Oca 19 2018

“Hrant Dink’e yaşatılan yalnızlaştırma şimdi ülkenin tüm sathına yayıldı”

19 Ocak 2007'de uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 11 yıl önce bugün katledildi.

Suikastın üzerinden 11 yıl geçti ama ilgili şüphelilerin yargılanması ise hâlâ devam ediyor ve katilleri hâlâ ortaya çıkartılmadı.

Agos Gazetesi'nin eski ofisinin bulunduğu Şişli’deki Halaskargazi Caddesi önünde düzenlenen bugünkü anmaya, HDP Milletvekili Garo Paylan, CHP Milletvekilleri Barış Yarkadaş, Selina Doğan, Mahmut Tanal, oyuncu Nur Sürer ve Menderes Samancıların da içinde olduğu yüzlerce kişi katıldı.

Konuşmalarının yapıldığı balkonun altında “Buradayız Ahparig” yazan bir pankart da yer aldı anmada.

Bugünkü anmada Dink Ailesi’nin avukatı Fethiye Çetin, “O gün devlet buradaydı. Polisiyle, jandarmasıyla, istihbaratçısıyla devlet buradaydı. Ama Hrant Dink’in can güvenliğini sağlamak ve yaşama hakkını korumak için değil, tetikçilerin işini yaptığından emin olmak için buradaydı" diye anlatacaktı suikast gününü…

Hrant’ın Arkadaşları’ndan Bülent Aydın da, “adalet arayışının gerçek failler yargılanana kadar süreceğini” belirterek, “Hrant Dink, senin katillerinle mahkeme önünde hesaplaşıldığında bu ülkenin geleceği de aydınlanacak, bunu bilerek geçirdik bu 11 yılı” diyerek andı Dink’i ve ekledi:

“Bugün cezaevinde olmalarına rağmen hak savunucuları, ifade özgürlüğü savunucuları da burada. Ahmet Şık burada, Selahattin Demirtaş burada. Bir siyasi komplo ile somut delil olmaksızın 80 gündür tutuklu olan Hrant’ın Arkadaşları’ndan Osman Kavala da burada.”

Karin Karakaşlı, Dink’in ölüm yıl dönümüne ilişkin Agos’ta kaleme aldığı yazısında , “Yıl dönümü dediğin kutlamalarda güzel. Hafif ve umutlu. Önem verdiğin insanların, olayların kişisel çetelesi. Sana güç veren, hayatın anlamına aymışsın gibi hissettiren. Gel gör ki buralarda gayri resmi takvimler ölümün çetelesini tutar. Katliamların, cinayetlerin, tutuklamaların, sürgünlerin yıldönümlerini gösterir. Susulan ve inkâr edilenleri. 19 Ocak da tam on bir yıldır bir günün değil geçmiş olamayan bir tarihin adı” diyor.

Kamu görevlilerinden emniyete, jandarmadan istihbarata cinayette payı olmayanın olmadığını hatırlatıyor ortaya çıkan belge ve ifadelerde olduğu gibi Karakaşlı da ve OHAL Türkiye’sine gönderme yaparak ekliyor:

“Öylesine dalıp gittiğimde bazen bütün o hedef gösterme sürecinde Hrant Dink’e yaşatılan yalnızlaştırmanın şimdi ülkenin tüm sathına yayıldığını düşünüyorum. Kalabalık olduğunda bile üşüten bir yalnızlık bu. Hiçbir ateşin, kıyafetin, elin yetemeyeceği bir donma hâli...”

O kanla derdin hiç bitmedi. Yüze, söze sıçrayan kanla. Çamur at izi kalsın denilen insanın uğuldayan kanıyla.

19 Ocak tarihinin temiz kalmanın zorlaştığı eşik olduğunu söylüyor Karakaşlı. “Lanetli milat” diye tanımlıyor sonra.

O dönem “Hepimiz Hrant Dinkiz. Hepimiz Ermeniyiz” sloganları ve pankartları ile dolup taşan sokakları hatırlatıyor yazısını noktalarken Karin Karakaşlı. Ama aradan geçen yıllarda değişen Türkiye’den yakınıyor ve soruyor:

“Ne zamandır hiçbirimiz Hrant Dink değiliz? Ne zamandır her gün 19 Ocak?