yolsuzlukları yapmaya artık son vermelidir. Her bir arkadaşımızın o belediyelere gelebilmesi için binlerce insanın canını feda ettiği binlerce insanın ekmeğinden, işinden olduğu bir süreci atlattık. İnsanlar belediye başkanlarımızı seçebilmek için canlarını, mallarını verdiler her şeylerini kaybettiler. Yeter ki irademiz orada olsun ve bizi temsil etsin dediler. Ancak AKP hükümeti ve ortağı MHP, bugün kayyımları destekleyen açıklamalar yapan MHP, özellikle bu iki parti halkımızın iradesine halkımızın vermiş olduğu oylarına ve gösterdikleri iradeye bir kez daha ihanet etmişlerdir."

 

Buldan, “İstanbul seçimlerinde Türkiye’nin geleceği için birlik ve beraberlik oluşturduk" derken "Biz 23 Haziran’da eğer İstanbul’u almayı başardıysak; Diyarbakır’ı, Van’ı ve Mardin’i kayyımlardan almayı da başarabiliriz. Ancak bunun için birlikte omuz omuza yürümeye ihtiyaç var. Bugün Türkiye demokrasi sınavından geçecek. Özellikle Türkiye de muhalif olan partiler, muhalif insanlar, iktidara karşı olan herkesin, barış ve demokrasi yanlısı olan herkesin ortak hareket etmeye ihtiyaç olan günlerden geçiyoruz" görüşünü dile getirdi.

Diyarbakır'da konuşma yapan Temelli ise, "Bugün burada tecridi görüyorsunuz. Bugün burada bir baskı, zulüm rejimini görüyorsunuz” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

“Bugün burada kayyımı görüyorsunuz. AKP-MHP faşist blokunun fotoğrafını görüyorsunuz. Faşizmle uzlaşma olmaz. Faşist blokta olanlarla asla uzlaşmadık, uzlaşmayacağız. Olduğumuz her yerde direnmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim direnişimiz, meşru hakkımızdır. Meşru hakkımızı her yerde kullanmaya, direnmeye devam edeceğiz.”

Belediyelere kayyım atanarak 19 Ağustos tarihinde bir sivil darbe gerçekleştiğini söyleyen HDP Eş Genel Başkanı, “Bu sivil darbeye karşı halkın iradesi ayaktadır, sokaktadır, Diyarbakır’dadır, Türkiye’dedir. Diyarbakır bizimdir, Türkiye bizim ortak vatanımızdır. İrademize de ortak vatanımıza da kentimize de belediyemize de sahip çıkacağız. Bu kent cesaretlidir, bu kentin halkı cesaretlidir. Bu korkakları da bu kayyımı da bu rejimi de geçmişte olduğu gibi yine hep birlikte mutlaka ama mutlaka süpürüp atacağız” ifadesini kullandı.

Temelli, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Gidin bakın belediyenin halini görün, kayyımın halini görün, ablukalara bakın. Direncimizi, irademizi kırmak için akla hayale gelmeyen yöntemlerle, fezlekelerle, uyduruk gerekçelerle belediye başkanlarımız görevlerinden alındı. Bu gaspçı anlayışı kabul etmiyoruz. Kürt halkının iradesine yönelik, Kürt halkının özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesine yönelik bu saldırıyı kabul etmiyoruz. Bu saldırı sadece Kürt halkına yönelik değildir, bu saldırı İstanbul’a, İzmir’e, emekçilere, kadınlara yöneliktir. Bu saldırıyı kabul etmiyoruz. Bu darbeci zihniyet tam dört yıldır bu ülkeye zulümden, şiddetten başka bir şey vermedi. Ama inatla her gün meydanlarda olacağız her gün konuşacağız her gün hakikatin sesini onlara karşı haykırmaya devam edeceğiz. Hakikatin sesi susmayacak, HDP susmayacak. 

Dört yıldır zulüm var, dört yıldır tecrit var, OHAL var ama dört yıldır da haklı ve meşru bir direniş var. Bugün de direniyoruz, direnmeye devam edeceğiz. Diyorlar ki belediye başkanlarımızın suçu varmış. Hiçbir belediye başkanımızın suçu yok. Bugün cezaevinde olan arkadaşlarımızın da hiçbir suçu yok. Onların bir sevdaları var. Tıpkı Figen gibi Selahattin, Selma, Sebahat, Gültan gibi. İçeride de olsalar dışarıda da olsalar hep birlikte barış ve demokrasi mücadelesinde yan yanayız. Türkiye halklarıyla beraber direniyoruz. 31 Mart’ta bu otoriter rejime karşı, kayyım anlayışına karşı irademizi ortaya koyduk. 23 Haziran’da bir kez daha koyduk. Kalktılar İstanbul’a kayyum atadılar, 23 Haziran’da cevaplarını aldılar. HDP nerede varsa bu cevap vardır. 

Bugün de Diyarbakır sokaklarında, Mardin sokaklarında vardır, Van’da vardır. Tüm Türkiye’de var olacaktır. Tüm Türkiye halklarıyla beraber, Kürt halkı, emekçiler kadınlar direnecektir. Bizim bir suçumuz yok sevdamız var dedik. Türkiye’yi özgürleştirme, Orta Doğu’yu özgürleştirme, Orta Doğu’da halkların özlemini duyduğu barışı gerçekleştirme sevdamız vardır. Tarih barışı çağırıyor. Kulak verin, biz kulak verdik üzerimize düşen sorumlulukla hareket edeceğiz. Çözümsüzlükten beslenenler çözümün sesini, barışın sesini duymamaya devam ediyor. 

Bakın, Sayın Öcalan İmralı’dan bir kez daha seslendi, çözüm için barış için seslendi. Bu sese yanıt vermek yerine Türkiye halklarına şiddeti reva görenler baskıyı, zoru reva görenler hala Pençe ve Kıran harekatları peşinde. Hala Suriye’ye saldırı hesapları peşinde. Barış koridoruymuş. Barış koridoru istemiyoruz, barış istiyoruz. Türkiye halkları için de Irak halkları için de Suriye halkları için de barış, özgürlük, demokrasi istiyoruz. Ortak vatanımızda demokratik cumhuriyeti var etmek istiyoruz. Bunun için yerel iktidarlara demokrasi için iş başına geldik. Bunu hazmedemeyenler belediyelerimizi işgal ediyor. Kabul etmiyoruz susmayacağız, susturamayacaklar. 

Diyorlar ki eşbaşkanlık sistemi var. Evet var. Eşbaşkanlık sistemi toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadeledir. Evet HDP’de eşbaşkanlık sistemi var. Çünkü eşit temsiliyeti, çünkü kadın özgürlüğünü savunuyoruz. Bunu hazmedemeyenler diyorlar ki eşbaşkanlık sistemi kötüdür. Hayır, kadınlar vardır, onların özgürlük mücadelesi vardır, onların da eşit temsiliyet hakları vardır. Bunun da gereğini yerine getirmeye devam edeceğiz. 

Diyorlar ki ekonomik olarak kaynakları talan ediyormuşuz. İşte kayyımın suçları ortada. Diyarbakır’da, Van’da, Mardin’de neler yaptıkları bütün çıplaklığı ile ortada. Hırsızlıkları ortada. İstanbul’da, Adana’da, Mersin’de ne yaptıkları ortada. Hırsızlıkları ortada. Nasıl yandaş müteahhitlere bu halkın kaynaklarını peşkeş çektikleri ortada. Halıyı çalacak kadar tıynetsizlikleri ortada. O yüzden hırsıza karşı gaspa karşı mücadele edeceğiz. Halkın, toplumun hakkını savunmaya devam edeceğiz. 

Bütün Türkiye halklarını bu ceberut anlayışa karşı her yerde bu mücadeleye katılmaları için sesleniyoruz. Hakkınızı savunun. Bu faşist saldırıya karşı her yerde yan yana gelin omuz omuza verin. Biz güçlüyüz. Bu korkaklara karşı gücünüzü gösterin hakkınızı savunun. Unutmayın hepiniz birer Gandhisiniz, nasıl ki Gandhi tek başına üzerinde güneş batmayan imparatorluğun güneşini söndürdü, bizler de hep beraber bu faşist iktidar blokunu durdurabiliriz. Tencerenizle, tavanızla, ışıklarınızla ses çıkartın, gücünüzü gösterin durdurun hayatı, bunlara selam vermeyin. Gücünüz sizsiniz. Bu gücü sokağa siyasete taşıyın. Demokratik siyaset içinde, hukuktan gelen hakkınızı bu hukuk tanımazlara karşı her yerde gösterin.

Bizimkisi bir hukuk mücadelesidir, bir adalet mücadelesidir. O yüzden bu mücadele meşru bir mücadeledir. Her gün belediyelerinize gidin. Amed'de o kayyım gidene kadar belediyenize sahip çıkın. Van’da gidin, Mardin’de gidin, İstanbul’da gidin. Her yer bizim belediyelerimiz, Türkiye halklarının belediyeleridir. Gidin iradenize sahip çıkın. Geleceğinize sahip çıkın. Unutmayın biz halkız. Dün olduğu gibi bugün de meydanlardayız. Biz haklıyız biz kazanacağız. Mutlaka kazanacağız. Zulmü, kayyımı dün olduğu gibi bugün de kentimizden, sokağımızdan, mahallemizden mutlaka ama mutlaka süpürüp atacağız. Bu şiddet yanlılarını, bu bütün savaş meraklılarını süpürüp atacağız. Faşizmi yeneceğiz. Bu şiddete karşı ayakta durun ve asla vazgeçmeyin."