Polis, 'ben devletim' dedi, eşbaşkanları dövdü, kaymakam inkar etti, tepkiler yükseldi

HDP'ye yönelik güvenlik güçlerinin baskısı giderek artıyor. Polis, bu kez HDP'li belediyeyi bastı, "ben devletim' dedi ve eşbaşkanları darp etti. Olay, Ağrı'nın Diyadin Belediyesi'de yaşandı.

MA'nın haberine göre, Ağrı’nın HDP’li Diyadin Belediyesi eşbaşkanları Betül Yaşar ve Evren Demir, belediyeye girmek isteyen Mehmet Hayri Oruç isimli bir yurttaşın bina girişinde kurulan kontrol noktasında polislerce darp edilmesine karşı çıktı.

Yaşanan olaya dair HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eşsözcüsü Selahattin Aslan tarafından yapılan açıklamada, “Olayın hemen ardından yüzlerce polis coplar ile belediye binasının içine girip adeta terör estirmiş, Diyadin halkının iradesine yönelik haddini ve hududunu aşan eylemlerde bulunmuşlardır. Yaşanılan bu olayı kamuoyundan gizlemek isteyen kolluk kuvvetleri belediye binasının içinde bulunan kamera kayıtlarına da el koyarak gasp etmişlerdir” denildi.

Diyadin

Polislerce söz konusu güvenlik kamerası görüntülerine el konulmasının hemen öncesindeki yaşananlar ise, o esnada belediye binasında bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Sözcüsü ve Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir tarafından cep telefonu ile kayda alındı. Taşdemir, bu görüntüleri sosyal medya hesabından kamuoyu ile paylaştı. 

Paylaşılan görüntülerde, el konulmak istenen güvenlik kamerası görüntüleri için savcılık kararı getirilmesini isteyen Taşdemir ve polis memurları arasında yaşanan tartışma görülüyor. Bu tartışma esnasında ise, polis memurlarından birinin Taşdemir’e yönelik “Ben burada devletim” sözlerini sarf ettiği açıkça anlaşılıyor.

Haberin detayına buradan ulaşabilirsiniz

Diyadin Belediyesi’nde maruz kaldıkları polis şiddetine tepki gösteren belediye eşbaşkanları, kamera görüntülerinin yayınlanmasını istedi.

Polis saldırısını savunan kaymakamlığa sert yanıt veren HDP’li vekil Dilan Dirayet Taşdemir, Diyadin’de yeni bir provokasyonun olduğunu söyledi. 

Belediye eşbaşkanı Betül Yaşar ise, nasıl darp edildiklerini anlattı. Olayın daha ne olduğunu anlamadan organize bir şekilde yüzlerce polisin darbına uğradıklarını belirten Yaşar, kendisinin de copla darp edildiğini söyleyerek, şunları söyledi:

“Yaşanan durum kin, nefret ve öfkeden başka bir şey değildi. Ardından görüntüler savcılık onayı olmadan alınmaya çalışıldı. Bu duruma yaptığımız itiraz onlar tarafından kabul edilmedi. Biz bir kelime etmeden onlarca polis ayağa kalkıp üzerimize gelme, sert konuşma, tanımama gibi bir durum vardı. Bu durum halkın iradesini tanımayan, halkın iradelerine yapılan saldırıyı doğrulayan bir durumdur. Hukuksuzluk yapılmadı diyorlarsa belediye binasının dışını, önünü ve 22 numaralı kamera görüntülerini yayınlasınlar, bu halk hukuksuzluk var mı, yok mu görsünler. Sadece görüntüleri yayınlamaları bizim söylediklerimizi doğrulayacaktır” 

Haberin detayına buradan ulaşabilirsiniz 

Diyadin Kaymakamlığı, belediye eşbaşkanlarının darp edilmediğini iddia ederek, polislerin hukuka uygun hareket ettiğini savundu.  

Kaymakamlık tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

“02.07.2019 tarihinde Diyadin Belediyesi giriş noktasında, Belediye görevlisi olmamasına rağmen kendini Belediye Başkanının şoförü olarak tanıtan bir kişi, üst araması yaptırmamak amacıyla mukavemet göstermiş, hakaret ve küfür içerikli sözler sarf ederek polis memurumuza yumruklu saldırıda bulunmuştur. İlgili şahıs, olay sonrasında gerekli adli işlemlerin yapılması için Emniyet birimimize götürülmek istendiği sırada, olay mahallinde bulunan Belediye Başkan Yardımcısı ve yanındaki kalabalık bir grup tarafından görevli memurlarımıza mukavemet gösterilmiş, küfür ve hakaretler edilerek engellemede bulunulmuştur.

Dolayısıyla bazı basın yayın organları ve sosyal medyada yer alan; Belediye Başkan Yardımcısının polis memurlarımıza mukavemet gösterdiği esnada çıkan arbedede, darp edildiği, tekmelendiği ve yere yatırıldığı şeklindeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Olay yerine yaşanan arbededen sonra gelmesine karşın kendisinin de darp edildiğini iddia eden Belediye Başkanıyla ilgili iddialar da tamamıyla gerçek dışıdır."

Diyadin'deki olaya ilişkin gün içinde çok sayıda tepki vardı. 

HDP, polis tarafından gerçekleştirilen saldırının tüm yönleriyle araştırılması, sorumlu polis ve amirlerinin tespit edilmesi amacıyla hazırladığı Meclis araştırması önergesini Genel Kurul’a sundu. Önerge üzerine söz alan HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç, 50-60 kadar polisin Eş Başkanlar Betül Yaşar ve Evren Demir’e saldırdığına dikkat çekti.  CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker de Diyadin’deki saldırının kabul edilemez olduğunu söyledi ve devam etti:

“Daha öncesinde ‘millî irade’ diyerek iktidara gelenler, yüzde 70 alan varken yüzde 20 alana mazbata verdiler; beğendiği kişi kazanmayınca beğenmediğinin mazbatasını vermediler. ‘KHK'liler aday olabilir ama seçimi kazandığı takdirde mazbatayı vermem’ dediler; mazbatayı verdiklerinin de dün Diyadin'de ellerini kollarını bağladılar. Bu ellerini kollarını bağlayan anlayış ANAP zamanında vardı, Anavatan Partisi zamanında vardı. ‘Siz belediye başkanlarını seçerseniz biz elini kolunu bağlar iş yaptırmayız’ demişlerdi ve o anlayışı merkezî idareden bu millet gönderdi. O anlayış Türkiye siyasetinden silindi. Kendi ülkesinde kendi belediyesine sanki bir yabancı ülkeye geçermiş gibi geçirilmek bu ülkenin hak ettiği bir uygulama değil. Bu bölücü anlayışa bir an önce son verin. Meclisi de Kürt sorununun çözümü konusunda üzerine düşeni yapmaya davet ediyorum. Bu ülke daha fazla kanamasın, bu ülke evlatlarını daha çok kaybetmesin” 

Genel Kurul’da oylamaya sunulan HDP’nin önergesi reddedildi

https://www.artigercek.com/haberler/chp-li-ali-seker-den-diyadin-tepkisi-kabul-edilemez