Şub 04 2018

Uma Thurman neden bu kadar öfkeli?

Hollywood'taki kadına yönelik taciz ve tecavüz, çok sayıda oyuncunun hayatını doğrudan etkileyen bir seyir izliyor. Kimi bu sürecin mağduru, kimi gözyumanı kimi de bizzat baş sorumlusu.

Aktris Uma Thurman da bu süreçte sorumluluk ve kızgınlık hissedenlerden: hem kendine hem de faillere karşı. 

The New York Times Gazetesi'nde Thurman ile bu konuda kapsamlı bir röportaj yer aldı. 

 

uma thurman

 

İşte o röportaj:

Evet, Uma Thurman çok kızgın.

Tecavüze, cinsel tacize uğradı. Sıcak çelikle ezildi. Güvendiği insanlar tarafından manipüle edildi, ihanete uğradı.

Onun “Kill Bill”deki kanlı gelin rolünden bahsetmiyoruz. En az bir Quentin Tarantino cehennemi kadar cani, ahlaksız, intikamcı ve kadın düşmanı olan bir dünyadan bahsediyoruz.

Hollywood'dan, bir intikam meleğinin bile zorlukla saygı görebileceği, daha da az tatmin yaşayabileceği yerden bahsediyoruz.

1994 yapımı “Pulp Fiction” filminde kurnaz Mia Wallace'ı, “Kill Bill” Volume 1 (2003) ve Volume 2'de (2004) acımasız Beatrix Kiddo'yu canlandıran Thurman, Harvey Weinstein ve Quentin Tarantino'nun yaratılış efsanesindeki tanrıçaydı. The Miramax üçlemesi bağımsız sinemanın nihai seviyesiydi. Büyülenen Tarantino, – kanlı gelin fikrini bulmasını sağlayan- Thurman ile auteur-ilham perisi ilişkisini sıklıkla Alfred Hitchcock ve Ingrid Bergman efsanesi gibi tarif ediyordu.

Weinstein'ı “Pulp Fiction” zengin ve saygıdeğer yaptı. Thurman, Weinstein'ın Başkan Barack Obama'ya kendisini “evini satın alabilmesini sağlayan kişi” olarak tanıttığını söylüyor.

Geçen gecelerden birinde, bana “Harvey hakkındaki hissettiğim en karmaşık duygu, benden sonra saldırıya uğrayan tüm kadınlar hakkında ne kadar kötü hissettiğim” diyor. Manhattan'ın Doğu Yakası'ndaki zarif evinde, tütün içip, beyaz şarabını yudumlar ve ateşi boş pizza kutularıyla beslerken kederli görünüyor.

“O genç kızın, tıpkı benim gibi (Weinstein'ın) odasına yalnız başına girmesinin sebeplerinden biri benim. Quentin, kadınların güçlenmesinin sembolü olan 'Kill Bill'de, Harvey'i baş yapımcı olarak kullandı. Ve tüm bu koyunlar, size yasadışı bir şey yapan birinin asla böylesi bir pozisyona yükselemeyeceğine inanarak o mezbahaya girdi, ama bu mümkün.”

Thurman, eski ajansı olan Creative Artists Agency'nin Weinstein'ın saldırgan davranışıyla bağlantılı olduğunu vurguluyor. Ajans da kamuya açık bir özür bildirdisi yayınladı. Thurman “Hem bu saldırıya maruz kalan biriyim, hem de bunun üstünü örten sisin bir parçasıyım, dolayısıyla bu çok acayip bir bölünme” diyor.

İğneleyici bir şekilde “Pulp'ın gücü”nden bahsettiğinde, bunun Amerikan anlatısının bir parçası olarak bunun Kongre Kütüphanesi'nde yer aldığını hatırlıyorum.

"House of Cards"ın yaratıcısı Beau Willimon tarafından yazılmış olan Başkan Trump'ın Washington'ındaki çekici bir kadın hakkında bir entrikayı anlatan Broadway oyunu “The Parisian Woman”ın (Parisli Kadın) Ekim ayındaki prömiyerinde Weinstein skandalıyla ilgili soruya Thurman, çelik gibi bakışlarla karşılık vererek, bu konu hakkında öfkesi biraz dindiğinde konuşacağını söylemişti.

Bugün “Doğruyu söylemek gerekirse 'öfke' sözcüğünü kullandım ama aslında daha çok ağlayacağımdan endişeleniyordum” diyor, “Doğru olduğunu bildiğim bir hikayede çığır açabilecek biri değildim. Dolayısıyla orada gördüğün biraz zaman kazanmaya çalışan bir insandı”.

Şükran Günü'nde Thurman Hattori Hanzo'sunu (ç.n.: Kill Bill filminde de yer alan ünlü kılıç yapımcısının adı) kınından çıkarmaya başlayarak Instagram'da “öfkeli intikamın kükreyişi” (ç.n.: Kill Bill'deki Gelin karakterinin mavi araba kullanırkenki monologu) sahnesinden bir ekran görüntüsü paylaşıp herkese mutlu tatiller diledi. (“Sen hariç Harvey, ve senin lanetli komplocuların hariç. Bunun yavaşça gerçekleşmesine memnunum. Sen bir kurşunu bile hak etmiyorsun.”)

Ateşin önündeki kahverengi kadife kanepede uzun silüetiyle uzanan Thurman, Arpad Busson'dan olan 5 yaşındaki kızı arada sırada sözünü kesse de, hikayesini anlatıyor.

Yıllardır verdiği röportajlarda, Thurman, Zen bakış açısıyla konuşuyor- hatta Ethan Hawke ile acı verici ayrılıklarından bahsederken bile. (Thurman, Gary Oldman ile de kısa bir süre evli kalmıştı.) Holünde, Woodstock'taki ailesinden gelen büyük altın bir Buddha heykeli var, Columbia'da Hint-Tibet çalışmaları yapan bir profesör olan babası Robert Thurman, Uma'nın yeniden doğmuş bir tanrıça olduğunu düşünüyor.

Ama bu koruma ve altın auranın altında bir savaşçı olmayı öğrendi.

16 yaşında, film kariyerinin başlangıcında, Manhattan'daki stüdyo dairede yaşarken, bir kış gecesi kulüpte kendisinden neredeyse 20 yaş büyük bir aktörle tanıştığını anlatıyor. Thurman, aynı aktörün daha sonra “son bir içki için” Greenwich Village'deki evine gelmeye zorladığını söylüyor.

“Ben uyumlu biriydim” diyor, “Hayır demeyi denedim, ağladım, yapabileceğim her şeyi yaptım. Bana kapının kilitli olduğunu söyledi ama hiç gidip kapıyı açmayı denemedim. Eve döndüğümde, aynanın karşısına oturup ellerime baktığımı hatırlıyorum. Ellerim kan ya da morluk içinde olmadığı için kendime çok kızmıştım. Böyle bir şey hayatınızı öyle ya da böyle değiştirir. Ya daha çok ya da daha az yumuşak başlı olursunuz. Sanırım ben daha az yumuşak başlı oldum”.

Thurman, “Pulp Fiction”ın ardından Weinstein ve ilk eşi Eve'i ile tanışmış. “Bana saldırmadan önce onu oldukça iyi tanıyordum” diyor, “Benimle saatlerce konuşur, zekamı över ve dediklerimi onaylardı. Büyük ihtimalle bu nedenle uyarı sinyallerini fark edemedim. Benim için uygun olan film ve yönetmenlerin üzerinde kesin bir kontrolü vardı.”

Thurman, Paris'teki otel odasındaki bir toplantının ardından işler çığrından çıktığını anlatıyor, “Kafama dank etti” diyor. (Weinstein) Bornozunu çıkardığında senaryo üzerine tartıştıklarını söylüyor.

“Tehdit edilmiş gibi hissetmedim” diyor Thurman, “Nevi şahsına münhasır olduğunu düşündüm, tıpki acayip, eksantrik bir amca gibi”.

Weinstein'ın holde takip ettiğini söyleyen Thurman şöyle anlatıyor: “Sonra onun ardından bir odaya girdim, bir saunaya. Baştan aşağı siyah deri kıyafetimle oradaydım, botlarım, pantolonum, ceketim. Ve çok sıcaktı. 'Bu çok saçma, ne yapıyorsun' diye sordum. Ve bir anda çok sinirlendi, delirdi, zıpladı ve tükendi.”

Thurman, ilk “saldırının”, Paris'ten kısa süre sonra Weinstein'in Londra'daki Savoy Hotel'deki suitinde meydana geldiğini söylüyor: “Kafama sopa yemiş gibiydim. Beni yere itti. Kendisini üzerime itmeye çalıştı. Kendini teşhir etmeye çalıştı. Tüm o çirkin şeyleri yaptı. Ama beni gerçekten zorlayamadı. Durmadan kımıldayan bir hayvan gibi, kertenkele gibiydim. İşleri yoluna koyabilmek için elimden geleni yapıyordum. Ama onun yoluna değil, kendi yoluma.”

Thurman o sırada, Fulham'da Robert De Niro'nun uzun süredir makyözü olan ve daha sonra “Kill Bill”de Thurman ile birlikte çalışan arkadaşı Ilona Herman'da kalıyordu.

“Ertesi gün evine 26 inç genişliğinde güller geldi” diyor Thurman. “Sarı renkteydiler. Üstündeki notu kirli bir bebek bezi gibi açtım, 'Harika içgüdülerin var' diyordu.” Ardından, diyor Thurman, “Weinstein'ın yardımıcısı projeler hakkında konuşmak için yeniden aramaya başladı”.

Thurman, Weinstein ile yüzleşip meseleyi halledebileceğini düşünse de yine de Herman'ı yanına alarak Weinstein'ı kendisiyle Savoy barda buluşmaya çağırdığını söylüyor. “Asistanların aktrisleri örümcek ağına çekmek için kendi özel koreografileri vardı” diyen Thurman, baskı sonucu Weinstein ile telefonda görüştüğünü söylüyor: “(Weinstein) Ortada bir yanlış anlama olduğunu 've birlikte yapacak çok projemiz olduğunu' söyledi. Sonunda yukarı çıkmayı kabul ettiğimde Harman asansörlerin dışındaki kapıda bekledi.”

Asistanlar ortadan kaybolduğunda Weinstein'ı uyardığını söylüyor Thurman: “Eğer bana yaptığını diğer insanlara da yaparsan kariyerini, itibarını ve aileni kaybedersin. Sana söz veriyorum”. Olaya dair anısı burda sona eriyor.

Arizona'da terapide olan Weinstein da, temsilcisi aracılığıyla “Bunu söylemiş olabileceğini” doğruladı.

Alt katta bekleyen Herman ise endişeleniyordu. “Sanki sonsuza kadar sürdü” diyor, “Sonunda asansörsün kapıları açıldı ve Thurman dışarı çıktı”. Herman “Çok üzgün, dağılmış bir haldeydi” diye anlatıyor, “Gözleri deli gibiydi ve tamamiyle kontrolden çıkmıştı. Onu bir taksiye bindirdim ve evime gittik. Gerçekten titriyordu”. Herman, Thurman'ın yeniden konuşmaya başladığında Weinstein'ın kendisini tüm kariyerini sona erdirmekle tehdit ettiğini anlattığını söylüyor.

Weinstein, sözcüsü aracılığıyla Thurman'ı tehdit ettiğini inkar etti ve onun “harika bir aktris” olduğunu düşündüğünü söyledi. Thurman'ın Paris'teki saunaya kadar olan kısımlar hakkındaki açıklamalarınıysa kabul edip “çok flörtöz ve eğlenceli bir iş ilişkisi” yaşadıklarını söyledi.

Açıklamada, “Bay Weinstein, Bayan Thurman'ın Paris'teki sinyallerini yanlış yorumlayıp İngiltere'de ona yönelik bir hamle yaptığını kabul ediyor” dendi, “Ve derhal özür diledi”.

Thurman ise o sırada Miramax projelerinin tam ortasında olmasına rağmen Weinstein'ı bir düşman olarak bellediğini söylüyor. İkisini de tanıyan Hollywood'un önde gelen yapımcılarından biri iş ilişkilerinin sürdüğünü söyledi ama “Thurman, bir daha ona yüz vermedi” diye ekledi.

Thurman, denetim altındaki ortamlarda Weinstein'a katlanabildiğini ve zamanla “Weinstein tarafından tacize uğramak için fazlasıyla yaşlandığını” söylüyor.

Tarantino'nun İsrailli şarkıcı Daniella Pick ile nişanı için Eylül ayında SoHo'da bir partiye katılmıştı. Thurman'ın ifşalarına cevap olarak Weinstein, yıllar boyunca prömiyer ve partilerde beraber çektirdikleri şirin fotoğrafları yolladı.

Bu da Thurman'ın dediği gibi bizi “Quentin” meselesine getiriyor. Weinstein ve Thurman arasındaki düşmanlık, Thurman'ın Tarantino ile olan yaratıcı ortaklığını da zehirledi.

Hawke ile evli, bir kız bebeği sahibi ve oğluna hamile olan Thurman 2001'de Cannes Film Festivali'ne gitmişti. Thurman, bir yemeğin sonunda, Tarantino'nun, Weinstein'ın etrafındaki gerginliğini söylüyor, ki “Kill Bill”i çekmek üzere oldukları için bu bir sorundu. Tarantino'ya Savoy'daki olayı anlattığını hatırlattığını söyleyen Thurman, “Tarantino büyük ihtimalle bunu 'Oh! Zavallı Harvey, hiçbir zaman elde edemeyeceği kızları tavlamaya çalışıyor' gibi bir bahaneyle görmezden gelmişti” diyor. Ama Thurman'ın yeniden hatırlatması üzerine Tarantino'nun “jetonu düştüğünü ve Harvey ile yüzleştiğini” ekliyor.

 

uma thurman

 

Thurman, daha sonra, Hotel du Cap'ın selvi ağaçlarının altındaki havuzun kenarında Weinstein'ın, suçlamaları nedeniyle şaşırdığını üzüldüğünü söylediğini anlatıyor. Thurman da bunun üzerine Londra'da olanları kesin bir şekilde tekrarlamış. “Bir noktadan sonra bakışları değişti ve agresiften ziyade utanmış görünmeye başladı” diyor, ve kendisinden özür dilediğini söylüyor.

Thurman “Afallamış bir şekilde yanında uzaklaştım. Sanki 'OK, işte benim yarım yamalak özrüm' diye düşünüyordum” diyor.

Weinstein da, Cuma günü Thurman'dan özür dilediğini doğruladı. Bu onun için alışılmadık bir itiraf olmalı ki Thurman da alaycı bir şekilde “Terapi işe yarıyor olmalı” diyor.

Weinstein hakkındaki ifşalar geçtiğimiz sonbaharda ortaya çıktığından beri Thurman, onunla olan karşılaşmalarını yeniden yaşıyor.

Dokuz ay süren sadist destanın çekimlerinin bitimine 4 gün kala Thurman'dan Bill'i öldürmek için mavi arabayı sürdüğü ünlü sahnede - Şükran Günü için Instagram'a koyduğu sahne- arabayı kendisinin kullanması istenmişti.

Ekipten birinin manuelden otomatik vitese dönüştürülmüş aracın çok da iyi çalışmayabileceğini söylemesi üzerine Thurman, arabayı kullanmak istemediğini, bunun yerine bir dublör kullanmak istediğini söyledi. Yapımcılar, onun itiraz ettiğini hatırlamadıklarını söylüyor.

“Quentin karavanıma geldi ve her yönetmen gibi hayır cevabı almaktan hiç hoşlanmamıştı” diye anlatıyor Thurman, “Çok kızgındı çünkü onlara çok zaman kaybettirmiştim. Ama korkuyordum. Bana 'Sana söz veriyorum, araba gayet iyi, yol da dümdüz bir yol” dedi.” Tarantino, Thurman'ı arabayı kullanmaya ikna etti: “Bana 'Saatte 40 mille git yoksa saçın doğru şekilde uçuşmaz ve yeniden çekmek zorunda kalırız' dedi. Ama içinde bulunduğum şey bir ölüm kutusuydu. Koltuk doğru şekilde yerine oturtulmamıştı. Kumlu bir yoldu ve kesinlikle dümdüz değildi.” (Tarantino bu konuda yorum yapmayı reddetti.)

Thurman, daha sonra bana 15 yılda alabildiği görüntüleri gösteriyor. “Ben de kendi Nancy Drew gizemimi çözdüm” diyor.

Görüntüler Karmann Ghia'nın arkasında sabitlenmiş kameranın bakış açısından çekilmiş. Thurman'ın yolda kayan, bir palmiyeye çarpan arabayla boğuşmasını izlemek çok korkutucu. Ekip üyeleri onu enkazdan çıkarmak için görününceye kadar bükülmüş gövde çaresizce bekliyor. Daha sonra Tarantino yaklaşıyor ve Thurman rahatlamış bir şekilde gülümsüyor.

 

uma thurman

 

“Direksiyon karnımın hizasındaydı ve bacaklarım altımda sıkışmıştı” diyor, “Acıyı hissettiğimde şöyle düşündüm: 'Aman Tanrım, bir daha asla yürüyemeyeceğim'. Hastaneden boynumda boyunluk, dizlerimde hasar, kafamda yumurta büyüklüğünde bir şişlik ve beyin sarsıntısıyla döndüm. Arabayı görmek istedim ve çok üzgündüm. Quentin ile çok büyük bir kavga ettik, ve onu beni öldürmeye çalışmakla suçladım. O da buna çok sinirlendi, çünkü, anlaşılır bir şekilde beni öldürmek istememişti”.

Evlilikleri sona ermek üzere de olsa Hawke derhal karısının yanına gelmiş.

Hawke, bana “Quentin ile çok ciddi bir şekilde konuşarak Uma'yı hem bir yönetmen hem de bir arkadaş olarak hayal kırıklığına uğrattığını söyledim” dedi. Tarantino'ya “O harika bir aktris, dublör sürücü değil ve sen de bunu biliyorum” dediğini söyledi. Hawke, yönetmenin “kendine çok kızdığını ve af dilediğini” ekledi.

Kazadan iki hafta sonra, arabayı ve kaza görüntülerini görmeye çalıştıktan sonra Thurman, Miramax'a avukatı aracılığıyla bir mektup göndererek olayı anlattı ve dava açabileceğini söyledi.

Miramax, eğer “gelecekte oluşabilecek herhangi bir sorundan sorumlu tutmamayı taahhüt ederse” görüntüleri göstereceklerini söyledi. Thurman ise kabul etmedi.

Thurman Tarantino'nun şaşkınlığı karşısında aklını yitirdiğini söylüyor. “Yıllar boyunca kavgalıydık” diyor, “Film tanıtımlarına birlikte gitmek zorundaydık. Çok ince bir buzun üstündeydik. 2004'te New York'ta Soho House'da büyük bir kavga ettik, birbirimize bağırıp durduk çünkü görüntüleri görmeme izin vermiyordu ve bunun hepsinin kararı olduğunu söylüyordu”.

Şimdi, kazadan yıllar sonra, kadınlara yönelik şiddetle hesaplaşmadan ilham alarak Meksika'daki kendi “ölümcül şekilde insanlıktan uzaklaştırılma” hikayesini anlatıyor. Weinstein'a karşı yasal yaptırımların yeterli olmamasına öfkelenen Thurman, kendi bulduklarını polisle paylaştığını ve Tarantino'dan kaza görüntülerini koparmak için baskı yaptığını söylüyor.

“Quentin 15 yıl sonra görüntüleri bana vererek, hatasını telafi etti, değil mi?” diyor, “Boynum ve dizlerimdeki kalıcı hasarla artık bunun bir önemi yok”.

(Tarantino meraklıları, Thurman'ın kazasının etkilerini yönetmenin 2007 tarihli “Death Proof” filminde bulabilir. Weinstein'ın yapımcılığını yaptığı filmde Thurman'ın dublörü Zoë Bell oynuyor. Sarışın bir Rose McGowan da dahil olmak üzere filmdeki genç kadınlar, bir çok şekilde ölürler, buna ön cama çarpmak da dahil.)

Ateş önünde oturup sabah 3.00'e kadar konuştuğumuz ikinci gecede, Thurman yanaklarından süzülen göz yaşlarını hızlıca siliyor.

“Kazadan sonra yaratıcı bir katılımcı ve sanatçıdan kırık bir alete dönüştüm” diyor.

Thurman “Harvey beni taciz etti ama öldürmedi” diyor, “Kazada beni asıl etkileyen aslında ucuz bir sahne olması. O zamana kadar sayısız ateş halkasından geçmiştim. Gerçekten daima Quentin ile yaptığım işte büyük bir iyilik hissettim ve çoğunda, başıma gelen olaylar da kızgın bir oğlan kardeş ile çamur güreşi yapmak gibiydi”. Thurman bu durumların hiçbirinde kendisini güçsüz hissetmediğini söylüyor, ta ki kazaya kadar.

“Kişisel olarak bana kötü davranan insanların 'beni seviyor' diye adlandırmayı bırakmam 47 yılımı aldı. Uzun sürdü çünkü bence daha küçük bir kızken zalimlik ve sevginin bir şekilde bağlantılı olduğuna inandırılıyoruz ve bundan kurtulmamız gerekiyor.”

https://www.nytimes.com/2018/02/03/opinion/sunday/this-is-why-uma-thurman-is-angry.html?action=click&pgtype=Homepage&clickSource=story-heading&module=opinion-c-col-right-region&region=opinion-c-col-right-region&WT.nav=opinion-c-col-right-region