WSJ: Radikal örgütler, İdlib'de silahsız bölge planını tehlikeye atıyor

Wall Street Journal gazetesinde Raja Abdulrahim imzasıyla yayımlanan yazıda İdlib’deki radikal örgütlerin Rusya ile Türkiye’nin vardığı mutabakatı eleştirdikleri aktarılarak, bu örgütlerin anlaşmaya uymaması halinde silahsızlandırılmış bir tampon bölge oluşturma planının tehlikeye düşebileceği vurgulandı.

Güçlü bir militan grup Türkiye ile Rusya’nın İdlib’de milyonlarca sivili korumak üzere bir tampon bölge oluşturma planına uymayacağını savunuyor.

Suriye-Türkiye sınırındaki Atme köyü yerinden edilmiş Suriyelilerin kaldığı bir kampa ev sahipliği yapıyor.

Suriye’de muhalefetin elinde tuttuğu son kalede silahtan arındırılmış bir bölge oluşturmayı, böylece rejimin saldırısını önlemeyi amaçlayan anlaşma o bölgedeki terörist grupların anlaşmaya uymaya niyetli olmadıklarını göstermeleriyle büyük bir riskle karşılaştı.

Suriye’nin İdlib vilayetindeki en güçlü silahlı gruplardan olan Heyet Tahrir el-Şam bu hafta hükümetin saldırısını önlemek üzere Rusya ile Türkiye arasında varılan anlaşmayı eleştirdi. Silahtan arındırılmış bölge anlaşmasına göre cephe hatları boyunca 15-20 kilometre genişliğindeki bir koridor Ekim ortasına dek ağır silahlardan temizlenecek ve resmen terörist olarak belirlenmiş örgütler buradan uzaklaştırılacak.

Denetim bölgesi

  • Kürtler
  • Suriye rejim güçleri
  • Muhalefet

Önerilen silahtan arındırılmış bölge

  • Türkiye
  • Hatay
  • Halep
  • İdlib
  • Latakya
  • Detay
  • Suriye
  • 10 mil
  • Hama
  • 10 km

El-Kaide bağlantılı Nusra Cephesinden evrilen Heyet Tahrir el-Şam planı Başkan Beşar el-Esad’ın rejimine karşı muhalefeti zayıflatmaya yönelik bir tezgah olarak görüyor. Silahları bırakmalarının İslam’a aykırı olacağını da iddia ettiler.

HTŞ olarak bilinen grubun medya biriminin yayınladığı bir açıklamada “Planın maddelerinin birçoğu doğrudan Şam’daki katil rejimin çıkarlarına hizmet ediyor” denildi. “Ayrıca devrimin ilkelerini inkar eden ve silahsızlandırma planıyla devrimi ve cihatçıları zayıflatma çağrısı yapan maddeler içeriyor.”

Silahsızlandırmanın gerçekleşmesi için bölgede devriye faaliyeti yürütecek Türkiye ve Rusya çatışmada karşıt taraflarda yer alıyor. ABD ile birlikte HTŞ’yi terörist bir grup olarak niteleyen Türkiye bazı ana akım silahlı isyancı grupları destekliyor ve Esad’ın devrilmesini istiyor. Rusya ise Esad’ı destekliyor ve 2015’ten bu yana rejimin ayakta kalmasına destek veriyor.

Çoğunluğu sivil üç milyon kişinin yaşadığı tahmin edilen İdlib’de Rusya, Türkiye ve ABD tarafından terörist olarak nitelenen grupların binlerce savaşçısı bulunuyor. Ayrıca Türkiye tarafından desteklenen Esad karşıtı daha ılımlı on binlerce savaşçının da üssü de burası.

Pazartesi günkü anlaşmayla birlikte, aralarından bazılarının mülakatlarda söylediğine göre isyancı güçlerin komutanları HTŞ’yi ve onun radikal bileşenlerini anlaşmaya uymaya ikna etmek telaşına girdiler.

Suriye ordusunun eski subaylarından, halen Türkiye destekli bir kaç isyancı fraksiyonu birleştiren bir koalisyonun komutanı olan Albay Fateh Hassoun “farklı gruplardan savaşçıları silahlarını bırakmamaları için kışkırtmaya çalışıyorlar” dedi. “Bu anlaşmayla askeri kapasitelerinin bir kısmını kaybedeceklerini ve bir sonraki aşamada hedef haline geleceklerini düşünüyorlar.”

Türkiye aylardır HTŞ’yi ve müttefiklerini örgütlerini feshetmeye çağırdı, yoksa Türkiye destekli isyancıların saldırısıyla yok edileceklerini söyledi. İsyancı güçlerin komutanları böylesi bir mücadelede yer almaya hazırlanmalarının kendilerinden istendiğini daha önceden söylemişti.

Ancak HTŞ kendisini feshetme çağrılarına direndi. Sadece silahlı bir gruptan ibaret olmaması meseleyi daha da karmaşıklaştırıyor. İdlib’in bazı bölgelerinin yönetimi elinde ve yakınlarda kendi katı İslam anlayışını sivil halka dayatma çabasıyla yeni yasa ve fermanlar yayınladı.

İdlib’de riskler yüksek. BM ve diğer uluslararası örgütler yerinden edilmiş insanların kaçacağı hiç bir yer olmayacağından topyekun bir saldırının insani bir felakete yol açacağı uyarısını yaptılar. Türkiye ve Ürdün dahil komşular zaten milyonlarca Suriyeli mülteciyi barındırıyor ve artık girişleri sıkı denetim altına aldılar.

HTŞ ve onun selefi Nusra Cephesi’nin daha ılımlı isyancılarla ilişkileri yıllardır hep sorunlu oldu. Bazen bu diğer isyancı gruplarla Esad rejimine karşı ittifaka girdiler, bazen de muhalefetin kazanımlarına köstek oldular. Eylemleri yüzünden Esad karşıtı yabancı destekçiler, askeri ve lojistik yardımın radikaller tarafından çalınacağı korkusuyla daha ılımlı gruplara destek vermekte tereddüt ettiler.

Suriye rejimi HTŞ’nin varlığını ateşkes anlaşmaları sırasında dahi hava saldırıları ve karadan saldırılar düzenlemek için bahane olarak kullandı.

https://www.wsj.com/articles/terror-group-puts-plan-for-syrian-demilitarized-zone-at-risk-1537464859
Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.