'İdlib'de öldürülen Süleymani'nin güçleri de sahada, HTŞ tehlikeli bir oyun oynuyor'

Türkiye, İdlib'deki pozisyonunu koruma ve Suriye rejim güçlerinin kenti ele geçirmesini engelleme ısrarını sürdürürken, iki haftada 13 asker ve sivilin bu ilçede hayatını kaybetmesinin yanı sıra, sahadaki diğer aktörler de kendi oyun ve kurallarıyla Ankara'nın işini zorlaştırıyor.

Moskova'dan gelen heyetle Türk tarafının görüşmesinden İdlib konusunda somut bir uzlaşı çıkmazken, ABD'nin suikastle öldürdüğü İranlı komutan Kasım Süleymani'ye bağlı Kudüs Güçleri ordusunun da harekete geçtiği, Heyet Tahrir eş-Şam'ın da çatışmaları üç milyon insanın yaşadığı İdlib merkezine çekmeye çalışarak tehlikeli bir oyun içine girdiği belirtiliyor. 

Gazete Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, bu üç konuyu da irdelediği 11 Şubat tarihli yazısında, Türk-Rus heyetlerinin yeniden bir araya geleceklerini ancak ilk toplantıda bir yol alınamadığını yazdı.

Sarıkaya, toplantının hemen ardından İdlib'de Türkiye askeri unsurlarının hedef alınarak beş askerin öldürülmesiyle ilgili ise, "Ankara-Moskova hattındaki diplomatik gelişmeler böyle devam ederken, geçmişteki gibi sahayı etkilemesi de kaçınılmaz oldu. Bunun en acısı da dünkü toplantı biter bitmez Türk askerinin konuşlandığı Taanaz ilçesinin hemen altındaki Afis askeri üssünden konuşlanan Türk askerlerinden geldi; 5 şehit verildi" ifadelerini kullandı.

Ankara'nın son gelişme sonrası askeri harekat seçeneğini alternatifler arasında öncelikli seçenek haline getirdiğini vurgulayan Sarıkaya, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Zaten son üç gündür bölgeye ciddi miktarda sevkiyat devam ediyor; ağırlıklı olarak da dün 5 şehidin verildiği askeri üs bölgesine yoğunlaşılıyor. Saldırının tam da bu alana yapılması meydan okuma olarak değerlendiriliyor. Çünkü Ankara’daki görüşmelerde Rus tarafına, “Ya Şam güçlerini durdur ya da ben askeri operasyona başlarım…” mesajının net verilmişti… Rusya bu mesajı önemsemez tavır takınınca dün sabah itibarıyla, bölgeye sevk edilen Suriye Milli Ordusu (ÖSO) güçleri, Halep’in batısından güneye doğru inen hattaki Şam ordusu saldırısını durdurmak için saldırı başlattı.

İran milislerinin de bulunduğu bu hatta kayda değer bir diğer gelişme ise ABD’nin Irak’ta öldürdüğü Kasım Süleymani’ye ait Kudüs Güçleri’nin de harekete geçmesi. Bu yetmezmiş gibi Tahran’ın Ankara ve Şam arasında arabuluculuğa soyunması… Dolayısıyla sahada bulunan her grup kendi oyununu oynuyor. En dikkat çeken de El Kaide odaklı Hayat Tahrir eş-Şam güçlerinin oldukça tehlikeli şekilde çatışmaları İdlib kent merkezine taşıma hedefiyle güçlerini şehir içine çekmeleri. Bu da daha büyük bir sorunun yine HTŞ eliyle de hayata geçirilmesi demek… Çünkü İdlib kent merkezi ve çevresinde 3 milyona yakın insan yaşıyor. Çatışmaların kent merkezinde yoğunlaşması Türkiye’ye doğru yeni bir toplu göç hareketini tetiklediği gibi Afrin sahasının da sıkıntıya girme potansiyelini taşıyor."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz