'Moskova, Ankara ile anlaşamadıkça Suriyeli muhalifleri vuruyor'

Suriye'de yaşananları yakından izleyenler için geçen hafta beklenmedik bir gelişme yaşandı. Türkiye sınırına dokuz kilometre yakında bulunan, Türkiye yanlısı Feylak el-Şam (Şam Lejyonu) grubunun Kafr Takharim kasabasına bağlı Cebel Düvayli’deki askeri eğitim kampı vuruldu.

Gelen bilgilerden kampın neredeyse tamamının yok edildiği anlaşıldı. 2017'deki Atsana müzakerelerinde Türkiye'nin desteği ile "ılımlı" kategorisine alınan Feylak el-Şam'ın vurulması ise Rusya'nın Türkiye'ye bir mesajı olarak değerlendirildi.

Artı Gerçek'ten Hamide Rencüzoğulları, "İdlib’de çember daralıyor: Yeni cepheleri ısıtma arayışları başladı" başlıklı bir yazı kaleme alarak bu yaşananları değerlendirdi. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) üst düzey komutanlarından Fatih Hasson’ın "Feylak el-Şam, Astana görüşmelerinde etkili bir role sahipti ve Türkiye tarafından 'özel' olarak desteklenmesinin yanı sıra ÖSO’un iyi organize olmuş, yüksek hareketlilik ile karakterize edilebilen en büyük grubuydu” sözlerini hatırlatarak bu grubun TSK gözlem noktalarının güvenliğinden de sorumlu olduğunu ifade etti.

Ankara ile Moskova hattı arasında yaşanan her görüşme sonrası Suriye'de bir hava saldırısı görüldüğünü belirten Rencüzoğulları şunları yazdı;

"OSÖ’lu komutana göre de; bir Türk heyetinin Moskova'yı ziyaret etmesinden sonra bu saldırının gelmesi dikkat çekicidir. Çünkü Rusya'yı tatmin edici bir mutabakat sağlanamadı. Aslında Ankara-Moskova müzakerelerinin ardından  gelen üçüncü saldırıdır bu. Hatırlanacağı üzere eylülün sonlarında Türk ve Rus askeri heyetlerinin Ankara’daki görüşmeden bir uzlaşma çıkmamasının ardından Rusya, ateşkesin imzalanmasından sonra ilk kez Cebel Zaviye ve Gap ovasındaki militan gruplara hava operasyonu gerçekleştirdi. İki hafta sonra Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Rus mevkidaşı Sergey Şoygu ile telefonda görüştü. Bu görüşmenin ardından da, 30 militanın ölümüyle sonuçlanan Cisir el-Şuğur kırsalındaki Türkistan İslam Partisi'ne yönelik Rus hava saldırısı gerçekleşti. Geçtiğimiz hafta Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal başkanlığındaki Türk heyeti Suriye ve Libya konusunda temaslarda bulunmak üzere tekrar Rusya'ya gitti. Ve bu haftanın başında Feylak el-Şam kampı vuruldu."

Rusya'nın Türkiye ile ilgili olarak Suriye ve Libya'dan sonra Dağlık Karabağ'ı da dosyaya eklediğinin belirtildiği yazıda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Lideri Vladimir Putin arasındaki görüme sonrası Putin tarafından söylenen "terörist" sözü hatırlatıldı; 

"Kremlin'den yapılan açıklamada, 'Putin'in Erdoğan'a Dağlık Karabağ bölgesindeki savaşa 'teröristlerin' dahil edilmesinden duyduğu endişeyi aktardığı ve Ortadoğu'dan teröristlerin bölgeye gitmeyi sürdürmesini de eleştirdiği' belirtilmişti. Gerçi her ne kadar daha sonra sansürlendiyse de, Putin ilk kez Suriye’den taşınan paralı askerler için 'terörist' tanımlaması yaptı. Aynı gün Suriye İnsan Hakları Gözlemevi adlı muhalif kuruluş, Azerbaycan’a taşınan paralı askerlerle ilgili güncel raporunu yayımladı. Rapora göre Dağlık Karabağ çatışmaları için taşınan paralı asker sayısı 2.350’ye yükseldi. Bunlardan 215’ten fazlası öldürüldü ve her şeyden vaz geçip Suriye’ye dönen savaşçı sayısı da 320’yi buldu.”

Feylak el-Şam'ın vurulmasının Rusya'nın Türkiye'den M4 otoyolunun güneyindeki tüm bölgenin boşaltılmasını isteğinin yerine getirilmemesine bağlandığının belirtildiği yazıda, Rusya'nın bundan sonra "ılımlı" olarak görülen grupları da vurup daha kanlı mesajlar gönderebileceği aktarıldı.

Türkiye'nin Suriye'de giderek sıkıştığını belirten Rencüzoğulları, Libya ya da Fırat'ın doğusunun yeniden ısıtılma ihtimali olduğunu söyledi. Libya'da ateşkesin Türkiye'nin isteklerinin tam tersine geliştiği belirtilerek Katar ve Türkiye'nin bu barış anlaşmasını bozucu kimi hareketlerde bulunabileceği ifade edildi. Katar ile Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında güvenlik ve askeri işbirliği anlaşması imzalanması da buna örnek olarak gösterildi.

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz