Eyl 09 2018

Cihatçı örgütlerde son durum

İdlib'te Rusya destekli Suriye ordusunun İdlib'e yöneldiği askeri harekat kısmen başlamış vaziyette. 

Rus ve Suriye savaş uçakları, aralıklarla kenti bombalarken cihatçı örgütler de son sürat çatışma için hazırlık yapıyor.

BBC'den Mina Al-Lami, cihatçı örgütlerin içinde bulunduğu duruma dair kaleme aldığı haberinde, bu gruplardan Heyet Tahrir Şam'ın görüntülü propaganda yürüttüğüne işaret ediyor.

Habere göre, cihatçılar arasında da bölünmeler yaşanıyor. Ancak uzlaştıkları tek konu, Suriye hükümeti ile uzlaşmamak. İdlib'in teslim edilmesini ve teslim olmayı reddeden bu aşırıcı grupların kararının Türkiye gibi ülkelerin baskısıyla değişme ihtimali de göz ardı edilmiyor.

Şu an bölgede en güçlü cihatçı grup, daha önce El Kaide'ye bağlı olan Nusra Cephesi militanlarının kurduğu cihatçı Heyet Tahrir Şam (HTŞ).

Suriye ve Rusya, açık bir biçimde hedefin HTŞ olduğunu ilan ediyor. Bu örgütün hedefte olması diğer grupların, teslim olmakla savaşmak arasındaki kararsızlığında payı büyük ve savaşa karar verilecekse hangi örgüt buna liderlik edecek?

Barışın, cihatçı düşünceye zarar verme ihtimali konuşulurken, bir yenilginin faturasının da HTŞ'ye kesilme ihtimali hayli yüksek.

İşi çetrefilleştiren bir başka unsur da, iki örgütün HTŞ'ye destek vermemesi. 

Peki bu HTŞ kimlerden oluşuyor ve nasıl bir örgüt?

Habere göre, İdlib'in yüzde 60'ı, El Kaide'nin Suriye kolu El Nusra'dan dönüşen cihatçı Heyet Tahrir Şam (HTŞ) örgütünün kontrolünde. Lideri, eski El Nusra mensubu Ebu Muhammed Colani.

Suriye uzmanı Fransız akademisyen Fabrice Balance, HTŞ cihatçılarını "çok organize ve savaşa hazırlıklı" olarak tanımlıyor. HTŞ çoğunlukta olmak üzere İdlib'de 30 bin savaşçı olduğunu tahmin ediliyor.

Bir diğer örgüt ise Hurras al-Din. Suriye'deki yeni cihatçı gruplardan olan Hurras al-Din, HTŞ'den ayrılanlar tarafından Şubat 2018'de kurulduğundan beri El Kaide ile ilişkilendirilse de iki örgüt de bu ilişkiyi resmi olarak kabul etmiş değil.

Nusra Cephesi de 2012'de ilk ortaya çıktığında uluslararası baskıya daha az maruz kalmak adına El Kaide ile ilişkisini gizlemişti.

Hurras al-Din, kurulduğu günden beri bölgede güçlü bir varlık gösteremedi, söz verdiği güçlü saldırıları gerçekleştiremedi.

El Kaide yanlıları HTŞ karşısında Hurras al-Din'i desteklese de iki örgüt sahada birbirine girmiş değil.

Hükümet güçleriyle uzlaşmaya en fazla karşı çıkan örgütlerden olan Hurras al-Din, müzakere isteyenleri "hain" ve "mürtet" olarak adlandırıyor.

Yine sahada yer alan üçüncü grup Türkistan İslami Partisi. El Kaide ile ilişkili tecrübeli Uygur Türklerinden oluşan Türkistan İslami Partisi'nin (TİP) kökenleri, Çin'in batısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yatıyor.

TİP, Suriye'de çatışmaların ilk başladığı dönemden beri ülkenin kuzeyinde varlık gösteriyor.

İP Suriye'deki cihatçıların iç çatışmalarında taraf olmamayı tercih ediyor

Hem cihatçılar hem de muhalifler tarafından saygı gören örgüt, zaman zaman iki gruptan örgütleri de destekledi ve militanların kendi aralarındaki çatışmalarda taraf olmadı.

TİP, HTŞ ve öncülü El Nusra ile de yan yana savaştı.

Dördüncü sırada ise Ulusal Kurtuluş Cephesi bulunuyor.

Hem Suriye ordusuna hem de HTŞ'ye karşı kurulan Ulusal Kurtuluş Cephesi son dönemde İdlib'deki cihatçı grupların iç dinamiğinde önemli bir role sahip oldu.

Mayıs 2018'de kurulan örgüt Ağustos 2018'de de yeni katılımlarla büyüdü. Ahrar üş Şam, Nureddin Zengi, Feylak el Şam, Ceyş İdlib el Hür, Ceyş al Nasr, Sukur al Şam ve Ceyş el Ahrar gibi örgütlerin üye olduğu ittifakın Türkiye tarafından desteklendiğine dair yaygın bir kanı var.

Bu yüzden diğer cihatçı örgütler, kendilerine karşı savaşmak için kurulduğundan şüphelendikleri bu örgüte karşı mesafeli.

Ulusal Kurtuluş Cephesi de müzakerelere tamamen karşı olduğunu söylüyor.

HTŞ'nin kendini feshederek bu örgüte katılabileceği de söylentiler arasında.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45446859