Ağu 23 2019

Türkiye, Rusya ile Suriye rejiminin tuzağına mı düştü?

İdlib'de, Suriye rejimi Rusya'nın da desteği ile hava ve kara saldırılarını güçlendirirken, Türkiye'nin bu kentteki 12 gözetim noktası da tehdit altında. 

Sekiz ve dokuz numaralı gözetim noktalarına yönelen saldırıların ardından, Türkiye şimdi de yüz binlerce Suriyelinin sınırlarına doğru kaçışı nedeniyle diken üstünde.

Türkiye'nin Rusya ile iyi ilişkilerine rağmen, İdlib'de Suriye rejimi eliyle zor duruma sokulması, Ankara'nın Şam-Moskova hattının kurduğu İdlib tuzağına düştüğü yönünde yorumları da beraberinde getiriyor.

Geçmişte, Rusya'ya güvenerek izlenecek bir Suriye politikasının Türkiye'ye vereceği zarara dikkat çeken yorumlar da yeniden güncellik kazanıyor.

Gazete Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, "İdlib tüpündeki tehlike" başlıklı yazısında, "İlk sürümü Halep, Hama, Humus ve Doğu Guta ve kırsalından yapmıştı. O gün sürülenlere, Soçi’de imzalanan “Gerginilği Azaltma Bölgesi” mutabakatı kapsamında İdlib’e gittiklerinde herhangi bir sorunla karşılaşmayacaklarının garantisi verilmişti. Bu kapsamda otobüslerin yüzlerce seferiyle sadece Doğu Guta’dan 114 bin kişi İdlib’e nakledildi. Halep, Hama, Humus ve diğer bölgelerden de gelenlerle İdlib nüfusu 3.5 milyonu aştı" ifadelerini kullanıyor.

Durumu 'zıtların sabotajı' olarak yorumlayan Sarıkaya, "O gün de yazılıp çizildi, bunun Şam yönetiminin Rusya desteğinde bölgeyi muhaliflerden arındırma planı olduğu vurgulandı. Nasıl ki bölgedeki tüm muhalifler önce Halep’e doldurup, ardından boşaltılmasını sağladıysa, aynısının bu kez İdlib sahasında oynanacağına dikkat çekildi" şeklinde özetleyen Sarıkaya, Türkiye'nin yanılgısını ise şu satırlarla özetliyor:

"Başlangıçta gözlem noktalarının oluşması, Ankara ile Moskova ilişkileri S-400 kararı ile daha üst zemine taşınması birçok sorunun görülmesini perdeledi. Zaten sahada bulunan iki taraf da çatışmayı durdurmayı hiçbir gün arzulamadı. Türkiye’nin de terörist listesinde olan El Kaide bağlantılı güçler, ÖSO içinden de güç devşirebilmek için çatışmazlık süreçlerini sabote etti. Şam güçlerinin de kuzeye doğru ilerlemesi için de fırsat yarattı. Sonunda Rusya’nın hava desteği ile ağırlığını Şam güçlerinin oluşturduğu, için de Rusya orijinli silahlı grupların da bulunduğu güçlerin yoğun saldırısı başladı. Şam da boş durmayıp Türkiye’nin gözlem noktalarını kuzeye taşıması için önce konvoyuna saldırdı, dün de yaptığı gibi taciz ateşlerine başladı. ...aslında bu bile Ankara ile Moskova arasındaki görüş ayrılığını göstermeye yeterli. Çünkü Ankara sınır güvenliğini sağlamak, terör akınını durdurmak için İdlib’i tampon bölge yapmaya çalışırken, Şam yönetimine geçmesi için desteğini açıktan gösteriyor. Dolayısıyla iki ülkenin beklentileri birbiriyle örtüşmüyor."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz