Rusya Türkiye’ye karşı İdlib'de ne yapmak istiyor?

Rusya ve Esad güçleri son haftalarda İdlib'de hem sivil hem de ekonomik öneme sahip hedeflere saldırılar düzenliyor. Türkiye ise her saldırı sonrası saldırıların durması için Rusya'ya "saldırıların sonlandırılması" bildiriminde bulunuyor.

Uzmanlar, şartlar kötüleşirse yeni bir göç dalgası olabileceğini söylüyor. Peki, İdlib'de neler oluyor, Rusya ne yapmayı amaçlıyor?

Araştırmacı-gazeteci Levent Kemal, mevsim şartlarına dikkat çekerek, "her sene olduğu gibi takvimsel bir saldırı planlaması nedeniyle tansiyonu yükseltiyor. Biz Suriye'de her sene Nisan-Mayıs aylarında bir operasyon bekleriz" dedi.

Rusya'nın "muhalif bölgelerin ya da Türkiye kontrolündeki bölgelerin ekonomik kaynaklarını hedef aldığına" vurgu yapan Kemal, Rusya'nın "buradaki insanların yaşam standartlarını zorlaştırmayı planladığını" belirtti.

Rusya, İdlib'de terörist unsurların olduğunu gerekçe göstererek saldırılar düzenliyor.

Geçtiğimiz ay Kremlin'den yapılan bir açıklamada, "İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki krizin gerçek nedeni maalesef Türk meslektaşlarımızın ılımlı muhalif militanları teröristlerden ayırma taahhütlerini yerine getirmemeleridir" ifadelerini kullanmıştı.

Şubat 2020'de Türk askerlerinin de bulunduğu bir noktayı hedef alan Rus saldırısı sonucu 30'un üzerinde Türk askeri hayatını kaybetmişti. Ardından da taraflar arasında yapılan ek protokolle sahada ateşkes yeniden sağlanmıştı.

İdlib'deki saldırılar sonrası Türkiye ile Rusya arasındaki hem askeri hem de diplomatik seviyedeki görüşmeler hız kazandı. Perşembe günü Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Rus mevkidaşı Sergey Şoygu arasında bir telefon görüşmesi oldu. Görüşmeye dair Akar, "Karşılıklı bütün farklılıkları, mutabakat muhtırasındaki ihlalleri dile getirdik” dedi.

Bu arada Rusya Savunma Bakanlığı'na bağlı Suriye'de Çatışan Tarafları Uzlaştırma Merkezi'nden yapılan açıklamada, "Kötüleşen insani durum nedeniyle İdlib Çatışma Bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kontrolü altında bulunan Serakib ve Mizanaz ile Halep'te Bab ilçesindeki Ebu Ez-Zendeyn kontrol noktalarının yeniden faaliyete geçmesi" teklifinin iletildiği belirtildi.

Rus haber ajansı TASS'da yer alan habere göre de, bu kontrol noktalarından 25 Mart'tan itibaren mültecilerin çıkışı ve insani yardımın sağlanmasının organize edilmek istendiği açıklanmıştı.

Rusya'nın önerisinin "bölgeler arasındaki geçişkenliğin artırılması ve Türkiye'nin kontrolü altındaki bölgelerin bir form ve yönetişim normu kazanmasının engellenmesi" olduğunu söyleyen Levent Kemal, "bu bölgelerdeki yerel yönetim odaklarının yerine Ankara üzerinden ikame edeceği bir yolla, geçiş noktaları ile, rejim bölgesine geri dönüş olmasını umuyor" dedi.

DW Türkçe'nin haberine göre Kemal, bu hamlenin siyasi anlamlarının olduğuna da vurgu yaptı; "BM gözetimi dışında yapılacak olan seçimlerde meşruiyet arayışı bunların başında geliyor" ifadesini kullandı.

Rusya'nın "yeni bir normal yaratıyor" olduğunu vurgulayan araştırmacı Levent Kemal, "Türkiye'yi ekonomik hedeflerini vurduğu muhalif bölgeler üzerinden hem ekonomik ve mülteci yüküyle tehdit ederken hem de almak istediği bölgelere yönelik hamleleri için şimdiden meşru bir zemin oluşturmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Suriye'de iç savaşın patlak vermesi sonrasında Türkiye'ye yoğun bir göç dalgası başladı.

Uzmanlar, İdlib'e yönelik saldırılar nedeniyle Türkiye'nin yeni bir göç dalgasıyla daha karşı karşıya kalabileceğini söylüyor.

Levent Kemal, "Rusya, Türkiye'ye karşı Suriye'de kullandığı askeri, diplomatik ve siyasi üstünlüğünü ekonomik hedefleri de vurarak mültecileştirme politikasıyla birleştiriyor" ifadelerini kullandı.